|
Tasarım'ın Özverili
Direnişi
TASARIM dergisi 150. sayısını kutluyor.
''Kutluyor'' diyorum, çünkü bunun ne anlama geldiğini görebilmek; Türkiye'de
mimarlık alanında yayın yapmanın ne demek olduğunu kavrayabilmek için,
''ülkedeki mimarlığın'' genel durumuna bakmak yetiyor...
Kentlerimizi ve çevremizi biçimleyen
imar ve yapılaşma kararlarının ''öncelikleri'' arasında mimari giderek daha az
önemseniyor...
Planlama bir yana, kentsel tasarım ve
koruma planlamasında bile mimarı ve mimarlığı etken değil edilgen kılmaya
yönelik eğitim politikası, aynı politikayı içeren yasalarla ve buna bağlı
kurumsallaşmalarla birlikte giderek kökleşiyor...
O kadar ki ''TMMOB Yönetim Kurulu''
bile bu aymazlığı paylaşıyor; mimarlığı ''kent'' ten ve ''çevre'' den
uzaklaştıran anlayışlara teslim olabiliyor...
Aslında mimarlara değil, topluma ait
olan ve çağlar boyu da toplumların yaratıp yaşattıkları ''mimarlık kültürü'' ,
yerini hızla rant ekonomisinin ''yapı pazarı kültürü'' ne terk ediyor...
Böylesi bir süreçte mimar ve mimarlık
ise ya kendi varlık nedenini bile yadsıyan yapılı çevre oluşumlarına hizmetin
adeta ''karabasan'' ını yaşamakta; ya da her şeye rağmen mesleki sorumluluklar
ile sanatsal özünü koruyabilmek için bir tür ''direniş'' içinde kendini
savunmakta...
İşte bu ikilemde, mimarlığı yaşatmak,
sürdürmek ve tüm karşı güçlere rağmen varlığı ile misyonunu ayakta tutmak için
''direnen'' mimarlar ne kadar kutsal bir görev yapıyorlarsa, aynı görevi
''yayın'' alanında da yerine getirmeye çalışanlar o kadar kutsal bir görevin
neferleri gibiler...
Tarihin tanıklığını üstlenmek
Üstelik bu görev, sadece mimarlık adına da değil ''uygarlık'' adına yapılıyor;
çünkü uygarlık tarihinin hiçbir dönemi mimarlık dışlanarak yaşanmadı...
Bu nedenle diğer tüm mimarlık
yayınlarımız gibi TASARIM dergimiz de sadece aynı direnişin simgesi değil.
Geleceğin tarihçileri, içinden geçtiğimiz şu uygarlık yoksunu dönemde mimarlık
kültürünün yaşatılması için gösterilen çabaları merak ettiklerinde bu
dergilerimize ve TASARIM'a dört elle sarılacaklar...
Kentlerimizi kaplayan ''tekdüze'' ya da
''sipariş'' ve ''taklit'' mimari yığılmaların arasında ''direniş odakları'' gibi
duran ''mimarca'' tasarlanmış yapılara ve yaratıcılarına duyacakları hayranlığı,
aynı cephede yayınla yerlerini alan dergilerimize de gösterecekler...
Özverinin serüveni
TASARIM, bu tarihsel direnişin sadece ulusal birikimlerine değil, dünyadaki
örneklerine de yer veren kesintisiz yayınıyla, bir bakıma evrensel değer taşıyan
mimari duyarlılığın da simgesi oldu...
Aynı duyarlılık, aynı kararlılık ve
aynı heyecan içinde 150. sayıya ulaşmak ise sürdürdüğü direnişinde, mimarlığa ne
denli bağlı olduğunun ve bu sanatla ne denli önemseyerek bütünleştiğinin özveri
yüklü kanıtı...
''Özveri'' diyorum, çünkü geçen 150
sayının ''yayın serüvenine'' baktığımda, kimi zaman sözcüğün tam anlamıyla
''inadına mimarlık'' ve ''inadına yayın'' bilinci içinde nice zorluklar aşılarak
bugünlere gelindiğini de bilenler arasındayım...
Bu nedenle TASARIM'a daha nice 150
sayılar dilemek yetmiyor.
Böyle bir aşamada asıl söylenmesi ve
''söz verilmesi'' gereken, bundan sonraki ''direnişinde'' onu daha çok
desteklemek; daha çok birlikte olmak ve ülkemizin yeniden mimarlıkla buluşacağı
günlere doğru güçleri daha çok birleştirmek...
Cumhuriyet - Oktay Ekinci |