Geçen ayın ortalarına doğru Karaşi’deydim. Pakistan Mimarlar Odası çağırmıştı... Kendilerince önemli buldukları kimi mimarlardan işlerini, yapıtlarını anlatmalarını istemişlerdi.
Böyle toplantılar bir özetleme oluyor. Hem kendinize kendinizi özetliyorsunuz hem de başkalarının özetlemeleriyle genel üzerine bilgileniyorsunuz.
Dışarıda büyük, temel sorunların içinde yüzen bir toplum... Bu toplumun orta yerinde mimarların biçim tartışmaları...
Ne düşünürsünüz?
Son dönemde mimarların, toplumun ağır basan sorunlarına eğilemediklerini düşünmez misiniz?
Anamalcıların, varlıklarını daha da artırmak için yatırımları uyarında, verdiği işlerden başka yapacak bir şeyleri yok sanki mimarların...
Sosyal olmaktan çıkardıkları devletin mallarını yiyebilmek için özel kesime aktaran bu anamal düzeninde bundan başka bir sonuç beklenebilir mi? Anamalcıların sömürüyü tüm yeryüzüne yayabilmek için küreselleşmelerine karşın, sosyal devlet yanlıları durmadan parçalanıp,küçülürlerse olacağı bu değil mi?
Böyle bir dünyanın mimarları elbette moda terzilerine dönüşeceklerdir.
Anamalın gösterdiği,istediği alanda, kendi çıkarına göre verdiği işlerde çalışacaklar, bir anlamda (haydi daha ağırını söylemeyeyim) “hizmet eri” olmaktan öteye gidemeyeceklerdir.
İçlerinden kimileri moda terzisi derecesine yükseltilirse de, istenen kesime, biçime göre mimarlık yapmaktan başka yolları yoktur. Sürekli yeni moda yaratmaya çabalayacaklardır. Sürekli yarışarak... Kimileri çabucak eskiyecek... Kimileri de, içleri boşalıp tükeninceye dek çırpınacaklardır.
Ana özeklerin dışındakiler de kopyacılıktan başka bir şey yapamayacaklardır. Çünkü onların iş verenleri de özeklerdeki ağa babalarını kopya etmektedirler.
Yeni yetişen mimarlar, genç kuşak ne yapacak?
Zorunlu mu böyle olması?
Bence hiç değil!
Yeter ki bu durumu görenler, gerçek sorunlarımız çevresinde kümelenip, birbirlerine omuz vermeyi becerebilsinler.
Anadolu insanı bunu bekliyor!





