|
AB şart koşacak
yalıtım kazandıracak
Yapılan bir kamuoyu araştırması
ülkemizde yalıtım bilincinin sıfıra yakın olduğunu ortaya çıkarttı. Yalıtım
malzemelerinin lüks tüketim maddeleriyle aynı oranda KDV’ye tabi tutulmasının
ise bu bilincin gelişmesine büyük engel olduğu belirtiliyor.
Avrupa Birliği’nin binalarda yalıtımı
2006 yılı başından itibaren zorunlu kılması ve hükümetin yasal düzenlemeleri
sonucu oluşacak yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık tasarruf ile her yıl iki yeni
Keban Barajı yapılabileceği kaydediliyor.
Türkiye’de yalıtım bilincinin artması
ve yalıtım sektörünün gelişmesini misyon edinen Isı Su Ses ve Yangın
Yalıtımcıları Derneği (İZODER) tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında
Türkiye çapında yaptırılan kamuoyu araştırması sonuçları ve “Türkiye’de Yalıtım
Gerçeği Raporu” açıklandı. Çok çarpıcı sonuçlar içeren araştırma; Türkiye’de
yalıtım bilincinin neredeyse sıfıra yakın olduğunu gösteriyor. Yüz yüze görüşme
yöntemiyle 20 ilde 1326 kişiyle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre;
katılanların yüzde 48’i “yalıtım nedir” sorusuna doğru ya da yanlış herhangi bir
cevap veremedi. Yüzde 52’lik kesim ise “yansıma”, “bir şeyin bozuk olması”,
“yapışkan”, “birleştirme” gibi yalıtım kavramı ile doğrudan ilişkisi olmayan
cevaplar verdi.
Kampanya başladı
Avrupa Birliği’nde 1 Ocak 2006’dan itibaren binalarda ısı kimlik belgesi
“Energiepass”ın zorunlu standart haline geldiğini açıklayan İZODER Başkanı Arif
Nuri Bulut, yalıtım bilincinin artması ve birkaç yasal düzenleme ile Türkiye’nin
de Avrupa seviyesine gelebileceğini söyledi. Bulut, sektör olarak üzerlerine
düşen sorumluluğun bilinciyle, kamuoyunu bilgilendirmek için 2 yıl sürecek bir
kampanya başlattıklarını, devletin de yasal düzenlemeleri yapmasıyla ülkemizin
maddi kazancının yılda 3,6 milyar dolara ulaşacağını açıkladı. Bulut, “Bu para,
Enerji Bakanlığı’nın 2005 yılı bütçesinin yaklaşık 20 katı, Sağlık Bakanlığı’nın
2005 bütçesinin de yarısına yakın bir meblağdır. Bu parayla her yıl 2 yeni Keban
Barajı yapılabilmektedir” dedi.
İhtiyaç mı lüks mü?
Su yalıtımı yapılan binaların deprem güvenliği sağladığını, ses yalıtımının
sağlık ve verimlilik için önemli olduğunu dile getiren Nuri Bulut, yangın
yalıtımının da can ve mal güvenliği için zorunluluk olduğuna işaret etti. Avrupa
ve ABD’de vatandaşların vergi indirimleri, uzun vadeli krediler gibi teşviklerle
yalıtım yaptırmaya özendirildiğini dile getiren İZODER Başkanı Bulut yalıtım
uygulamasının yaygınlaşması ve yalıtımla ilgili yönetmelik hükümlerinin yasa
maddeleri içine konulması gerektiğini dile getirdi. Yalıtım malzemelerinin lüks
tüketim maddeleriyle aynı oranda KDV’ye tabi tutulduğuna işaret eden Bulut,
“Vatandaşlarımıza ve ülkemize bu kadar yarar sağlayan yalıtım malzemelerinin KDV
oranı düşürülürse, bu halkımıza indirim olarak yansıyacak ve ülkemiz
kazanacaktır” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Selahattin Çimen de, yalıtım yapılmasıyla sağlanacak 3,5 - 4 milyar doların çok
büyük sorunları çözeceğini belirterek, “Bu paranın sadece 1 milyar dolarıyla
bile bir yıl içinde yüzlerce okul açılabilir. Sağlık sorunu bir yılda
çözülebilir” dedi.
Faydası hemen ortaya çıkıyor
İnşaat sektörü için bir yapı fiziği kolu olan yalıtım, bir yapı elemanından
su ve ısı geçişi, su buharı difüzyonu, yangının ve sesin yayılımı gibi fiziksel
hareketleri denetim altında tutmak ve düzenlemek için alınması gerekli
tedbirleri içeriyor. Yalıtım, iç ve dış etkenlerin bina üzerindeki zararlı
etkilerini önleyerek binanın sağlam ve güvenli kalmasını sağlıyor ve ömrünü
uzatıyor. Günümüzde ekonomik bir yatırım olarak ele alınan yapıların değerini
koruması, ancak yalıtım uygulamaları ile mümkün. Binanın sağlamlığı, bu binaları
kullanan insanların can güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Yalıtım yoluyla
enerjinin verimli kullanılması sağlanıyor ve çevre kirliliğinin azaltılmasına
katkıda bulunuluyor. Ayrıca enerji maliyetinden elde edilen tasarruf; kültür,
eğitim ve sağlık harcamalarına aktarılarak toplumsal yaşam kalitesi
artırılabiliyor.
Gürültü yalıtımı verimliliği
artırıyor
Bina içerisinde istenen konfor ortamının sağlanabilmesi için kış mevsiminde
kaybolan ısının bir ısıtma sistemiyle karşılanması ve yaz aylarında kazanılan
ısının bir soğutma sistemiyle iç ortamdan atılması gerekiyor. Suyun yapıyı ve
konforu tehdit etmemesi, yapıların her yönden gelebilecek suya veya neme karşı
korunmaları için, yapı kabuğunun yüzeyinde yapılan işlemlere “su yalıtımı”
deniyor. Yaşadığımız konut, okul, iş yeri vb. binalar ile çevreyi istenmeyen
seslerden yalıtarak gürültünün zararlı etkilerinden korunma sağlanıyor ve iş
verimliliğini artırıyor. Yangın yalıtımı da, yangının bina içinde ve komşu
binalara yayılmasını yavaşlatarak can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal
tedbirler olarak gösteriliyor.
Türkiye - H. Basri Özaydın |