|
Köprülü Kanyon'a boru
döşeyecekler
Köylüler, çevreciler ve raftingciler,
milli parka boru döşeyerek Köprüçay'dan su götürme projesine ateş püskürüyor:
Çay kurur, çevre ölür, rafting turizmi biter.
Doğa harikası Köprülü Kanyon'a can
veren Köprüçay'a boru döşenecek. Projenin amacı 'Serik ilçesi ve çevre
belediyelerine içme suyu sağlamak'. Ama çevreciler projenin Köprüçay'ı
kurutabileceğini söylüyor. Yöre halkı ise "Oradaki otellerde içme suyu zaten pet
şişede satılıyor. Suyu oteller kullanma suyu ve golf sahalarını sulamak için
istiyorlar" diyor.
Köprülü Kanyon'da planlanan içme suyu
isale hattı borularının 7 kilometresi Milli Park sınırları, 4 kilometresi de
'Milli Park Mutlak Koruma Zonu'ndan geçiyor. Alanın uzun dönemli gelişim
planında mutlak koruma zonu, 'ana kaynak değeri' olarak görülüyor. Geçen
yıllarda da Köprüçay'dan Serik'e su götürülmesi gündeme gelmiş, Çevre ve Orman
Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü karşı çıkmıştı.
Serik Barajı ne güne duruyor?
Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Türkiye) Köprüçay'ın kollarından su
alınmasının 2873 sayılı Milli Parklar Yasası'na aykırı olduğunu öne sürdü. WWF
Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak, su alınmasının bölgeyi ekolojik, ekonomik
ve sosyal zarara uğratacağını belirterek, "Konuya ilişkin uzman raporları,
projenin gerçekleşmesi halinde Köprüçay'ın doğal yapısını olumsuz etkileceğini
ortaya koydu. Alınacak suyla Köprüçay'ı besleyen su miktarı azalacak" dedi.
Demirayak, Serik'in suyunun neden
bittiğini, sorulması gerektiğini vurgulayarak "Serik bölgesindeki turizm
yatırımlarının fazla olması, yörenin taşıma kapasitesinin aşmasına neden oldu
mu? Bunu yanıtlamadan bir başka havzanın suyuna el atmak doğru mu" diye sordu.
Demirayak, rafting parkurunun çok aşağısında Serik Barajı'nın bulunduğuna ve
suyunun da içilir nitelikte olduğuna dikkat çekti.
'Bize kimse sormadı'
Altınkaya Köyü Muhtarı Yaşar Bahar ise suyun alınacağı Karabük ve Gökçesu
kaynaklarının Köprüçay'ın su potansiyelinin üçte ikisini sağladığına dikkat
çekerek, "Buradan alınacak su Belek'teki otellere ve golf sahalarına gidecek.
Otellerde kullanma suyu olarak kullanılacak. İçme suyunu müşterilerine zaten pet
şişede satıyorlar" dedi. Karabük, Beşkonak ve Altınkaya köylerinden 300 imza
toplayarak Çevre ve Orman Bakanlığı'na dilekçe gönderdiklerini anlatan Bahar,
bakanlıktan yanıt beklediklerini söyledi.
Alınmak istenen su kaynaklarından Gökçesu'nun kendi arazisi üzerinde olduğunu
belirten Hasan Ali Çelik ise, "Bu yer bize babalarımızdan kalma. Bize gelip
hiçbir şey sormadılar. Su alınırsa rafting ve çocuklarımızın geleceği biter.
Suyumuzu vermeyiz" dedi.
Rafting: 20-25 milyon dolar gelir
Köprüçay'a rafting yapmak için günde 2 bin 500-3 bin turist geliyor. Bu sayı
temmuz ayında 6-7 bine çıkıyor. Suyun büyük bölümünün alınmasıyla rafting
turizmine büyük darbe vurulacağını belirten tesis işletmecileri, "Raftig sezonu
mayıstan eylül sonuna kadar sürüyor. Şu anda bile su yetersiz. Bu iki kaynak
nehrin üçte ikisinin su ihtiyacının sağlıyor. Köprüçay'da düzenli olarak rafting
yapılmasıyla, yılda burayı 500-700 bin turistin ziyaret etmesi ve 20-25 milyon
dolar gelir bekleniyor. Su olmadı mı bu gelirden yöre halkı mahrum kalacak"
dedi.
Köprüçay kıyısında restoran ve rafting işletmesi bulanan Ali Tırnaksız da, "Biz
bu suyu satarsak buradan gitmemiz lazım. Burada 70-80 işletme var. Milyonlarca
YTL'lik yatırım var. Günde 6-7 bin kişi rafting yapıyor. Su gittikten sonra biz
ne yapacağız?" dedi.
Belediye: Yasal hakkımız var
Serik Belediye Başkanı Mehmet Habalı ise, Milli Parklar Yasası'na göre içme
suyu alabileceklerini iddia ederek şöyle konuştu: "Yasanın 7. maddesi 'İçme suyu
alınabilir' diyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı
raporun bilimsel temelleri yok. Biz İTÜ ve ODTÜ'ye başvurduk ve doğal dengeyi
bozmayacağı yönünde bilimsel rapor aldık. Biz ne raftingi ne de doğal dengeyi
bozmak istiyoruz. Alacağımız suyun Köprüçay'ın suyunu azaltacağı iddiaları
bilimsellikten uzak" diye konuştu.
'Barajdan su almak pahalı'
Serik Belediye Başkanı Habalı, Köprüçay'a giden kaynaklar yerine Serik
Barajı'ndan su alma alternatifini ise şöyle değerlendirdi:
"Barajdan alacağımız su için elektrik enerjisi harcayacağız. Şu anda kuyulardan
eletrikle aldığımız su için aylık 100 bin YTL ödüyoruz. Bu yalnızca Serik'in
merkezi için. Bu su Serik, çevresi ve otellere verilecek. Ayrıca, kaynaktan
alınan ile barajdan alınan su arasında kalite farkı büyük. Kaliteyi arıtma ile
halledebiliriz ama ayda 100 milyar elektrik parası onun için öderiz. Elektrik
masrafı Serik ve diğer beş belde ile oteller için 500 milyarı bulur. Bu, doğal
kaynak israfı değil mi? 1999'da İller Bankası yardımıyla proje yapıldı. 58
km.'lik ishale hattı döşenecek. O zaman ÇED raporu ve onayı gerekiyordu. Daha
sonra içme suyu faaliyetleri için ÇED gerekliliği yasadan çıkartıldı. Dünya
Bankası'dan 17 yıl geri ödemek kaydıyla yüzde 70'ni karşılayacak şekilde Hazine
onayıyla kredi bulduk. Birinci protokolü imzaladık 50 milyon YTL'lik bir kredi.
Ay sonu fizibilite ihalesi bitecek."
Rapor: Bu ırmak kurur
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün Köprüçay'la ilgili olarak
hazırladığı 15 Nisan 2005 tarihli inceleme raporunda, Serik, Karadayı, Kadriye,
Belkıs, Çandır, Boğazkent ve Taşağıl belediyelerine içme suyu sağlamak için iki
kaynaktan saniyede 1024 litre su alınacağına dikkat çekildi. Raporda "Talep
edilen Karabük su kaynağının debisinin yaz aylarında saniyede 1500 litre,
Gökçesu kaynağının saniyede 0.796 metreküp civarında olduğu ve değişkenlik
gösterdiği, son yıllarda küresel iklim koşullarının değişmesi nedeniyle,
Köprüçay Irmağı'nın debisinde özellikle yaz mevsiminde gözle görülebilir bir
azalmanın olduğu, park görevlilerin ve yörede çalışan araştırmacılarca
belirtilmektedir. Karabük su kaynağından DSİ'nin sulama amacıyla yaklaşık
saniyede 500-1000 litre su almakta olduğu tespit edilmiştir. Talep edilen
miktarda su alındığında, kaynaktan Köprüçay'a su akışının olmayacağı
anlaşılmaktadır. Bu azalma neticesinde ırmak kotunun 5-10 santimetre ve daha
fazla düşeceği İller Bankası teknik elamanlarınca tespit edilmiştir" denildi.
Raporda şu görüşlere yer verildi:
İnşa edilmesi düşünülen su ishale hattı
ile istenen su miktarının alınması halinde talep konusu kaynaklardan Köprüçay'a
yaz aylarında hiç su verilmeyecek, bu yüzden dere bitki örtüsü, endemik bitki ve
balıklar olumsuz etkilenecek.
Yapılması planlanan faaliyetle, 2873
sayılı Milli Parklar Yasası'nda belirtilen "Kanun kapsamına giren yerlerde,
tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez, Milli Park
sahalarının özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olana veya
olabilecek her türlü müdahale toprak, su, vs. çevre sorunları yaratacak iş ve
işlemler yapılamaz" 14. maddesinin ihlali kaçınılmaz olacaktır.
Yörede yaklaşık 400-500 bin turiste
hizmet veren ve yıllık 20-25 milyon dolar yöre halkına ve ulusal ekonomiye gelir
getiren rafting faaliyetinin yapılmama tehlikesi ortaya çıkacak.
Talep edilen suyun park dışından temini
imkânı olduğu ve bu durumda oluşacak olası negatif maliyet farkı Türkiye turizmi
açısından irdelenmelidir.
Ülkemiz 'Uluslararası Biyoçeşitlilik
Sözleşmesi'ni imzaladığı için, projeyle zor durumda kalırız.
Dünya Bankası uzmanlarıyla birlikte
yürütülen BM GEF II Biyoçeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi, amacına
uygun olmayan işler yapılacak olması nedeniyle olumsuz etkilenir.
Radikal - İbrahim Günel |