|
Sinan'ı 'Sinan' yapan
mekânlarda
'Sinan Haftası' ndayız... Her yıl 1588'deki ölüm
günü olan 9 Nisan'da andığımız Mimar Sinan için düzenlenen etkinlikler
sürüyor...
Bu yıl Koca Usta 'nın Süleymaniye'deki alçakgönüllü
türbesinin başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da vardı...
Bilebildiğimiz kadarıyla 1960'lı yıllardan bu yana İstanbul'daki anma törenine
ilk kez bir belediye başkanı katılmış oldu. Gerçi Başkan Kadir Topbaş aynı
zamanda mimar olduğu için de bu 'ilk' i yaşatmıştı ama örneğin Bayındırlık
Bakanı Zeki Ergezen de 'mimar' değil miydi?
Edirne'de, yıllardır artık gelenekselleşen Sinan
Haftası etkinliklerinde de Mimarlar Odası'nın İstanbul Büyükkent Şubesi ile
Edirne Temsilciliği yine önemli bir katılım sağladılar. Sinan'ın doğum yeri olan
Kayseri'nin Ağırnas Beldesi 'ndeki kutlamalardan ötürü İstanbul ve Edirne'deki
törenlerde bulunamadık ama özellikle Edirne'de geçen yıl yitirdiğimiz Vali Fahri
Yücel 'in anılarıyla yüklü bir hafta yaşandığını biliyoruz. Vali Yücel, Sinan'ın
Selimiye'yi armağan ettiği bu tarihsel başkentteki 'mimarlık mirası' na öylesine
içtenlikle sahip çıkmıştı ki...
Ağırnas'ta büyük buluşma
Ağırnas'ta ise sözün tam anlamıyla 'tarihsel bir buluşma' yaşandı. Mimarlar
Odası yurt düzeyindeki tüm şubelerinden katılımla özellikle 2005 yılı Sinan Günü
'nün doğduğu yerde kutlanmasını yeğlemişti. Bu karar geçen haziran ayındaki
Ağırnas ziyaretimiz sırasında gündeme gelirken, önümüzdeki temmuz ayında
İstanbul'da yapılacak olan Dünya Mimarlık Kongresi için de anlamlı bir hazırlık
olacağı doğrusu pek de düşünülmemişti.
Ne var ki gerek Ağırnas buluşmasındaki konuşmalar,
gerekse burayı ilk kez gören mimarların ve tüm katılımcıların 'mimarlık' la
'yaşam çevresi' arasındaki iç içe geçmiş ilişkilere ait gözlemleri Dünya
Mimarlık Kongresi'nin ülkemiz için ne denli yaşamsal mesajlar taşıyacağını
şimdiden göstermiş oldu. Sinan'ın ülkesinde mimarlıktan uzaklaşmanın sadece
tarih ve uygarlıktan değil, gelecekten de uzaklaşmak anlamına geldiği Koca
Usta'nın yaşadığı mekânlarda hemen tüm konuşmacıların ortak düşüncesiydi.
Örneğin Ağırnas'ın, kendisini beldesine ve Mimar
Sinan'a adamış Belediye Başkanı Mehmet Osmanbaşoğlu köyün hemen tüm kadın ve
çocuklarının da bulundukları toplantıda dedi ki:
''Mimarlar Sinan'a karşı görevlerini yapmak
istiyorlarsa hem kendi kentlerine hem de Ağırnas'a sahip çıksınlar. Sinan burada
yetişti ama bütün ülkeye hizmet etti. Yapılarının bulunduğu her kentte, orayı
daha da güzelleştirmek için mimarlığını gösterdi.''
Demek ki 'Sinan'a yakışır bir mimar' olabilmenin
önkoşulu hizmet verilen 'arsa' yı değil tüm kenti 'bir bütün olarak' düşünmek...
Nitekim Kayseri Valisi Nihat Canpolat da aynı konuya
değinerek Koca Usta'nın sadece yapılarıyla değil, kentlere kattığı kimlik
değerleriyle de tarihsel büyüklüğüne ulaştığını vurgulayarak özetle şunları
söylüyordu:
''Mimarlık özünde ve öncelikle kent planlamasıyla
bütünleşen bir sanattır. Yapıyı tasarlayabilmek için kentin geçmişini ve
geleceğini düşünmeden hareket etmek mimarlık sayılamaz. Bu nedenle günümüzdeki
kentlerle uyumsuz yapılaşmaya karşı Sinan'dan alınacak ders hem mimarlık hem de
planlama olmalı''
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler
Birliği Başkanı Mehmet Özhaseki de mimarlıkla kent tarihi arasındaki ilişkinin
sadece anıtsal yapıların korunması ile sınırlı kalamayacağını anımsattığı
konuşmasında; ''Belediyeler imar hizmetleri ile kent kültürü ve kent kimliği
konularını artık birlikte düşünmek durumundalar. Bu nedenle mimarların bu
hizmetlerle daha fazla ilgilenmeleri ve katılmaları Tarihi Kentler Birliğimizin
de öncelikli hedefleri arasında...''
Sinan'ın ve yaşadığı mekânların verdiği bu ilhamlara
derinlemesine bir katkıyı da ÇEKÜL Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen yaptı.
Türkiye'nin tüm bölgelerinden gelen mimarlara , valinin şahsında bütün kamu
yöneticilerine , belediye başkanlarının şahsında bütün yerel yöneticilere ,
toplantıda bulunan milletvekillerinin sahsında tüm siyasetçilere ve
Ağırnaslılara bir çağrı niteliği taşıyan sözleri arasında şu vurgulamaları öne
çıkıyordu:
''Sinan eminim ki bu kentte her sabah uyandığında
çocukluğuna ve gençliğine rağmen, üreteceği ve yararlı olacağı işlerini
düşleyerek güne başlıyordu.. Yaşamı boyunca da bunu terk etmedi. İşte bizim
kentliler olarak, yurttaşlar olarak, hatta dünyalılar olarak ondan alacağımız en
büyük ders bu. Lütfen, kentinizi ve ülkenizi aklınızdan çıkarmadan uyanın,
yaşayın ve üretin.''
'Kültür'ün ve 'Etik'in simgesi
Türkiye'de mimarlığı kent planlamasından hatta iç mekân tasarımından ve dahası
peysajdan, inşaattan, yapı denetiminden uzaklaştırmaya çalışanlara karşı son
yılların belki de en çarpıcı uyarılarını içeren bütün bu konuşmaların ardından
iki bayan mimarın Koca Usta'dan esinlenilmiş düşünce ve tasarımları aktarmaları
ise Ağırnas buluşmasını adeta bir eğitim çalışmasına dönüştürdü.
Doç. Dr. Deniz İncedayı, 'mimarlık eğitimi' nde
Sinan'dan nasıl yararlanılması gerektiği üzerinde dururken yapılarını tanımanın
yetmeyeceğini, bütün o eserleri meydana getiren 'mimarlık kültürü' nün ve
'meslek etiği' nin de öğrenilmesi gerektiğini vurguladı.
Ağırnas'ta iki yılı aşkındır süren 'Mimar Sinan Evi
ve Mekânları Koruma ve Restorasyon Projesi' nin emektar ve çalışkan mimarı Nüvit
Bayer de deneyimlerini ve hedeflerini anlatırken; ''Bu yeraltı mekânlarını
ortaya çıkarıp yaşatmak demek Sinan'ın nasıl ortaya çıktığını, yaratıcılığının
bunlardan nasıl etkilendiğini belgelemekle de eşanlamlı'' diyordu.
Doğumunun 515. yılındaki Mimar Sinan Etkinliği, işte
bu düşüncelerle birlikte çocukluğunu ve gençlik yıllarını yaşadığı mekânların
gezilmesiyle devam etti. Aynı günlerde Vecdi Sayar 'ın çabalarıyla Kayseri'de
düzenlenen Kültür ve Sanat Festivali'nin katılımcılarından Makedonyalı 'Koçani
Orkestrası' nın Sinan Evi'nde verdiği konser ile mimarların 'fahri mimar' ilan
ettikleri Mehmet Osmanbaşoğlu 'nun, onca katılımcının doyasıya yediği 'yöresel
bulgur pilavı' ikramı ise unutulmazdı.
Bu etkinliği yaşayanlar, bir günlük dolu dolu
anılarıyla birlikte Muhsin İlyas Subaşı 'nın derlediği 'Ağırnaslı Sinan' ile
Abidin Dino 'nun 'Sinan' kitaplarıyla birlikte Ağırnas'tan ayrıldılar. Ağırnas
Belediyesi yayınlarından çıkan 'Ağırnaslı Sinan' ı Mehmet Osmanbaşoğlu; Yapı
Kredi Yayınları'ndan baskısı tükenen 'Sinan' ı ise Mehmet Özhaseki tüm
katılımcılara armağan ettiler.
Cumhuriyet - Oktay Ekinci |