Depremzedelerin yerleşim sorunu geçici konutlarla başladı. Büyük paraların ayrıldığı geçici konutlar planlanan süreden daha geç teslim edildi. Peki depremzedelerin beklediğine değdi mi?
Kalıcı Konutların büyük bir kısmı sahiplerini buldu, bir kısmı da önümüzdeki aylarda bulacak. İnşaatlar gecikmeli de olsa bitmek üzere. Evlerin dağıtılmaya başlamasıyla ortaya çıkan sorun ise deprem bölgesindeki 18.000 kişinin yaşadığı yerden göç etmek zorunda bırakılması. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın bu konuyla ilgili detaylı bir çalışma yapmadığı ortaya çıkıyor. Zira en büyük göçün yaşanacağı Değirmendere'de 1317 yerine 444 konut yapılmış ve yaklaşık 5000 kişiye 15 km uzaklıktaki Yuvacık'taki konutlar verilmiş. Yetkililerin açıklaması da bu bölgede uygun konut alanının olmaması yönünde. Oysa Gölcük'ten gelen depremzedeler içinde Değirmendere’de konut yapılmış. Değirmendere Belediye Başkanı konut alanları için kendilerine hiç danışılmadığını, aslında Değirmendere’de yerleşime uygun alanlar olduğunu belirtmiştir. Düzce'de ise 1222 konut fazla yapılmıştır.
Arazilerin kamulaştırılması uzadı, kredi bağlantıları sorun çıkardı, ihaleler gecikti ve inşaatlara geç başlandı. TMMOB nin hazırladığı rapora göre de, kaybedilen zaman inşaat süresinden kazanılmak istendi ve kalıcı konutların yapımında da denetimsizlik görüldü.
17 Ağustos depreminden sonra Düzce’de oturulabilinir denilen veya sağlamlaştırılan bir çok bina Düzce depreminde çöktü ve hala bunlardan ders alınmadığı görülüyor. Kalıcı konutların yerleri rastgele ve zemin etüdlerine göre yeni imar planı hazırlanmadan, bölgesel planlamalar yapılmadan seçilmiştir. Konut yapılacak alanlar sit alanı, heyelan bölgesi, tarım alanlarından seçilmek istenmiştir. Yapımı bitmek üzere olan kalıcı konutların bile birçoğunun depremden sonra hazırlanan imar kanununa göre yapılmadığı ve ruhsat verilemez durumda olduğu gözlemlenmiştir.
Bir yerleşim alanı planırken, önce ihtiyaçları belirleyen ön çalışmalar yapılmalıdır, konutların çevreyle ilişkisini sağlayan planlar hazırlanmalı, o konutların kullanıcılarının ihtiyaçları belirlenmeli ve bu ihtiyaçlara göre gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Görülüyor ki her bölgede kaç kişinin konut ihtiyacı olduğu konusunda bile tam bir çalışma yapılmamıştır. İnsanlar yaşadıkları bölgeden, okullarına, iş yerlerine uzak yerleşim yerlerine gönderilmiştir. Zaten büyük bir felaket yaşamış bu insanların böyle bir göçe zorlanması yeni planlama yapılırken bir çok şeyin ihmal edildiğini göstermektedir.
Kalıcı Konutlar





