
Proje Müellifleri
Derya Ekim Öztepe, Y.Mimar
Ozan Öztepe, Y.Mimar
Yardımcılar
Serhat Keleşoğlu, Mimar
Altuğ Coşkuner, Mimar
Danışmanlar
Kaya Kızılkaya, Peyzaj Mimarı
Metin Sıcakyüz, Elk.Müh.
Feyzi Marzioğlu, İnş.Müh.
Mukadder Gültekin, Mak.Müh.
1.0. Tasarımı Belirleyen Kentsel Dinamikler
Tasarımın biçimlenmesinde üst ölçek kararları belirleyici olmuştur. Bu bağlamda arazinin doğusunda bulunan Cam Piramit ve Antalya Kültür Merkezi’nin bulunduğu yaya aksı park alanına dek uzatılmış ve tasarımın önemli bir verisi haline getirilmiştir. Halen Antalya Müzesi önünde bulunan tramvay hattının son durağı Minicity önüne kadar getirilmiş ve hafif raylı sistem (LRT) ile park alanına toplu taşıma imkanı önerilmiştir. Konyaaltı sahil aksı park alanı ile bir yaya köprüsü vesilesiyle bütünleştirilmiş ve önerilen iskele ile deniz ulaşımı imkanı sağlanmıştır.
Tasarımda park girişleri, işlevlerin yer seçimi, dağılımı ve ilişkileri mevcut kentsel alanlar öngörülen kullanıcı profili düşünülerek oluşturulmuştur. Parkı ziyaret edecek kullanıcı profili olarak üç ana grup belirlenmiştir; Antalya’nın yerli halkı, yurtiçinden gelip Antalya’yı ziyaret eden yerli turistler ile yurtdışından gelen yabancı turistler olarak öngörülmüştür.
Antalya ili halihazırda önemli doğal değeri olan kıyıları ile deniz turizmi için bir çekim noktası oluşturmaktadır. Antalya’ya has kent kimliği, ancak yerel değerlerin ve kente ait özel değerlerin yaşatılması ile sürdürülebilir. Antalya kenti, doğal güzellikleri ve tarihi özelliklerinin bir arada varolmasıyla farklı toplumlardan biraraya gelen insanların kültür alışverişi yaptıkları özel bir coğrafya olarak düşünülmektedir. Kültürel iletişimin bir aracı olarak mimari, önemli bir buluşma noktası olan kent kıyılarındaki potansiyel kullanıcıyı kentin iç dinamiklerine doğru çekerek yeni etkileşim alanları yaratma potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda tasarımda kıyı ile park arasındaki ilişkiye önem gösterilmiştir.
Kıyı alanları, tüm dünya kentlerinde yılın her mevsiminde birinci derece çekim alanlarını tanımlamaktadırlar. Bu anlamda dinamik bir Antalya kenti yaratmak için kent - kıyı ilişkisinin her mevsimde sürekliliği sağlanmalıdır.
Konyaaltı sahil bandına yakınlığı ile Konyaaltı Doğa ve Kültür Parkı, turistler için sunduğu etkinlikler ile bir kültürel enformasyon alanı, rekreasyon işlevleri ile bir dinlenme alanı ve doğa parkuru ile bir doğal gezinti alanıdır.
Kent Parkı, sanat atölyeleri ve çok amaçlı salonu ile bir çok kültürel etkinliğe cevap veren Sanat ve Kültür Evi, bir performans ve gösteri alanı olarak değerlendirilen Amfitiyatro, Türkiye’nin mimari tarihini tanıtan Minicity maket alanı, açık / kapalı sergi alanları ve kent enformasyon birimi ile Kültür Parkı işlevini karşılamaktadır. Alanın Antalya Fuar Alanı ile yakınlığı düşünülerek kentsel dokuda kültürel bir sürekliliği sağlanmıştır.
Çocuk ve gençlerin eğitimine odaklı oyun ve öğrenmeyi birleştiren bir yaklaşımla kurgulanan doğa eğitim mekânları (Doğa Eğitim Evi), zekâ gelişiminde etkili oyun mekânları, fiziksel gelişimlerinde etkili spor mekanları, gezi parkuru, bisiklet ve yürüyüş parkurları ve rekreasyon alanları ile bir Doğa Parkı işlevini karşılamaktadır.
2.0. Mimari
Mimari tasarımda bir “etkinlik aksı” üzerinde yer alan açık, yarı açık ve kapalı mekanlar kurgulanmış, parkın doğası gereği baskın yapı oluşumlarından kaçınılmış ve doğal çevreye entegre olabilen mekansal çözümler geliştirilmiştir. Projenin temel öğesi, yaya gezinti ağını bir üst örtü (yaşam ağı) ile tanımlamak ve aktif kullanımını sağlamaktır.
Yaşam Ağı, parkın üst kot girişini tanımlayarak Minicity’ye doğru kıvrılarak iner, topografyaya uygun yükselip alçalarak biçimlenir. Doğal malzeme olan ahşap bambulardan ve hafif çelik konstrüksyondan tasarlanan bu saçak ağaç gibi “yere kök veren, yukarı doğru dallanan, budaklanan” bir anlamda açımlanan bir strüktürel öğedir.
Saçak altı rüzgarı, yeterli miktarda gölgeyi ve suyun kullanımını barındırarak ortak sosyal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için potansiyel bir yüzey oluşturmaktadır. Bu geçirgen yüzey altında park ziyaretçilerinin gezi rotasında oturup dinlenebilecekleri çay bahçeleri, performans alanları, açık sergi mekanları ve Antalya kültürüne ait özel ürünleri tanıyabilecekleri açık satış üniteleri bulunmaktadır.
3.0. Ulaşım
3.1. Araç Ulaşımı
Yarışma alanı Antalya kent merkezine yakın bir noktada konumlanmaktadır. Araziye hafif raylı sistem, deniz yolu, tursit otobüsü ve ticari araç ile ulaşım öngörülmüştür. Bu bağlamda halen son hattı Antalya Müzesi önünde bulunan tramvay hattı (LRT) Minicity ile Konyaaltı plajı arasında konumlandırılmıştır. Bu sayede kent merkezinden Minicity’e ve parka ulaşım teşvik edilmiştir. Hafif raylı sistemin Mincity’den sonraki ikinci durağı parkın Dumlupınar kapısı önünde konumlandırılmıştır.
Park alanına deniz yolu ile de ulaşım öngörülmüştür. Bu bağlamda arazi oluşturulan bir yaya köprüsü ile Konyaaltı kıyı aksına bağlanmıştır. Bu süreklilik kıyıda tasarlanan bir iskele ile denize dek uzatılmıştır. Gerek özel teknelerin gerekse toplu taşımacılıkta kullanılan motorların bu ulaşım aksını kullanması sağlanmıştır.
Araziye araç ulaşımı Dumlupınar Bulvarı üzerinden sağlanmıştır. Restorant ile Kültür ve Sanat Evi’nin bodrum katında 100 araç kapasiteli bir otopark tasarlanmıştır. Bu otoparkın giriş ve çıkışları Dumlupınar Caddesi üzerinden sağlanmıştır. Minicity’nin güneye bakan tarafındaki açık otopark muhafaza edilmiş, batısında bulunan alan da turist otobüsleri park yeri olarak değerlendirilmiştir. Migros Alışveriş Merkezi otoparkı da potansiyel bir alan olarak kabul edilmiş ve parkın kuzeyinde oluşturulan Migros Kapısı ile bu noktadan da parka ulaşım sağlanmıştır.
3.2. Yaya Ulaşımı
Tasarımda yaya ulaşım kararları kentsel ölçek baz alınarak belirlenmiştir. Arazinin doğusunda bulunan Antalya Kültür Merkezi yaya aksı park ile entegre edilmiş ve kentsel bir bütünlük elde edilmeye çalışılmıştır. Bu aks, park tasarımının biçimlenmesinde etkileyici olmuş ve Dumlupınar Kapısı’nın yerini belirlemiştir. Bu sayede Antalya Kültür Merkezi – Cam Piramit – park arasında bir geçiş sağlanmıştır.
Akdeniz tarafında Konyaaltı sahil şeridi potansiyel bir yaya aksı olarak değerlendirilmiş ve oluşturulan yaya köprüsü ile Minicity’e ve parka bağlanmıştır. Yaya köprüsü aynı zamanda altında bulunan tramvay durağı ile de ilişkilendirilmiştir.
Parkın batısında bulunan konut alanlarından parka önemli sayıda ziyaretçi erişimi olacağı varsayılarak bu noktada Arapsuyu Kapısı konumlandırılmıştır. Bu kapı aynı zamanda bu bölgede ikamet eden genç nüfusun kullanımına yönelik spor alanları ile kuvvetlendirilmiştir.
Kuzey yönünden gelebilecek ziyaretçiler için bu noktada Yüzüncü Yıl Kapısı tasarlanmıştır. Yine bu yönde oldukça işlek durumda bulunan Migros Alışveriş Merkezi’nden parkı ziyaret edecek ziyaretçiler için Doğa Parkuru’nun başlangıcı olan Migros Kapısı konumlandırılmıştır.
3.3. Kapılar
Parka giriş için 5 ayrı noktada kapı konumlandırılmıştır.
- Dumlupınar Kapısı, parkın kuzeyinde bulunan Cam Piramit ve kültür merkezi aksı ile bağlanmıştır.
- Migros Kapısı, doğa parkurunun başlangıcını oluşturmaktadır. Ahşap platformdan oluşan bu parkurda Roma dönemi duvar ve köprü kalıntıları, mağaralar, nişler ve mevcut doğal bitki örtüsü gezilebilcektir.
- Yüzüncü Yıl Kapısı, daha çok parkın kuzeyinde ikamet eden halkın parka ulaşımı için tasarlanmıştır.
- Arapsuyu Kapısı, aynı adlı mahallede ikamet eden halkın parka rahat ulaşımı için tasarlanmıştır. Bu kapıya yakın olarak yerel halkın kullanımına açık spor alanları tanzim edilmiştir.
- Minicity Kapısı, Konyaaltı sahil aksından parka ulaşmak isteyen ziyaretçilere yönelik tasarlanmıştır. Bu aks iskele ve yaya köprüsü ile kuvvetlendirilmiştir.
3.4. Yaya Köprüsü
Parkın Konyaaltı sahil aksı ile direkt yaya bağlantısı Dumlupınar Bulvarı üzerinde tasarlanan yaya köprüsü ile sağlanmıştır. Yaya köprüsü hemen altında bulunan hafif raylı sisteme merdiven ve rampa ile sağlanmıştır. Bu sayede yaya köprüsü ile aynı aks üzerinde bulunan iskele ile de bir ulaşım aksı meydana getirilmiştir.
4.0. İşletme Modeli
Yapıların inşa aşamasından sonraki işletme safhaları tasarım safhasında çözümlenmesi gereken bir konuyu teşkil etmektedir. Minictiy yapısı bu konuda kritik bir örneği oluşturmaktdır. Minicity mimari tasarım kalitesi ile seçkin bir konumda bulunmasına rağmen işletme problemleri sebebiyle randımanlı olarak kullanılamamaktadır. Rasyonel bir işletme modeli oluşturulamaması durumunda Konyaaltı Doğa ve Kültür Parkı için de aynı risk bulunmaktadır. Bu bağlamda tasarım safhasında arazinin gelecekteki işletmesine yönelik bir takım öneriler oluşturulmuş ve tasarım öngörülen 5 giriş kapısı ile mümkün olduğunca esnek bir işletme modeline sahip olması amaçlanmıştır:
- Park alanına hafif raylı sistem, deniz ulaşımı, toplu taşıma araçları ile ulaşım konuları hayati önem arz etmektedir. Tasarım bu bağlamda kentsel ölçekteki ulaşım kararları ile de örtüştürülmelidir.
- Önerilen tasarımda park alanına Minicity dahil 5 ayrı kapıdan giriş öngörülmüştür. Minicty’nin de parkın bir parçası olduğu göz önüne alındığında 5 ayrı kapıdan da sabit bir ücret ödenerek parka giriş yapılabilir.
- 5 giriş kapısından sadece Miniciy kapısı ücretlendirilip diğer 4 kapı ücretsiz geçiş imkanına sahip olabilir.
- 5 giriş kapısından sadece Doğa parkurunun bulunduğu Migros Kapısı ile Yüzüncü Yıl Kapısı ücretlendirilebilir. Böylece özellikle turistlerin ilgisini çeken, içerisinde mağarlar ve tarihi eserler bulunan doğa parkuru ücretlendirilmiş olur.
- 5 giriş kapısı da ücretsiz değerlendirilip park içerisindeki birimler ücretlendirilebilir ve bu yolla gelir temin edilebilir. (Amfitiyatronun ücretlendirilmesi, kapalı otoparkın ücretlendirilmesi, Yaşam Ağı’nda bulunan standların kiralanması vs.)
5.0. Açık Sosyal Mekanlar
Parkta yerel halkın ve yerli / yabancı turistlerin ortak mekanlarda karşılaşmaları üzerine kurgular üretilmiştir. Bu maksatla arazinin Antalya Kültür Merkezi ile Cam Piramit’e yakın olan üst kot alanı kültür meydanı (+20.00 kotu) olarak düzenlenmiştir. Bu aksın devamında bulunan alan (+4.00 kotu) sosyal meydan olarak düşünülmüştür. Bu alan Yaşam Ağı adı verilen yarı açık strüktür ile desteklenmiştir. Yaşam Ağı içerinde çay bahçeleri, kafeler, performans alanları, dinlenme mekanları, açık sergi alanları, turistik eşya satan birimler tasarlanmıştır. Alt kotta bulunan sosyal meydan Minicity maket bahçesi, çocuk oyun parkı ve egzersiz alanı vasıtası ile amfitiyatroya uzanmaktadır. Amfi tiyatronun Altın Portakal Film festivali kapsamında açık hava sineması olarak da kullanılması planlanmaktadır.
Arazinin kuzeyinde bulunan vadi içerisinde tasarlanan yürüme yolu ile doğa parkuru olarak değerlendirilmiştir.
Parkın batısında biri engellilere yönelik iki basketbol sahası ile bir tenis sahası konumlandırılmıştır.
6.0. Kapalı Mekanlar
Fonksiyonel dağılımı gerçekleştirmek maksadıyla arazide üç farklı alanda yapı tasarlanmıştır. Yapıların konumlandırılmasında mevcut yeşil dokuya en az müdahale etme düşüncesi ön planda tutulmuştur. Bu doğrultuda arazinin orta bölümünde bulunan yoğun yeşil dokuya dokunulmamış ve yapıların mevcut topoğrafyanın bir devamı olarak algılanması amaçlanmıştır. Tüm yapılar çim bahçeleri ile örtülmüştür. Parkın kuzeydoğusunda 250 kişilik restorant ile Kültür ve Sanat Evi tasarlanmıştır. Kültür ve Sanat Evi dahilinde 390 kişilik çok amaçlı salon tasarlanmıştır. Parkın orta noktasında Doğa Eğitim Evi konumlandırılmıştır. Bu yapının hemen kuzeyinde bulunan yamaçta çocuklara yönelik uygulama bahçeleri yerleştirilmiştir. Parkın batı yamacında Engelli Eğitim Merkezi tasarlanmıştır.
Yarışma alanının hemen doğusunda bulunan Aqualand’e istinaden park alanı içerisinde öneri ihtiyaç programında belirtilen akvaryum yapısı işletme güçlüğü de gözönünde bulundurularak program dışı bırakılmıştır.
7.0. Fonksiyonlar
Park tasarımında genel olarak şu fonksiyonlar önerilmiştir:
- Kültür: Kültür ve Sanat Evi
- Eğlence: Amfitiyatro
- Spor: Basketol ve tenis sahası, bisiklet parkuru
- Yeme – içme: Restorant, kafeler, çay bahçeleri
- Alışveriş: Tursitik eşya satıcıları, elişi satış standları
- Dinlenme: Gezi parkuru
- Turizm: Minicity, turistik eşya satıcıları
- Eğitim: Doğa Eğitim Evi
8.0. Mekanlar
8.1. Kültür ve Sanat Evi
390 Kişilik Çok Amaçlı Salon
Dans Salonu
Müzik Atölyesi
Resim Atölyesi
Oyun Atölyesi
Ahşap Atölyesi
Heykel Atölyesi
Park Yönetimi
WC
8.2. Restoran
250 Kişilik Restoran
Seyir Terası
Mutfak
Personel Odaları
WC
100 Araçlık Kapalı Otopark
8.3. Yaşam Ağı
Çay Bahçeleri
Kafeler
Açık Satış Üniteleri
Açık Sergileme Mekanı
Dinlenme Mekanları
Performans Alanı
8.4. Doğa Eğitim Evi
Seminer Odaları
Doğal ve Ekolojik Ürün Satış Birimleri
Kent Enformasyon Birimi
WC
İlköğretim Öğrencileri için Eğitim Amaçlı Uygulama Bahçeleri.
Okul Öncesi Eğitim Amaçlı Çocuk Oyun Bahçeleri
8.5. Engelli Eğitim Merkezi
Açık Spor Alanları
Açık Egzersiz Alanı
Masa Tenisi
Satranç
Bilgisayar Odası
Seminer Odası
Kafeterya
Soyunma - Duş
WC
8.6. Amfitiyatro
Açık Sinema
Çeşitli Gösteri ve Konserler
Kafeterya
WC
8.7. Minicity
Satış
Seminer
Restoran
8.8. Gezi Parkuru
Doğal ve Kültürel Sit Alanı
Seyir Terasları
Yürüme Platformları
Çay Bahçeleri
9.0. Malzeme
Park tasarımı dahilinde yeni tasarlanan her üç yapı da kısmen toprak altında bulunmaktadır. Bu yapıların görünen yüzeylerinde ultraviyole özellikte (low-e) temperli + lamine cam ve alüminyum doğrama kullanılmıştır. Toprağa temas eden yüzeylerde ve çatıda brüt beton önerilmiştir. Yapıların sirkülasyon mekanlarında kaymaz granit seramik, tavanlarda perfore metal asma tavan malzemesi önerilmiştir.
10.0. İklim
Antalya, Akdeniz iklimi özelliği göstermektedir. Şehirde yıllık sıcaklık ortalaması 18.7 0C’dir. Bölgede hakim rüzgar yönü kuzey / kuzeybatıdır. Bu veriler dahilinde günümüz mimarlığının temel gündem maddelerinden biri olan sürdürülebilirlik kavramı bağlamında mevcut iklim şartlarından maksimum derecede faydalanılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede Kültür ve Sanat Evi’nin çatı kotunda fotovoltaik panelleri ve güneş kollektörleri konumlandırılmıştır. Yapı içerisinde maksimum derecede doğal havalandırma sağlanması amaçlanmıştır. Hakim rüzgar yönü baz alınarak yapının uzunlamasına her iki cephesinde de manuel kontrollü havalandırma menfezleri (dış cephelerde) detaylandırılmıştır.
11.0. Sürdürülebilirlik Kavramı ve Ekolojik Mimarlık Düşüncesi
11.1. Ekolojik Mimarlık Düşüncesi
Özellikle son 25 yıl içerisinde önemli derecede göç alan Antalya ili Türkiye’nin bir çok ilinde olduğu gibi yoğun çevre sorunları ile karşı karşıya durumdadır. Çevresel bu sorunların başlıca kaynağı ilin hızlı bir şeklilde turizm merkezi haline gelmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda tasarlanan yapının Antalya ili dahilinde çevreye ekolojik açıdan örnek olması amaçlanmıştır.
Uzun vadeli planların yapılmadığı, ilk yapım maliyetinin sürekli düşük seviyede tutulmaya çalışılan ülkemizde ekolojik tasarım düşüncesi henüz uygulamalara yeterince yansımamış durumdadır. Bu bağlamda park dahilinde önerilen yapıların ilk yapım maliyeti nisbeten yüksek, uzun vadeli kullanım maliyeti ise düşük bütçelidir. Genel itibariyle gereksinim duyduğu enerjiyi ve önemli diğer ihtiyaçları kendi bünyesinde üreten yapılara ulaşmak hedeflenmiştir.
11.2. Fotovoltaik Enerji Kullanımı
Yapıların enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün Kültür ve Sanat Evi’nin çatısında konumlandırılan fotovoltaik güneş panelleri tarafından karşılanması öngörülmüştür. Bu panellerin aynı zamanda yaya yolunun gölgelendirilmesine de yardımcı olacağı düşünülmüştür.
11.3. Sıcak Su Temini
Yapının ihtiyaç duyduğu sıcak suyun yine çatı üzerinde, fotovoltaik güneş panellerinin yanında konumlandırılan güneş kollektörlerinden temin edilmesi öngörülmüştür. Bu paneller gölgelendirme elemanı olarak da kullanılacaktır. Antalya dahilinde bir çok yerleşim biriminde halen bu sistem yaygın olarak kullanılmaktadır.
11.4. Pis Su Arıtılması
Kullanım sonucu ortaya çıkacak pis suyun yeterli bölümünün arıtılarak yeniden kullanımı önerilmiştir. Arıtılacak pis suyun bir bölümü klorlanarak üst meydanda bulunan havuzda, bir bölümü ise park sulamasında kullanılacaktır.
11.5. Doğal Havalandırma
Hakim rüzgar olarak belirtilen kuzey / kuzeybatı rüzgarı, yaz ve bahar mevsimleri için doğal havalandırmanın sağlanmasında değerlendirilmiştir. Yapıların cephelerinde manuel olarak açılabilen menfezler yerleştirilmiştir. Doğal hava sirkülasyonu çatıda bulunan ışıklıklardaki pencereler ile yaratılacak basınç farklılığı ile sağlanacaktır (Kültür ve Sanat Evi).
11.6. Kullanım Suyu Temini
Yapıda kullanılacak temiz suyun arazide açılacak artezyen kuyuları vasıtasıyla temin edilmesi düşünülmüştür. Bu çerçevede temin edilecek su arıtılıp yapı içi kullanımına sunulacaktır.
12.0. Peyzaj Kararları
12.1. Dumlupınar Kapısı
Dumlupınar Kapısı parkın önemli giriş noktalarından biri olması sebebiyle peyzaj açısından özel olarak ele alınmıştır. Bu noktada mavi çim ve bu renkte bitkiler uygulanması kararlaştırılmıştır. Mavi renk ile Akdeniz’e göndermede bulunulmaktadır. Bu bağlamda kapı çevresinde Agave parryi var truncata, Bismarckia nobilis (mavi renkte), Brahea armata, Butia capitata, Chamaerops humilis “cerifera”, Cupressus arizonica fastigiata aurea topiary, Nannorrhops ritchiana (mavi renkte), Trithrinax campestris ve Yucca rostrata kullanılacaktır. Bu bitkilendirme ile mavi ile yeşil tonlar arasında bir geçiş sağlanması planlanmaktadır. Mavi çim belli aralıklarda kullanılacak ve aralarında dolomit tamburlanmış taş uygulanacaktır. Ayrıca mavi tonlu bitkilerin arasında begonvil ve Chorisia speciosa gibi yeşil bitkiler serpiştirilecektir.
12.2. Çocuk Oyun Alani
Çocuk oyun alanı zemini tartan zemin yapılacaktır. Bu bölgede sıkça tijli begonvil kullanılacaktır. Begonviller boylandırılmamış top çalı formda uygulanacaktır. Ayrıca yaz mevsiminde gölge yapan Albizia ve Phoenix robelenii çocuk oyun alanı için önerilmektedir.
12.3. Amfitiyatronun Bulunduğu Alan
Minicity arazisi dahilinde kalan ve projesi değiştirilmeyen amfitiyatronun kuzey yönüne bakan beden duvarı bulunmaktadır. Bu alan bir sıra aşılı kalem selvi (Cupressus sempervirens ‘stricta' ) ile geçilecektir.
12.4. Seyir Terasının Bulunduğu En Üst Kottaki Bölge
Yüksek kotta bulunan bu alanda arazideki eğime paralel olarak bitki kullanılması önerilmektedir. Deniz manzarası olan kısımlarda manzarayı kesmeyen ve çok yoğun taç yapmayan bitkiler kullanılacaktır. Tek sıra Phoenix robelenii bu alan için de önerilmektedir. Robelenii’ye alternatif olarak zakkum da bu bölge bitkilendirmesi için uygun olacaktır.
12.5. Tampon Yeşil Alan
Bu bölge Hillside Su Hotel’e bakan alanı betimlemektedir. Dumlupınar Bulvarı’nın gürültüsünün gerçekleştirilecek bitkilendirme ile engellenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda bulvara paralel olarak sık dallanan Ficus nitida önerilmektedir.
12.6. Yaşam Ağı
Hafif çelik konstrüksyondan inşa edilecek olan yaşam ağının üzerine kimi kısımlarda sarmaşık ve farklı renkte begonvil uygulanacaktır.
12.7. Doğa Parkuru
Doğa parkurunda ahşap yürüme platformu bulunmaktadır. Küçük bir vadi niteliğinde bulunan bu bölgede özgün bir flora bulunmaktadır. Bu bakımdan doğa parkurunda mevcut bitkilerin ihya edilmesinin dışında yeni bir dikim yapılması önerilmemektedir.
12.8. Çim Çatı
Parkta bulunan üç farklı yapının çatısı çim ile kaplı durumdadır. Bu çatılarda toprak derinliği yaklaşık 40 cm mertebesinde tutulacaktır. Ayrıca köklü bitki ve agaç dikilmesi durumunda zemin noktasal olarak yükseltilecektir.
12.9. Minicity Maket Bahçesi
Minicity maket bahçesi halihazırda bakımlı ve sağlıklı bir bitkilendirmeye sahip olmasından dolayı aynı şekilde korunacaktır.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Konyaaltı Doğa ve Kültür Parkı Alanı Mimari ve Çevre Düzenleme Proje Yarışması
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamış
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





