Köşe Yazısı

Tokyo’da Bir Kentsel Yerleşme Örneği: Odaiba

Yazan: Satoshi Kawamoto Tarih: 21 Haziran 2007
Modern mimarlığı sevenler için, Tokyo’nun dünyadaki en çekici şehirlerden biri olduğu şüphesizdir. Birçok mimara faaliyet gösterme fırsatı sağlayan Tokyo’ya, futuristik mimari örneklerini görmek üzere ülke dışından pek çok turist gelir.

Diğer taraftan Tokyo tamamen “yeni” bir şehir de değildir. Tabi ki, 8. yüzyılda kurulmuş Japonya’nın eski başkenti Kyoto, ya da İstanbul gibi şehirlerin uzun tarihi ile Tokyo’un tarihi geçmişi karşılaştırılamaz, fakat Tokugawa krallığı tarafından kurulmuş Tokyo’nun da 400 yıllık bir geçmişi vardır. Tarihi boyunca yangınlar, depremler ve 2. Dünya Savaşı’ndaki bombalamalardan dolayı, ayakta kalan eski bina sayısı azaldığı halde, kentsel doku bütününde eskinin izleri hala mevcuttur. Avrupa’nın çeşitli kuralları çerçevesinde oluşmuş geleneksel kentlerinde hiç bulunmayan, ilk bakışta düzensiz gibi gözüken şehir dokusunun arasına sıkışmış tarihi kentsel doku ve yapılar, Tokyo’nun kendine has çekiciliğidir.


Fuji Television Binası

Tokyo Körfezi’nin kuzeyinde deniz doldurularak 1980’lerde yapılan yapay ada “Odaiba”, bu şehrin ultra-modern özelliğinin göstergesidir. Burada inşa edilmiş büyük yapıların arasında, savaş sonrası Japonya’nın mimarlığına liderlik yapmış mimar Kenzo Tange’nin planladığı Fuji Television Binası ve Tokyo Uluslararası Sergi Merkezi gibi sembolik ve ünlü yapılar da vardır. Odaiba, Tokyo’daki en ilgi çeken mekanlardan biridir.


Tokyo

F. L. Wright ya da Le Corbusier gibi modern mimarların hayalini kurduğu “New Town” ile anakara arasındaki bağlantı, Odaiba ve Tokyo arasında monorail ile sağlanmaktadır. Tokyo İstasyonu'nun biraz güneyindeki Shinbashi İstasyonu’ndan monorail’e bindiğinizde, bir lunapark treni gibi gökdelenler ve “highway”ler arasından geçerken, Odaiba’yı Tokyo’ya bağlayan “Rainbow Bridge”in ve Odaiba’nın görkemli manzarası göz alır. Monorail, Rainbow Bridge ve Odaiba modern şehir Tokyo’nun temsilcisidir.


Rainbow Bridge

Ancak adaya adım attığınızda o etki azalmaya başlamaktadır. Geniş bulvarlar boyunca yükselen ve insan ölçeğini aşan yoğun yapılar rahatsız edici bir görüntü sergilemekte, “şehirlilik” bilinci ise azalmaktadır. Çünkü insanlar buraya monorail ile gelmekte, devasa alışveriş mekanlarının içinde kaybolmakta veya kafalarına göre orada burada gezinmektedirler. Odaiba’nın şehirsel gelişim planında belirgin bir hata görülmektedir.


Odaiba

Başlangıçta Odaiba, içerisinde yaşama, çalışma ve eğlence fonksiyonları bulunan bir altmerkez olarak planlanmıştır. Ancak, eğlence aktiviteleri ve gezi mekanları yaygınlaşmış ve adada baskın hale gelmiştir. Bu da yaşama mekanlarının yavaş yavaş azalmasına neden olmuştur. Odaiba’nın eğlence aktivitelerinin sembolü “Venus Fort” isimli alışveriş merkezidir. Her ne kadar yapının dış mekanı yoğun düz bir kütle şeklindeyse de, iç mekanda insanlar, kitsch pseudo-İtalyan stili alışveriş merkezinde para harcamaya kendilerini adıyor gibidirler. Etkileyici bir mimari tasarımla yeni bir şehir modelinin yaratılmasına hiç niyet edilmemiş olan Odaiba’da dikkati çoğunlukla çeken ne yazık ki, alışveriş merkezleri ve eğlence parkları ile Fuji Televizyon binasının tepesinde yer alan ve inandırıcılığı olmayan sembolik küre olmaktadır. Tokyo’nun cazibe noktası burası değildir. İronik bir şekilde, Tokyo’nun en muhteşem manzarası Odaiba’nın deniz kıyısı boyunca uzanan kafelerinden izlenebilen gün batımı manzarasıdır.


Venus Fort Alışveriş Merkezi

Aslında Tokyo’nun olumlu ya da olumsuz bütün tarihi olaylarının Odaiba’da yoğunlaştığı söylenebilir. Tokyo Körfezi’nde büyüyen megapolise alan yaratmak amacıyla doldurulan, 400 yıllık yapay adada, monorail gibi 1960’ların “New Town”unun etkilerini, 1980’lerde Japon ekonomisinin iyileştiği dönemdeki kontrolsüz şehir gelişimini, 1990’lara ait etkileyici Post-Modern mimariyi ve son olarak 21. yüzyılın mimari estetiğe tercih edilen ekonomik verimliliği görmek mümkündür. Eğer Tokyo’ya yüzeysel olarak şöyle bir bakmak gerekirse, her ne kadar rahatsız edici tarafları olsa da Odaiba’yı ziyaret etmek iyi bir fikirdir.

Yazara Görüşlerinizi Bildirmek İçin
Buraya yazacağınız görüşleriniz, Arkitera Forum bölümüne yansımayacak, sadece yazara ulaşacaktır. * İşaretli alanlar mutlaka doldurmanız gereken alanları belirtmektedir.
Sizin:
Adınız, Soyadınız *
E-Posta Adresiniz *
Mesleğiniz *
Telefon Numaranız Adres seçimi:
Adresiniz
Mesajınız:

ÝPUCU: küçük harf "e", küçük harf "n", küçük harf "a", küçük harf "j", büyük harf "F", küçük harf "x"

Lütfen sol imajdaki resimde görülen dizgiyi yandaki kutucuğa giriniz.
Köşe Yazısı Arşivi
Dönem içindeki köşe yazarlarının listesi aşağıdadır. Yazısını okumak istediğiniz yazarı listeden seçiniz. Bütün yazarların listesini görmek için buraya tıklayınız