|
“Non-Standart
Architectures” Semineri İTÜ’de Gerçekleştirildi

25 Nisan 2005 tarihinde İstanbul Teknik
Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Taşkışla Binası’nda gerçekleştitilen
“Non-standart Architecture” isimli seminerin konuğu Zeynep Mennan’dı. Mennan,
geçtiğimiz yıl Paris Centre Pompidou Kültür Merkezinde 12 uluslararası mimarlık
grubunun katıldığı deneysel ve protip tasarımlarının yer aldığı “Non-Standard
Architectures” adı altındaki serginin küratörlüğünü yapmıştı. Seminerde
non-standart kavramının içeriği dışında serginin kurgusundan ve katılan
mimarların yapıtları hakkında da konuşmalar gerçekleşti.
Konuşmaya non-standart kavramı altında
yer alan matematiksel, geometriksel ve teknobilimsel altyapıyı açıklayarak
başlayan Mennan mimariyle ilişkinsinin altını çizerek devam etti. Non-standart
yeni bir üretim mantığı olduğunu belitirken bu yeni üretim modeli üzerinden
standarta, norma ve tipe göndermeler yapıldı.
Mimarlık alanında yer alan hareket
halindeki cansız madde üzerinden yapılan analizlerin matematikteki süreklilik
paradigmasından ileri geldiğini söyleyen Mennan bilgisayar destekli
metodolojilerdeki gelişmelerin bu tip tasarımların üzerinde düşünülebilir
olmasındaki en önemli destekleyicilerden biri olduğunu vurguladı. Konuşmasının
devamında bilgisayar destekli teknolojiler sayesinde artık tasarımların temsili
olmaktan çıkarak tasarım sürecinin her anınındaki farklı durumların ürün haline
gelebildiğini belirtti. “Non-standart Architectures” başlıklı serginin ana
teması olan “Tasarım ve üretim arasında ki eş zamanlılık” ile tasarım ve üretim
arasındaki sürecin git gide eriyerek ortadan kalkıyor olmasının anlatılmak
istendiğini belirtti.
Endüstriyel üretim açısından
non-standart olarak seri üretim sonunda her biri birbirinden farklı, tekil
nesnelerin ortaya çıkması olduğunu ifade eden Mennan bu yolla formun çeşitlenme
alanında sonsuz hale geldiğini sözlerine ekledi. Böyle bir süreç sonunda
üretimin seri ve tekil hale geldiğini, bu sayede seri üretim ile kullanıcılar
için sadece kendilerine özel kişisel ürünlerin üretilebileceğini belirtti.
Konuşmasının devamında sergi mekanın
tasarımında da uygulanan non-standart anlayışa deyinen Mennan, ilk önce toplam
sergi alanının katılan 12 mimarlık grubu için eşit alanlara bölündüğünü
sonrasında ise 12 eş yüzeyin farklı bir diferansiyel ile kaydırılarak dik açılı
düzenden yumuşak bir düzene geçiş yapılmaya çalışıldığını anlattı. 12 eğrinin
farklı ancak parametrize edilir olması gerekliliği nedeniyle hazırlanan
algotirmik altlıkla yeni bir alanda yapılan hesaplamalar sonucu ortaya çıkarılan
yeni mekansal oluşumlar tamamen birbirinden farklı ancak hepsinin aynı
büyüklükte olması sağlanmış. Bu tasarım süreci ile “non-standart” düşünce biçimi
sergi mekanının kurgusuna da yansıtılmış.
Sergi, dijital teknolojilerin projenin
gelişim sürecinden çıkan endüstriyel ürüne kadar her evre de artan kullanımından
ortaya çıkan günümüz mimarlık alanındaki çalışmalara genel bir açıklama yapmayı
sağlamış.
Konuşmasının sonunda katılanlardan
gelen soruları yanıtlayan Mennan hem sergide ki başarısıyla hem de yurtdışında
böyle bir proje de Türkiye’den bir ismin yer alması açısından herkes tarafından
tebrik edildi.
Sinem Çetintürk - Arkitera |