|
Yaptığı anıtlar
Manat'ın üstünde
Mimar Erol Tabanca, 12 yıl önce küçük
bir kaldırım işiyle girdiği Türkmenistan'da, Türkmenbaşı'nın çok beğendiği
Tarafsızlık ve Bağımsızlık anıtları dahil pek çok prestij projesine imzasını
attı. Ülkede 300 milyon dolarlık iş yapan Tabanca'nın yaptığı anıtlar Türkmen
parasını süslüyor.
Erol Tabancı'yı iki yıl kadar önce
konfeksiyon sektörünün Londra'da düzenlediği bir fuarı dolaşırken tanıdım. Orada
bulunmasının tek sebebi, sektörden arkadaşlarına verdiği destekti. Çünkü sohbet
ettikçe öğrendim ki aslında kendisi mimardı. İşadamı kimliği de vardı tabii.
Üstelik de bütün işlerini Türkmenistan'da yapıyor, çok da ilginç projelere imza
atıyordu. Tabanca o gün yaptıklarını anlatmak için hiç çaba sarf etmedi. Misafir
Odası'na konuk olmasını ve 12 yıl önce kurduğu Polimeks'i getirdiği noktayı
anlatmasını istedim. Ancak Tabanca 'Şu projeyi de bitireyim, bu projeyi de
bitireyim' derken tam 2 yıl geçti. Erol Tabanca'nın hikayesi tam bir başarı
öyküsü aslında. Uzun yıllar Ankara'da çeşitli şirketlerde mimar olarak
çalışıyor. Önce Vedat Dalokay'ın yanında, sonra Mehmet Nazif Günal'la birlikte,
ardından Nurol İnşaat'ta. Ve sonra başka bir şirkette çalışırken, bir otel
inşaatının teknik koordinatörü olarak Türkmenistan'a gidiyor ve aslında
girişimciliğe giden yola farkında olmadan adım atıyor. Bağımsızlığını yeni
kazanmış ve her şeye ihtiyacı olan bir ülkede bir süre sonra Tabanca ne
yapabilirim diye arayışa giriyor ve küçük bir kaldırım projesinin yapımını
üstlenerek şirketi Polimeks'in temellerini atıyor. 12 yıl önce başlayan
Türkmenistan macerası, Erol Tabanca ve iki yakın dostu Cem Siyahi ve Abdullah
Gözener'le birlikte kurduğu Polimeks'e birbiri ardına ilginç projelerin de
kapısını aralıyor. Türkmenbaşı yapılan her işi beğenince, ülkenin sembolü haline
gelen anıt yapıların hemen hepsi Polimeks imzasını taşıyor. 2 bin 200 çalışana
ulaşan ve bugüne kadar yaklaşık 300 milyon dolarlık iş yapan Erol Tabanca'yı en
çok gururlandıran ise, ülkenin parası manatın üzerinde Polimeks'in yaptığı
Bağımsızlık ve Tarafsızlık anıtlarının fotoğraflarının yer alıyor olması...
-Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'a
gittiğimde ne yöne baksam, sizin yaptığınız anıt binaları görür oldum. Anıt
binalara geçmeden önce, şunu öğrenmek istiyorum. Bu ülkede ilk yaptığınız iş
neydi?
12 yıl önceydi. Ben ne iş yapabilirim diye bakınıyordum ki Sağlık
Bakanlığı'nın çok küçük bir kaldırım yenileme işi vardı. Sadece 30 bin dolarlık
işti ama ben istedim ve projeyi aldım.
-Yaptığınız kaldırımlar çok mu
beğenildi?
O da değil. Bir çarkın dönmesini başlattı. Bir bakanlık binasının
yenilenmesi işi vardı. Onu yaptık, derken bir park işi geldi. Park tabii göz
önündeki bir işti ve beğenildi. Sonra Mari şehrinde bir pazar yeri yaptık.
Cumhurbaşkanı oranın açılışına geldi. Beğenmişti yaptığımız işi. Açılışta, bir
iki yeni projeden söz etti ve bir iki proje hazırlamamı istedi.
-Benim de Türkmenistan'da en çok bu
dikkatimi çekti. Türkmenbaşı yapılan bir işi beğenince, devamını da aynı
işadamına veriyor.
Yapılan işleri beğenince, işler tabii birbirini takip ediyor.
-Bugüne kadar Türkmenistan'da kaç
proje yapmışsınızdır? Önemli projelerden söz eder misiniz, bir de yaptığınız
işlerin parasal hacmi ne olmuştur?
Sanırım 25 projeyi bulduk. Toplamda Türkmenistan'da 12 yılda 300 milyon dolarlık
iş yaptık. Bizim için en önemlisi ülkenin sembolik yapılarının yapılması şansına
sahip olmamızdı. Tarafsızlık Anıtı'nı yaptık örneğin. Biliyorsunuz,
Türkmenistan'ın aynı İsviçre gibi tarafsızlık statüsü var. Bunu sembolize ediyor
bu anıt. Biz bu anıtı yaparken, Türkmenler'in tagan dediği, köylerde yemek
pişirmek için kullanılan, altında da odun yakılan ve tencerenin asıldığı üç
ayaktan esinlendik. Türkmenler'in kültüründeki bir ögeyi kullandık yani. Ülkenin
Bağımsızlık Anıtı'nı da biz yaptık. Türkmen'in tarihinde yaşadıkları obadenilen
çadırlar, aslında yaptığımız anıtta, yuvarlak kubbe şeklinde kendini gösteriyor.
Otantik giyisileri içindeki Türkmen kızlarının başlarındaki şapkaların formunu
da kullandık biz. Tarafsızlık Anıtı uluslararası bir yarışmaydı. Bizim projemiz
yarışmada birinci gelmişti.
-Aşkabat şehri yeni baştan dizayn
ediliyor sanki. Yapılar bana çok görkemli gelmişti...
Güzelliği yaratan talep bence. Cumhurbaşkanı'nın gerçekten hem beklentisi çok
yüksek, hem de hedefleri çok büyük. Aşkabat'ı bir dünya şehri yapmak istiyor.
Neticede, 6 milyonluk bir nüfus, ciddi bir doğalgaz, petrol ve pamuk geliri var
ve ülkenin hemen hemen hiç dış borcu yok. Bütün kazanılan para yatırıma
harcanıyor. Çok kısa bir özet yapsak, biz 1992 yılında gittiğimizde doğru düzgün
bir havalimanı yoktu. Telefonla konuşmak mümkün değildi. Kalacak bir otel yoktu.
Önce havalimanı yapıldı. Telekomünikasyon süratle çözüldü ve oteller yapıldı.
Ardından da fabrikalar yapılmaya başlandı ve bence çok büyük bir şans, neredeyse
bütün fabrikaları Türk işadamları yaptı ve yapıyor.
-Sizi bugünlere getiren Türkmenistan
olmuş diyebilir miyiz?
Sadece beni değil, pek çok Türk şirketini. 1992 yılından 2005'e kadar
baktığınız zaman Türkiye'de ve dışarıda yaşanan krizlerden etkilenmeden
Türkmenistan, kendi parasıyla Türk firmalarına iş yaptırdı. Bence en önemli olan
bu. Samimi söylüyorum, biz bundan gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanı hep 'iki devlet
bir millet' diyor.
-Başka ülkelerde de iş yapıyor
musunuz?
Bizim Türkiye'de de işlerimiz var, devam ediyor. Türkiye'de inşaat sektörü
canlanmaya başladı ve biz de burada iş yapmak istiyoruz. Henüz netleşmiş bir şey
yok ama Eskişehirliyiz biz ve orada bir alışveriş merkezi projesini hayata
geçirmeye çalışıyoruz. İstanbul'da da bir alışveriş merkezi projesi üzerinde
çalışıyoruz. Belediye'nin bazı projelerine de bakıyoruz. Örneğin Çamlıca'da bir
anten kulesi, bazı meydan düzenlemeleri var.
-Boyner ve Sancak Grubu'yla
Moskova'da bir mağaza açtınız. Devamı gelecek mi?
Biz Moskova Boyner Mağazası'nın hem inşaat işlerini yaptık, hem de bir
parçasıyız. Bazı işler var. Henüz olmuş bitmiş olmadığı için, şu an bir şey
söyleyemiyorum.
-Ama eczane zinciri açacağınızı
biliyorum. Üstelik sanırım bir iki tane açılmadı mı?
Evet doğru. Eczane zinciri oluşturacağız. Biz bir şirket kurduk. Polimeks,
Boyner ve Sancak'ın ilk harflerinden oluşan PBS ismini verdik firmaya. Hem
inşaat, hem eczane, hem de mağazacılık işleri yapacağız. İkinci mağza için şu
anda görüşmeler yapıyoruz. Dördüncü eczanemizi açtık. İnşaatla ilgili de somut
henüz biten bir şey yok. Biz iki yıl içinde 100 eczaneye çıkmak istiyoruz
Moskova'da.
-Resim Heykel Müzesi'nin 7 bin
eserini sanal ortama taşımışsınız? Biraz anlatır mısınız?
Sanal müze yaptık. Telaşla iş peşinde koştururken, insanın içindeki sanat, spor,
kültür sevgisi hiçbir zaman azalmıyor. Bakıyorsunuz bunca çaba niye dediğinizde,
biraz da işin dışında, size keyif verecek ve toplum yararına da olacak bir
şeylerle uğraşmak istiyor insan. Ne yapalım diye konuşurken arkadaşlarla,
İstanbul Resim Heykel Müzesi'nin maalesef çok kötü durumda olduğunu gördük. Müze
Müdürü'yle görüştük. Ne yazık ki oradaki sanat eserlerini fiziki şartların
yetersizliğinden gün yüzüne çıkaramıyorlar. Aklımıza bir fikir geldi. Acaba
sanal ortamda herkesin izlemesini başarabilir miyiz dedik ve 7 bin eserin
fotoğrafları çekildi, bilgisayar ortamına kaydedildi ve sanal müze yapıldı. Biz
umduğumuzun çok ötesinde tepkiler aldık. Gücümüzün yettiği oranda yine bu tür
faaliyetlerin arkasında durmak istiyoruz.
Sabah - Şelale Kadak |