Köşe Yazısı

“Pazarlamanın Kendisi Postmoderndir”*

Yazan: Candan Çınar Tarih: 22 Şubat 2007

Konut ve konut gruplarının çeşitli medyalarda tüketicisi ile daha doğrusu müşterisi ile nasıl tanıştırıldığı, postmodern pazarlama tekniklerinin nasıl kullanıldığı ve daha da öteye giderek konutun ve konut alanlarının hem bir ürün markası hem de bir hizmet markası olup olamayacağı son zamanlarda ilgi çeken konular olarak gündemdeki yerlerini almaktadırlar.

Pazarlama en genel anlamı ile piyasada malların dolaşım hareketini ayarlayan temel organizasyon olarak ele alınır. Pazarlamanın en önemli stratejisi olarak görülen marka ve markalamanın bir mal veya bir hizmet için vazgeçilemez olması durumunu, konut ve konut alanları odaklı olarak konutun bir ürün markası ve/veya bir hizmet markası olup olamayacağı tartışmalarıyla ilişkilendirmek mümkündür. Bu bağlamda konutun ve konut alanlarının ve hatta konut yatırımcılarının marka ve/veya markalaşma dönemine girip girmediklerini, İstanbul konut piyasasının medyada yeralan konut reklamları üzerinden görebilir, yorumlayabiliriz.

Postmodern pazarlamanın stratejilerini anlamaya çalışılırken karşımıza iki önemli kavram çıkar; üretim ve tüketim. Üretim ve tüketim modern toplumda insan yaşamını şekillendiren en önemli iki eylemdir. Üretimin her anında tüketilen bir şeyler vardır, her bir tüketimle de yaratılan ve üretilen bir şeyler tabii ki. (F.Fırat,1999) Üretimin amacı insana daha iyi yaşam koşulları sağlamak olarak belirtilir, bunun yolu da üretimdeki çeşidi ve miktarı arttırmak olarak açıklanır. Bugün bu iyi yaşam koşulları elde etmenin geldiği boyut; insan yaşamının, üretilmiş her türlü mal ve hizmetin kar elde edilebilirliğine, ekonomik etkinliğine köle haline gelmesi olmuştur. Bunu desteklercesine tüketim de metaforik olarak tüberküloz hastalığına benzetilir; insandan insana geçen bir hastalık olarak. (F.Fırat,1999) Dolayısıyla insan da her türlü ihtiyacını karşılamakta piyasaya bağımlı hale gelmiştir.

Tüketimin insan yaşamını belirleyen temel bir eylem olması 1950’lerden sonraya denk gelir. 1980’lerde ise tüketimin geldiği boyut 1950’lerdekilerden farklıdır. Bununla beraber bu yazının da önemli bir yere koyduğu “pazarlamanın kendisi postmoderndir”* söylemi postmodern sürecin başlangıcına ilişkin bir ipucu da vermektedir. Dolayısıyla “pazarlama” eyleminin postmodern sürecin başlaması ile ilişkisini kurmak bu anlamda imkansız değildir. Pazarlama kavramının etkinliği üç dönemde belirtilmektedir: birinci dönem “ürün odaklı” pazarlama anlayışı 1900’lü yılların başından 1930’lara kadar süren bir dönemi içerir ve odak noktası ürün ve dolayısıyla üretmek üzerinedir. Ürünün farklılığı, tüketici grupları da sosyo-ekonomik kategorilere bölmektedir, belirli tüketim mallarının bu gruplara daha kesin şekilde ulaşması pazarlamanın da asıl hedefidir. “Satış odaklı” pazarlama 1930’lardan başlayıp 1950’lere kadar süren dönemi içermektedir. Modern pazarlamacılık, sosyo-ekonomik grupların tanımlanmasından çok “yeni” yaşam tarzı ve yaşam evresi kategorilerinin ve paylaşılan ilgi ve zevk kaynaklarına doğru yön değiştirmektedir. Üçüncü dönem, 1950’den günümüze, “pazar odaklılık”, “tüketici odaklılık” olarak adlandırılan dönem. Pazarın “nesnel” bir açıdan değil de, tüketicinin bakışı açısından da değerlendirilmesi yönünde önemli bir gelişme katettiği dönemdir. Tüketici artık, tüketim ideolojisinin pasif bir kurbanı olarak düşünülmek yerine, üretilen malların seçimi ve kullanılmasında, nasıl davranacağı önceden kestirilemeyen önemli bir karar verici güç olarak görülmeye başlanmıştır. (P. Willis, 1990) Üçüncü dönemde üç önemli konunun birbiri ile ilişkisi postmodernizmin pazarlama ile ilişkisini de ortaya koymaktadır; imajlara ve işaretlere dayalı küresel ekonomi, üretim ve tüketimin esnek yapısı ve bilgi kapitalizminin gelişmesi. (Y.Odabaşı, 2004)

Pazarlamanın postmodern değişimde itici motor güç olduğu öne sürülmekte ve pazarlama etkinliklerinin büyük bir kısmının postmodern göstergelere dayandırılarak ifade edildiği belirtilmektedir. Peki nedir bu postmodern göstergeler. (Y.Odabaşı, 2004);
En önemlilerinden birisi “bireycilik”tir. “Postmodern bireycilik” te, bireyin kendi farklılığını göstermesi, varoluşunu yaratabilmesi ve yansıtabilmesi olanağının olduğu belirtilir (Y.Odabaşı, 2004). Bundan dolayı farklılığın ve çeşitliliğin vurgulanıp, benimsenmesi önemlidir. Bireycilik toplumsal yapıda önemli bir dönüşüme neden olmuştur; modernizmin ortaya koyduğu “sosyal sınıflar”ın yerini ortak ilgi ve yaşam tarzları olan gruplar, cemaatler almıştır. Bu dönüşümün oluşmasında etkin olan ise kitlesel iletişimin gücünün inanılmaz artışıdır. Özellikle televizyonun icadı bu değişimin sürükleyicisi olmuştur.

İletişim teknolojisi ve dolayısıyla “medya” postmodern göstergelerin ikincisidir. Medyayı tüketim ile birlikte anlamak postmodernizmi de anlamak anlamına gelmektedir. Birbirlerinden asla ayrı olamazlar ve öyle ki varlıklarını birlikteliklerine borçlu hale gelmişlerdir. Bu kuvvetli birliktelik farklı gruplara ait farklı tarzları, biçimleri ve stilleri birbirine karıştırmaya ve dolayısıyla da toplumdaki sosyal hiyerarşide de geçişkenliklerin mümkün olmasına neden olmuştur.

“Tüketici” ile beraber “müşteri” de göstergenin üçüncü kavramı olarak ele alınabilir. Tüketici; günlük mutluluk peşinde koşan, anında tatmin isteyen, ihtiyacının tatminini ertelemeyen, gelecek için bugünü feda etmeyen, geçmiş ve geleceği içerecek biçimde denemeyi büyük bir arzuyla isteyen, içerik yerine biçime daha fazla ilgi duyabilen birey olarak tarif edilmektedir.(Y.Odabaşı, 2004) Postmodernizmi modernizmden ayıran özellikler sıralanırken, tüketicinin pasif konumdan çıkartılıp, aktif konuma getirilmesi de belirtilir. Bu durum postmodern tüketicinin özelliklerinin de farklılığını da vurgulamaktadır. Postmodern tüketicinin temel farklılığı, sembolleri ve imajları hem tüketen hem de üreten aktif durumudur.(Y. Odabaşı, 2004) Postmodern tüketicinin genel özellikleri alışverişçi, seçici, iletişimci, karakter keşfedicisi, haz arayıcısı, isyankar, mağdur, eylemci, yurttaş olması olarak sıralanır.

Tüketici ürün ve hizmet tercihlerini sembollerin ve göstergelerin değerlerine bakarak yapmaktadır. Tüketicinin bu tavrı ürünlerin ve hizmetlerin taşıdıkları sembol değerlerini dolayısıyla da markalarının taşıdıkları anlamları önemli hale getirmektedir.

Sembol ve gösterge değerlerinin yaratılmasında en önemli araçlardan biri medya ve dolayısıyla reklamlardır. Reklamlar, kültürel anlamların yaratılması, bunların markalara aktarılması ve markaların da kimliğin, benliğin yaratılması ve sürdürülmesinde sembolik kaynaklar olarak kullanılmasında da önemli bir role sahiptir. Tüketimin oluşabilmesi için, pazarlama ve reklamların, tüketicinin arzularına seslenmesi şarttır.

Postmodern dünya görsel kültürün egemen olduğu bir dünyadır ve bu dünyada tüketim imajları, paketlenip piyasada tüketiciye sunulmaktadır. Görselliğin; imge, sembol ve göstergelerin bu kadar önemli ve baskın olması, ürün ve hizmetlerin içerik değerlerinin kaybolmasına, görüntü ve görünüşün önemli olmasına neden olmaktadır. Önce imajlar üretilip, sonra bunları temsil edebilen ürünlerin oluşturulması söz konusudur. Kısaca, piyasada artık geçerli olan ürünleri temsil eden imajlar değil, imajları temsil edebilen ürünlerdir. Pazarlamanın esası da bu imajları ve modayı oluşturmak, tüketim ve tüketici için her duruma göre farklı ürün ve farklı imajlar yaratılabilmektir.

Bu bağlamda İstanbul konut piyasasına, medyanın reklam dünyasında yer alan çeşitli firmalar ve bunların ürünlerinin yaratmaya çalıştığı yeni imajlarıyla bakmak iyi olacaktır. Ürünler yani konut projelerinin taşıdığı isimler, reklamlarda kullandıkları sloganlar ve yaratmaya çalıştıkları imajlar, gerçekleştirilen projelerle ne kadar örtüşüp/örtüşmediği açıkça anlaşılmaktadır. ......

SİNPAŞ SEALYBRIA İSTANBUL
Slogan;
“Salma Hayek Formula 1’den sonra ne yaptı?”
“Bir dünya projesi Sealybria…”
Sealybria’nın çekim merkezi Funtastic Club
beach, binicilik, mini golf, tenis, basketbol, voleybol, engelli jogging, çim terasta yoga, seyir ve güneşlenme terasları, bisiklet, paintball, deniz manzaralı fitness, tören salonu/restoran, bilardo, ping pong, sağlık bar, parti terası, sessizlik terası.

SİNPAŞ AVANGARDEN
Slogan;
“Yalınızı nasıl alırdınız?” (Böyle bir soru ancak Avangarden’da sorulabilir, çünkü Avangarden Loft Slogan; Yalıları’nda iç mimari sizin isteğinize göre tasarlanır.)
En Avrupai İstanbul!
London Eye Restaurant-Cafe, Aclub, Adrenalin Campus, Techno-Comfort, kişiye özel 66 yüzme havuzu
...Siz de “A Kalite Yaşam Pasaportu”nuzu alın...


UPHILL COURT BAHÇEŞEHİR
Slogan; “Evinizi çabuk tutun”
Bahçeşehir’in yükselen değeri Uphill Court Bahçeşehir’in ayrıcalıklı ve seçkin dünyasında yerinizi almak için evinizi çabuk tutun!
...17 adet havuz, tropikal peyzaj mimarisi, 7/24 bina ve çevre güvenliği, site içinde özel kreş, özel okul ve kültür merkezi,.. Iris ve Ricchetti Seramikleri, Gaggenau ve Franke ankastre cihazları, Kone asansör, İtalyan Errebi mutfak,..

UPHILL TOWERS RESIDENCE
Slogan;
“Hadi, yükselin!”
Yüksek standart!
Yüksek zeka!
Yüksek kültür!
Yüksek teknoloji!
Yükseklerde yaşamak...


INCITY İSTANBUL/APARTMENTS/LOFTS
Slogan; “ayrımenkul!”
Incity diğer gayrimenkullerden ayrıdır...
Loft daire ayrıcalığı,
Japon Bahçesi,
In Theraphy
Maisonette
Değerine değer katan yatırım
Kusursuz tasarım.


LİDYAFLATS
Slogan;
“Kat kat mutluluk: LidyaFlats”
Türkiye’nin ilk butik konut projesi
LidyaFlats Türkiye’nin Ağa Han ödüllü ünlü mimarı Han Tümertekin’in projesidir.
Kat kat çevreci!
Kat kat değerli!
Kat kat konforlu!
Kat kat teknolojik!
LidyaFlats, cebinizdeki paranın satın alabileceği en yüksek gayrimenkul değerine sahip, iyi düşünülmüş, iyi planlanmış kentsel bir konut projesidir.

STARGATE BAYTUR
Slogan;
“Stargate sakinlerinin şifresi (%30 tenis + %25 yelken + %20 binicilik + %10 golf + %10 kayak + %5 yüzme)”
Seçkin hedef kitlesinin belirlediği bir kültür atmosferi sunan Stargate,
Güven, kalite, lüks, konfor ve elit kavramlarını yeniden tanımlayan bir yaşam alanı sunuyor...

ELİT RESIDENCE
Slogan
; “Elit Residence’da hayatınızı yaşayacaksınız; isterseniz havuz, squash, teniste isterseniz bahçede. Elit Residence’da işi akışına bırakacaksınız; uçak rezervasyonu, yemek siparişi, çocuğunuzun bakımı. Elit Residence’daki yaşamınız her yönüyle garanti altında olacak.”

ESTON ARDIÇLI GÖL EVLERİ
Slogan; “Yeni bir ev değil, yeni bir yaşam”

İSTANBUL İSTANBUL
Slogan; “İstanbul İstanbul Projesi, her yıl Mart ayında Fransa’nın Cannes şehrinde yapılan ve dünyanın en önemli gayrimenkul yarışması olarak kabul edilen MIPIM Awards 2002’de gayrimenkul sektörünün Oscar’ı sayılan ödülü Türkiye’ye kazandırmıştır.”

KANYON
Slogan; “Şıklığın fonksiyonel, modernliğin doğal, zenginliğin sade, güzelliğin alçak gönüllü hali… Kanyon!”
Kanyon projesi Levent’te yükseliyor. Dünyaca ünlü mühendislik ve mimarlık firmaları ile işbirliği. En kötü deprem senaryoları dikkate alındı. İstanbul metrosuna doğrudan bağlantı
İstanbul’un merkezinde bahçeli, teraslı ve balkonlu evler.

OPTİMUM EVLERİ
Slogan; “Türkiye'nin en iyi planlanmış evleri”

ÖMERLİ PARK VİLLALARI
Slogan; “Geçmiş ve gelecek arasındaki dengeyi, kültürün önemli bir parçası ve göstergesi olan mimaride de kurabilmek... İstanbul'daki 34 aileyi, "İstanbullu" gibi yaşatabilmek.”

*(en önemli savunucuları A.F. Fırat ve A. Venkatesh)

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Kaynakça
Bocock, R. (1997)
Tüketim, Dost Kitabevi
Fırat, A.F. (1999) Rethinking Consumption, Consumption Markets and Culture Volume 3, Number 4, 283-376
Odabaşı, Y. (2004) Postmodern Pazarlama – Tüketim ve Tüketici, Mediacat
Willis, P. (1990) Common Culture, Milton Keynes: Open University Press

Yazara Görüşlerinizi Bildirmek İçin
Buraya yazacağınız görüşleriniz, Arkitera Forum bölümüne yansımayacak, sadece yazara ulaşacaktır. * İşaretli alanlar mutlaka doldurmanız gereken alanları belirtmektedir.
Sizin:
Adınız, Soyadınız *
E-Posta Adresiniz *
Mesleğiniz *
Telefon Numaranız Adres seçimi:
Adresiniz
Mesajınız:

ÝPUCU: küçük harf "x", küçük harf "f", büyük harf "X", küçük harf "n", sayý yedi, küçük harf "u"

Lütfen sol imajdaki resimde görülen dizgiyi yandaki kutucuğa giriniz.
Köşe Yazısı Arşivi
Dönem içindeki köşe yazarlarının listesi aşağıdadır. Yazısını okumak istediğiniz yazarı listeden seçiniz. Bütün yazarların listesini görmek için buraya tıklayınız