Diyelim ki, tıpkı Paris'teki Beaubourg Kültür Sarayı, Bilboa'daki Guggenheim Güzel Sanatlar Müzesi veya Sydney'deki Şehir Operası gibi, "sıradışı" bir siluet yansıtır.
Hacimli ve geometrik yapı özellikle, kanala güz sislerinin indiği sabah vakitlerinde daha da bir cazibeli, daha da bir görkemli, daha da bir heybetli belirir.
Aslına bakarsanız da bunda yadırgatıcı bir şey yoktur.
YOKTUR, çünkü ilk burjuva devrimleriyle birlikte yargı mekanizması laikleşmeye başlar başlamaz, söz konusu devrimlerin haniyse birinci işi, o yargının uygulandığı mekanları hem dış, hem de iç görünüm itibariyle, yukarıdaki görkem ve heybetle donatmak olmuştur.
Zaten bunun için "adalet saray" sıfatıyla vaftiz edilmişlerdir.
Rokoko kubbeler, geniş kemerler, yüksek kürsüler, ahşap mobilyalar falan, kim ki bunları gördü, içinde en azından saygı, hatta aslına bakarsanız, endişe uyanır.
Nitekim, Roma, Brüksel veya eski Berlin'deki adalet saraylarına şöyle göz ucuyla bakmak dahi, insanın içine belirli ürperti verir ki, zaten de istenen budur!
Budur, zira yasallığı, yani kanuniyeti, yani bizim "şeriatın kestiği parmak acımaz" sözüyle metaforunu yaptığımız kavramı simgesel biçimde de yansıtmak icáp eder.
Elinde terazi tutan gözleri kapalı kadın tasviri bir yana, adaletin öyle "ahval-i ádiye"den bir şey olmadığını da sembolize etmek gerekir.
Dolayısıyla, heybet ve görkemle hem yasallık dışı eğilimlere en baştan gözdağı verildiği; hem de o parmağı kesen kurumun "sıradandışılık"la donandığı varsayılmış olur.
Nitekim de, yukarıdaki dekor cüppeler, perukalar ve ritüellerle tamamlanır.
Başka bir deyişle, oturmuş burjuva toplumlarında, ne adalet sarayları, bizdeki gibi barakadan bozma ve ihaleden aşırma gecekondu yapılarına benzer; ne de oraların mahkeme salonlarında, çay ocağı işleten mübaşirlerle ağır ceza hakimleri birbirlerine karıştırılır.
Eh durum böyle olunca da, üstelik adı üstünde Avrupa'nın en yüksek yargı organı, Strasbourg AİHM binasındaki o "öncü" mimariyi çok doğal karşılamak gerekiyor.
O halde, galiba "adli mimari"yle "adli muhakeme" arasında mutlak paralellik var!
Anlaşılan, birincisinin binaları ne kadar kıtıpiyoz ve çirkin inşa ediliyorsa, ikincisinin kararları da aynı oranda baştan savma ve yarım yamalak bir içerik taşıyor.
Çünkü baksanıza, zaten Avrupa Konseyi İnsan Hakları Sözleşmesi'ni imzalamış tüm üyeler arasında dava kaybetme "rekoru"nu (!) elinde tutan ve bütçeden "Strasbourg tazminatı" (!) bölümü ayıran Türkiye, salı günü aynı AİHM'de tekrar mahkûm edildi.
Bozcaada'daki Rum vakfı mallarını cukkadak gaspettiği ve Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Kürtçe ders isteyen öğrencileri şappadak cezalandırdığı için, bizzat kendisi ceza yedi.
Yani, Türk "adalet"i, evrensel kıstaslarına uymak yükümlüğü altına girdiği Avrupa adaleti tarafından, bir defa daha "sen, adaletsizsin" diye damgalandı.
Bu takdirde, tut kelin perçeminden, kelde perçem ne arar, ben o Türk "adalet"ine hálá nasıl güveneyim!
İmdii, malûm mahkeme salonlarımızda "adalet mülkün temelidir" yazıyor!
Dolayısıyla ben de soruyorum ki, o "mülk"ü, yani binaları, yani gecekondudan bozma adliyelerimizi, hálen Şişli'de inşası süren ve Avrupa'nın en büyüğü olacağı söylenen "Adalet Sarayı" mimariyle yenileyince, acaba bu defa aynı "adalet" muhakemesini yenileyecek mi?
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!11 Ekim 2009, 20:52Yazan: Aslı Özbaydeğerli forum üyeleri, burada böyle yazılar yazmak "racona" uyuyor mu bilmiyorum :U ama konuyla ilgilenen iyi kaynaklar olduğunuzu bildiğim için bi gayret yazıyorum: umarım izliyorsunuzdur, 7 haftadan buyana NTV'de "yaşasın mimari" adıyla bir dizi yayınlanıyor. bu diziyi istanbul serbest mimarlar derneği adına hazırlayan ekipteyim... (devamı)
6 Ağustos 2009, 16:15Yazan: RKSIyyyy. Bu yaratıklardan bizde de var birtane. Bunlarda en iyi malzemeler 5.sınıf işçilikle uygulanır. Koridorlarının 1,00m genişliğinde olan bölümleri vardır bunların. Detay problemleri ile doludur bunlar. Özellikle 21.yy Türkiye'sinde hızla çoğalan bu türün Osmanlı, Selçuklu vb. mimariler olduğunu sanan vatandaşlar 'Kimliğimize sahip çıkılıyor' tadındadır... (devamı)
6 Ağustos 2009, 13:49Yazan: Faruk ÖzgökçeBen kullanıcıların bu tür yapılarda olmaktan çok hoşnut olduğunu (birkaç kişiye sormuştum) biliyorum. Konya'dakine benzer bir bina da memleketim olan Sinop-Boyabat ta yapıldığından insanların bu modeller karşısında kendilerini adaletin hakimiyetinde ve geçmişin gölgesinde hissettiklerini biliyorum... (devamı)
6 Ağustos 2009, 10:05Yazan: 312şerrefArkadaşlar kanımca, bizler mimarlar odasını ya da kendimizi bu konularda acımasızca eleştirsek de acaba birazda çuvaldızı bu binaların esas kullanıcılarına batırsak; ülkenin de mesleğe karşı bakış açısını birazcık olsun değiştirebiliriz diye düşünüyorum. Demek istediğim acaba bu ülkenin adalet saraylarının esas kullanıcıları olan savcılar, hakimler, memurlar, avukatlar, katipler... (devamı)
5 Ağustos 2009, 14:21Yazan: Omer YilmazEreğli Adliyesi (Konya) Önünüden araçla geçerken gördüm 3-4 gün önce, fotoğraf bana ait değil, Google Imaj araması ile ulaştım, şurada: Panoramio - Photo of Ereğli Adalet Sarayı Anadolu'nun bu köşesinde de yeni Adliye modellerimizden görmek mümkünmüş. Demek ki bu virüs de okullardaki gibi her yere yayılmış artık... (devamı)
2 Şubat 2009, 18:09Yazan: I L I A SGerçekten bu konuda bir dur diyebilmek lazım. Mimarlar Odasının bu konuda çalışmaları var mıdır yok mudur bilemiyorum. işin aslı şimdi araştıracağım. Ayrıca kamu yapılarının mimari proje yarışması sonucu ile yapılacağına dair bir kanun olduğunu biliyordum ben yoksa yanılıyor muyum? Bu kanunun demek ki açık yerleri mevcut... (devamı)
12 Ocak 2009, 22:14Yazan: AZMİ AÇIKDİLAdalet dağıtan bir kuruluşun binaları da adilane olmuş.
Projeler müsavi.
Ancak, sevimsiz bir mimari, o binalar da işi olmanın sevimsizliği gibi.
Nereden bakarsanız bakın;
İsmiyle,cismiyle, müsellem.
12 Ocak 2009, 10:50Yazan: Burcu KarabasBuyrunuz...
Habere ulaşmak için tıklayın:
Kırşehir'e Adalet Sarayı yapılıyor
8 Kasım 2008, 20:41Yazan: ontAntalya'daki osmanlı özentisi açılalı 1 ayı geçti.
Eski bina ile karşılaştırırsak eskisini tam Adliye sarayı denecek cinsten sert bir yapıya sahip idi.
Eski brütal bina: http://i35.photobucket.com/albums/d158/ont1991/P4270086.jpg
Yeni Osmanlı özentisi: http://i35.photobucket.com/albums/d158/ont1991/P9200029... (devamı)
26 Nisan 2008, 11:21Yazan: mmonerMimarlar;
Konu biraz eski, ama yazmak istedim. Bu "biz böyle beğendik, aynısından istiyoruz" tipi projeler, ülkemizdeki tüm diğer yapılar gibi mimar tarafından değil; imar kuralları, yönetmelikler, mal sahibi ve mütehaitler, mimarlardan kaprisli "bazı" inşaat mühendisleri ve malesef mimarı çizerden ibaret gören yapı-yaşam kültürümüzden kaynaklanıyor... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!







