reklam

14 Nisan 2005 Perşembe
Ana Sayfa > Haberler

Sinan'ı 'Sinan' yapan mekânlarda

'Sinan Haftası' ndayız... Her yıl 1588'deki ölüm günü olan 9 Nisan'da andığımız Mimar Sinan için düzenlenen etkinlikler sürüyor...

Bu yıl Koca Usta 'nın Süleymaniye'deki alçakgönüllü türbesinin başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da vardı... Bilebildiğimiz kadarıyla 1960'lı yıllardan bu yana İstanbul'daki anma törenine ilk kez bir belediye başkanı katılmış oldu. Gerçi Başkan Kadir Topbaş aynı zamanda mimar olduğu için de bu 'ilk' i yaşatmıştı ama örneğin Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen de 'mimar' değil miydi?

Edirne'de, yıllardır artık gelenekselleşen Sinan Haftası etkinliklerinde de Mimarlar Odası'nın İstanbul Büyükkent Şubesi ile Edirne Temsilciliği yine önemli bir katılım sağladılar. Sinan'ın doğum yeri olan Kayseri'nin Ağırnas Beldesi 'ndeki kutlamalardan ötürü İstanbul ve Edirne'deki törenlerde bulunamadık ama özellikle Edirne'de geçen yıl yitirdiğimiz Vali Fahri Yücel 'in anılarıyla yüklü bir hafta yaşandığını biliyoruz. Vali Yücel, Sinan'ın Selimiye'yi armağan ettiği bu tarihsel başkentteki 'mimarlık mirası' na öylesine içtenlikle sahip çıkmıştı ki...

Ağırnas'ta büyük buluşma
Ağırnas'ta ise sözün tam anlamıyla 'tarihsel bir buluşma' yaşandı. Mimarlar Odası yurt düzeyindeki tüm şubelerinden katılımla özellikle 2005 yılı Sinan Günü 'nün doğduğu yerde kutlanmasını yeğlemişti. Bu karar geçen haziran ayındaki Ağırnas ziyaretimiz sırasında gündeme gelirken, önümüzdeki temmuz ayında İstanbul'da yapılacak olan Dünya Mimarlık Kongresi için de anlamlı bir hazırlık olacağı doğrusu pek de düşünülmemişti.

Ne var ki gerek Ağırnas buluşmasındaki konuşmalar, gerekse burayı ilk kez gören mimarların ve tüm katılımcıların 'mimarlık' la 'yaşam çevresi' arasındaki iç içe geçmiş ilişkilere ait gözlemleri Dünya Mimarlık Kongresi'nin ülkemiz için ne denli yaşamsal mesajlar taşıyacağını şimdiden göstermiş oldu. Sinan'ın ülkesinde mimarlıktan uzaklaşmanın sadece tarih ve uygarlıktan değil, gelecekten de uzaklaşmak anlamına geldiği Koca Usta'nın yaşadığı mekânlarda hemen tüm konuşmacıların ortak düşüncesiydi.

Örneğin Ağırnas'ın, kendisini beldesine ve Mimar Sinan'a adamış Belediye Başkanı Mehmet Osmanbaşoğlu köyün hemen tüm kadın ve çocuklarının da bulundukları toplantıda dedi ki:

''Mimarlar Sinan'a karşı görevlerini yapmak istiyorlarsa hem kendi kentlerine hem de Ağırnas'a sahip çıksınlar. Sinan burada yetişti ama bütün ülkeye hizmet etti. Yapılarının bulunduğu her kentte, orayı daha da güzelleştirmek için mimarlığını gösterdi.''

Demek ki 'Sinan'a yakışır bir mimar' olabilmenin önkoşulu hizmet verilen 'arsa' yı değil tüm kenti 'bir bütün olarak' düşünmek...

Nitekim Kayseri Valisi Nihat Canpolat da aynı konuya değinerek Koca Usta'nın sadece yapılarıyla değil, kentlere kattığı kimlik değerleriyle de tarihsel büyüklüğüne ulaştığını vurgulayarak özetle şunları söylüyordu:

''Mimarlık özünde ve öncelikle kent planlamasıyla bütünleşen bir sanattır. Yapıyı tasarlayabilmek için kentin geçmişini ve geleceğini düşünmeden hareket etmek mimarlık sayılamaz. Bu nedenle günümüzdeki kentlerle uyumsuz yapılaşmaya karşı Sinan'dan alınacak ders hem mimarlık hem de planlama olmalı''

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mehmet Özhaseki de mimarlıkla kent tarihi arasındaki ilişkinin sadece anıtsal yapıların korunması ile sınırlı kalamayacağını anımsattığı konuşmasında; ''Belediyeler imar hizmetleri ile kent kültürü ve kent kimliği konularını artık birlikte düşünmek durumundalar. Bu nedenle mimarların bu hizmetlerle daha fazla ilgilenmeleri ve katılmaları Tarihi Kentler Birliğimizin de öncelikli hedefleri arasında...''

Sinan'ın ve yaşadığı mekânların verdiği bu ilhamlara derinlemesine bir katkıyı da ÇEKÜL Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen yaptı. Türkiye'nin tüm bölgelerinden gelen mimarlara , valinin şahsında bütün kamu yöneticilerine , belediye başkanlarının şahsında bütün yerel yöneticilere , toplantıda bulunan milletvekillerinin sahsında tüm siyasetçilere ve Ağırnaslılara bir çağrı niteliği taşıyan sözleri arasında şu vurgulamaları öne çıkıyordu:

''Sinan eminim ki bu kentte her sabah uyandığında çocukluğuna ve gençliğine rağmen, üreteceği ve yararlı olacağı işlerini düşleyerek güne başlıyordu.. Yaşamı boyunca da bunu terk etmedi. İşte bizim kentliler olarak, yurttaşlar olarak, hatta dünyalılar olarak ondan alacağımız en büyük ders bu. Lütfen, kentinizi ve ülkenizi aklınızdan çıkarmadan uyanın, yaşayın ve üretin.''

'Kültür'ün ve 'Etik'in simgesi
Türkiye'de mimarlığı kent planlamasından hatta iç mekân tasarımından ve dahası peysajdan, inşaattan, yapı denetiminden uzaklaştırmaya çalışanlara karşı son yılların belki de en çarpıcı uyarılarını içeren bütün bu konuşmaların ardından iki bayan mimarın Koca Usta'dan esinlenilmiş düşünce ve tasarımları aktarmaları ise Ağırnas buluşmasını adeta bir eğitim çalışmasına dönüştürdü.

Doç. Dr. Deniz İncedayı, 'mimarlık eğitimi' nde Sinan'dan nasıl yararlanılması gerektiği üzerinde dururken yapılarını tanımanın yetmeyeceğini, bütün o eserleri meydana getiren 'mimarlık kültürü' nün ve 'meslek etiği' nin de öğrenilmesi gerektiğini vurguladı.

Ağırnas'ta iki yılı aşkındır süren 'Mimar Sinan Evi ve Mekânları Koruma ve Restorasyon Projesi' nin emektar ve çalışkan mimarı Nüvit Bayer de deneyimlerini ve hedeflerini anlatırken; ''Bu yeraltı mekânlarını ortaya çıkarıp yaşatmak demek Sinan'ın nasıl ortaya çıktığını, yaratıcılığının bunlardan nasıl etkilendiğini belgelemekle de eşanlamlı'' diyordu.

Doğumunun 515. yılındaki Mimar Sinan Etkinliği, işte bu düşüncelerle birlikte çocukluğunu ve gençlik yıllarını yaşadığı mekânların gezilmesiyle devam etti. Aynı günlerde Vecdi Sayar 'ın çabalarıyla Kayseri'de düzenlenen Kültür ve Sanat Festivali'nin katılımcılarından Makedonyalı 'Koçani Orkestrası' nın Sinan Evi'nde verdiği konser ile mimarların 'fahri mimar' ilan ettikleri Mehmet Osmanbaşoğlu 'nun, onca katılımcının doyasıya yediği 'yöresel bulgur pilavı' ikramı ise unutulmazdı.

Bu etkinliği yaşayanlar, bir günlük dolu dolu anılarıyla birlikte Muhsin İlyas Subaşı 'nın derlediği 'Ağırnaslı Sinan' ile Abidin Dino 'nun 'Sinan' kitaplarıyla birlikte Ağırnas'tan ayrıldılar. Ağırnas Belediyesi yayınlarından çıkan 'Ağırnaslı Sinan' ı Mehmet Osmanbaşoğlu; Yapı Kredi Yayınları'ndan baskısı tükenen 'Sinan' ı ise Mehmet Özhaseki tüm katılımcılara armağan ettiler.
Cumhuriyet - Oktay Ekinci

 

Nisan 2005 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
      01 02 03
04 05 06 07 08 09 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30  
diğer aylar için tıklayın

Kitap

Genç Çizgiler 2004
Editör: İdil Erkol
Grafik Tasarım: Aslı Ayhan

Arkitera Mimarlık Merkezi Yayınları

Ücret: 20 milyon TL
(20 YTL).
Dağıtım ve kargo masrafları dahil.

  

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz