|
Taşkışla’da Yarışma
Sorunlarına Çözüm Arayışı

24 Şubat 2005 İTÜ Taşkışla Binası, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin (SMD)
düzenlediği “Yapılı Çevrenin Üretiminde Yarışmanın Önemi” başlıklı panele
evsahipliği yaptı.
Anayasa Mahkemesi Binası, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Hizmet Binası projeleri
sergisinin gezilmesinin ardından başlayan panele Serbest Mimarlar Derneği üyesi
Hasan Özbay yöneticilik yaptı.
İSMD
Başkanı Cafer Bozkut’un açılışını yaptığı panele SMD üyesi Mimar Hasan Özbay,
Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Bülent Tarım, İstanbul
Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Hasan Şener, Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Oğuz Özer, İstanbul Serbest
Mimarlar Derneği üyesi Boran Ekinci konuşmacı olarak katıldı.
Panel, mimarlık dünyasının yakın zaman önce kaybettiği İstanbul Teknik
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hülya Yürekli için yapılan saygı duruşunun
ardından başladı.
Yarışmaların kaliteli bina ve çevre elde etmedeki önemini vurgulanan panelde
yarışmalarla kaliteli bir çevre elde etmenin “yasalar” ile sağlanabileceğini,
meslek, yapı, ihale yasası şehircilik ve imar yönetmeliğinde yenilikler
yapılması gerektiğinden bahsedildi.
Mevcut proje elde etme yöntemlerinin mimarlık mesleğindeki şeffaflığı ve
rekabeti getirmediği, yarışmalardaki en önemli sorunun yarışmalar için
hazırlanan şartnamelerin tek tip olması, her yarışmaya özgün olmaması,
yarışmacıyı yönlendirmemesi ve günümüz teknolojisi göz önüne alındığında
içeriğinin ve istenenlerin çok fazla olması olduğunu belirtildi.
Rekabetin kaliteyi artırdığını belirten Oğuz Özer, yarışmaların bir eğitim
süreci olduğunu, sonrasında yapılan kolokyum ve sergilerin tartışma ortamları
yaratarak, mimarlık eğitimi gören öğrencilerin ve genç meslektaşların öğrenme
süreçlerine katkısı olduğunu söyledi.
Konuşmacıların
hemen hepsinin öne çıkardığı bir diğer sorunun da uygulama ve ödüller konusunda
yaşandığını, tam olarak ve zamanında ödenmesi gerektiğini, ve son olarak da
uygulama için seçilen projelerin asıllarına saygı duyularak inşa edilmesi
gerektiği idi.
Hasan Şener’in vurguladığı konular arasında, özendirme ve teşvik konuları yer
alıyordu. Bakanlıkların ve yerel yönetimlerin yarışmalara teşvik konusunda daha
etkin olması gerektiğini önerdi. Yarışmaların arttırılması ve katılımın
yaygınlaştırılması için odalar ve derneklerin rolünden de bahseden Hasan Şener,
konuşmasını Bülent Tarım’a devretti.
Bület Tarım, mimari proje yarışmalarında eğitim sürecinde öğretilenin tersine,
proje alanının kent bütününde düşünülmediğini ve şartnamenin içeriğinin de bu
konuda zayıf olmasının bir sorun olduğunu ve kazanan projenin de, kent dokusuna
uyumlu olmadığını gösteren bir yaklaşım sergiledi.
Hasan Şener son olarak, Türkiye’nin, dünyadaki önemi göz önünde
bulundurulduğunda, Avrupa Birliği Uyum Süreci yaşadığı ve Avrupa ile ilişki
içinde olduğu bu günlerde, yarışmaların uluslararası boyutlarda olması
gerektiğinin altını çizdi.
Yarışmaları, “ iyi yapı elde etme metodu” olarak tanımlayan Boran Ekinci yarışma
türlerinden bahsederek, öğrenci yarışmalarının genç mimar adaylarını teşvik etme
ve mesleğin heyecanını tattırmadaki öneminden bahsetti.
Kaliteli yapı ve çevrenin mimarlık mesleğini yücelttiğini belirten Ekinci,
yarışma kazanmış ve uygulanması beklenen projelerin uygulanmayışının çöküşe
neden olduğu ve yarışmalara güvenin azaldığını belirtti.
İstatistiksel
veriler doğrultusunda konuşan Hasan Özbay’ın söyledikleri ise gerçekten
şaşırtıcı sonuçlardı. Yönetmelikler ve mevzuatın perspektif çizdiğini söyleyen
Hasan Özbay’ın açıkladığı verilere göre, 1989 - 1992 yılları arasında 117
yarışma, 1993 - 2003 yılları arasında 74 yarışma açılmış. Yani 24 yıl boyunca
toplam 191 yarışma açıldığını bu oranın 24 yıl üzerinde hesaplandığında yılda %6
olduğunu, Almaya’da ise yılda 200 – 300 yarışma açıldığını belirtti.
“Yapılı Çevrenin Üretiminde Yarışmanın Önemi” konulu panel, söz alanların
şartname, teşvik, ödemeler, uygulama konularında fikir birliğine varması ile son
buldu.
Arkitera - Müge A.Velioğlu |