|
Özel idare ve meclis
kaldırılsın!
İstanbul nasıl yönetiliyor? İstanbul'da
bir şehir demokrasisinden söz edilebilir mi? Tarihi derinliği olmadığı için bir
geleneğe dönüşmeyen ama hiç dilimizden düşürmediğimiz ' yerel demokrasi' işliyor
mu? Bu sorulara ne yazık ki ' evet' demek mümkün değil. Çünkü şehirlerimizde
demokrasiyi geliştirecek bir zemin yok. Zeminin ' demokrasi' yaratmaması, doğal
olarak şehrin altyapısından mimarisine, kültüründen sanatına her şeyini
etkiliyor. Ve ortaya yaşanabilir bir şehir yerine ' mega köy' çıkıyor.
İşte bu ortamda Büyükşehir Belediye Meclisi Muamelat Müdürü Avukat Kadir Erol'un
'yerel demokrasiye işlerlik kazandırabilecek' ilginç teklifi elden ele
dolaşmaya, meclis kulislerinde tartışılmaya başlandı. Erol, ' İstanbul Şehir
Meclisi' adını verdiği teklifinde şöyle diyor: "İstanbul İl Özel İdaresi'nin
yapabileceği tüm hizmetler aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi'nin yapacağı
hizmetlerdir. O halde; İstanbul'un İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi
kaldırılarak, bütün görevi, yetki ve sorumlulukları, bütçesiyle birlikte
Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmelidir." İstanbul'un yerel yönetimler
açısından yeni bir deneyime öncülük etmesini isteyen Erol, bu sürecin şöyle
devam etmesini istiyor: "Nüfusa göre her ilçeden halkın oylarıyla seçilen
üyeler, İstanbul Şehir Meclisi'ni oluşturur. Gündemi meclis başkanı hazırlar,
ancak Büyükşehir Belediye Başkanı ve Vali tarafından sunulan öneriler öncelikle
ve mutlaka gündeme alınır." Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanı
Hüseyin Evliyaoğlu bu konuda şunları söylüyor: "Bu arkadaşımız öneriyi bana da
getirdi. Bu bizim değil, TBMM'nin alacağı bir karar. Bunun önünü arkasını
düşünmek lazım. Sen kalkar özel idarenin, vilayetin her şeyini ben yapacağım
dersen olmaz. Vali göstermelik olur o zaman. Mantıklı bir şey değil." CHP Meclis
Grup Başkanı Kemal Akar ise teklife başka bir açıdan bakıyor ve şöyle diyor:
'Şehir parlamentosu oluşması güzel. Ancak Büyükşehir Belediye yasasının
değiştirilmesi gerekiyor. Bu yasalarda bir merkezleştirme var. Dünyanın hiçbir
yerinde böyle merkeziyetçi bir yasa yok. Yıllardan beri Ankara'dan
yönetilmeyelim deniyordu, şimdi Merter'den yönetiliyoruz. Bu Melih Gökçek
yasası. Önce bu değişmeli. Şehir Muamelat Müdürlüğü kendiliğinden vahiy gelerek
ortaya çıkmadı ki. Kafada bu olay var." Genç Muamelat Müdürü'nün bu önerisini
kimi ' ilginç' bulup tartıştı, kimi ' senin işin değil' dedi, kimi de '
yetersiz' buldu. Tüm bu tartışmalar bir
yana, peki İstanbul Şehir Meclisi'nin mekânı neresi olacak? Kadir Erol bunu da
düşünmüş. Onu da şöyle anlatıyor: "Bu önerimize bir de fiziki mekân tahayyülü
ilave edecek olursak; İstanbul'un kadim tarihi suriçi bölgesini işaret
etmektedir.(...) Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi Rektörlük ve Hukuk Fakültesi
binası bunun için en ideal mekân olacaktır."
Sabah - Mahmut Övür |