|
Her yerde aynı
zihniyet!
Bakırköy'deki 'devasa tuzak' inşaatta ikinci çökme, bölgede yaşayanlara
korkulu anlar yaşatırken, yerel yöneticilerdeki duyarsızlık bir kez daha su
yüzüne çıktı.
Bakırköy Belediyesi İmar İşleri Müdürü Bedros Avedikyan, olay yerinde
inceleme yaptıktan sonra şu açıklamada bulundu: "Gerekli önlemleri almıştık,
olabilir insanlık hali." Zihniyet hiç değişmiyor. Bu yaklaşımın, bölgeyi önce
turizm alanı ilan edip, ardından yüzde 70'ini aşan kısmını ticaret merkezi
yapan, şehre getireceği trafik ve yoğunluk yükünü hesap etmeyen anlayıştan ne
farkı var? Büyükşehir Belediyesi bile bu anlayışa sahip Bakırköy Belediyesi
hakkında İçişleri Bakanlığı'na suç duyurusunda bulundu. Yerel yöneticiler,
görevlerini yapmadıkları gibi bölgedeki tüm sivil toplum kuruluşlarının
yıllardır yükselen seslerini de duymazlıktan geldi. Onlar uyardı, itiraz etti
ama hiç kimse dinlemedi. Eski Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı gider ayak imzayı
attı, Ateş Ünal Erzen
ve ekibi ise Bakırköy'ü mahvedecek devasa yapının yükselmesi için ellerinden
geleni yaptılar.
Çevre Dostları Derneği Başkanı Ülker Salman Durukan bu konuda gösterdikleri
çabayı şöyle anlatıyor: "1997 yılından beri planlara itiraz ediyoruz. Önce
planları durdurduk ama 2003 yılında yeniden açıldı. Buna da itiraz ettik. Ama ne
Bakırköy Belediyesi ve ne Büyükşehir Belediyesi itirazları kabul etmedi. Şimdi
de topu birbirlerine atıyorlar. İsteseydiler buraya dava açabilirlerdi ..."
Hiçbir ülkede böyle bir yapıya izin verilmeyeceğini söyleyen Durukan, şöyle
devam ediyor: "Burada 19 katlı bina olacak. Bu hem zemin açısından hem de
getireceği yük açısında tehlikeli. Bu nedenle bu bina durdurulmalı. Burası
çöktüğü zaman çevresindeki blokları da aşağı götürür." Bu konuda yerel
yöneticilerin bir şey yapmayacakları artık ortaya çıktı. Bu nedenle gözler
Büyükşehir Belediyesi'nin 4. İdare Mahkemesi'nde 'yürütmenin durdurulması" ve
'ruhsatın iptali' için açılan davaya çevrildi. Müteahhitler ve sivil toplum
örgütleri de bu davaya müdahil olarak katılıyor. Bu nedenle bu dava bir dönüm
noktası olacak. Kentin geleceği yargının kararı ile belirlenecek.
Ruhsat görevde olduğum dönemde verilmedi'
Yazınızda değindiğiniz sorunun önemini anlıyor ve pek çok konuda size
katılıyorum. Sorun ne direkt bakanlığımla ne de benim görevde olduğum dönemle
ilgilidir. Sözünü ettiğiniz mevki, 1989 yılında turizm merkezi ilan edilmiş 1997
yılında ise Bayındırlık ve Turizm bakanlıkları tarafından turizm yatırım ve
ticaret merkezi yapılmak üzere planlanmış ve bu planlar onaylanmıştır. Bu
planlara karşı Mimarlar Odası tarafından iptal davası açılmış ancak dava
reddedilerek mahkemede de planların geçerliliği kabul görmüştür. Yine aynı yıl
(1997) Uzman A.Ş Turizm Bakanlığı'ndan bu proje ile ilgili turizm yatırımı için
turizm belgesi almış ve bu belge 6.12.2003 tarihinde güncellenmiştir. Yani
Turizm Bakanlığı yaptığım dönemde daha önce alınmış turizm belgesinin
güncellenmesi dışında bir işlem yapılmamıştır. Söz konusu bölgeye inşaat
yapılması mevzuat gereği belediyeden alınan yapı ruhsatıyla doğrudan alakalıdır.
Erkan Mumcu / Anavatan Partisi Genel Başkanı
Sabah - Mahmut Övür |