Konu; Atatürk' ün 100. Doğum yıldönümü nedeni ile 1980'de çıkarılan kanun ile Sıhhiye'deki Adliye Sarayı'nda başlayan, Hipodrum alanına kadar uzanan 2 km uzunluğundaki bölgede, içinde kültür ve sanat yapılarını barındıran "ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ALANI" kurulması yasallaştırılmıştır.
Bu alan ile ilgili 2 kanun, 3 ulusal mimari proje yarışması vardır. Yarışmaların her üçünün de uygulama ve detay projeleri elde edilmiş ve ilk olarak, bugün halk arasında "Atatürk Kültür Merkezi" diye bilinen AKM MÜZE SERGİ FOLKLOR KÜTÜPHANE bloğu inşaa edilmiştir. İkinci olarak CSO KONSER SALONU'nun inşaat ihalesi yapılmış, ancak inşaat yarım kalmıştır. Üçüncü yarışma ile elde edilen ANKARA KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ (Opera, Bale, Tiyatro Kongre Merkezi) projelendirilmesi tamamlanmış, inşaat ihalesine hazır olarak beklemektedir.
Yarışma ile elde edilen kültür yapılarını da içeren AKM alanının NAZIM ve UYGULAMA İMAR planları da hazırlanarak onaylanmıştır.
Yazılı basında yayınlanan beyanat ve haberlere göre mevcut AKM SERGİ MÜZE yapısı yıkılacak, CSO Konser Salonu'nun inşaasından vazgeçilecek ANKARA KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ projesi iptal edilecektir. Bunların yerine yap-işlet devret modeli ile yeni KÜLTÜR MERKEZİ (???), 7.500 kişilik KAPALI SPOR SALONU, ADLİYE SARAYI EK BİNASI yapılacaktır. Bu değişiklikleri içeren yeni planlamanın maketi ile birlikte 4 ay içinde hazırlanması için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi 09.12.04 tarihinde MİLLİ KOMİTE tarafından görevlendirilmişlerdir.
Ortada böyle fiili bir durum ve yatırım var iken, ne olmuştur da, kültür ve sanat yapıları yıkılarak, yerine ticaret ve spor yapıları yapılmak istenmektedir? Bu noktada kendimize bir, iki soru sormamız lazım;
1. Dünyanın herhangi bir ülkesinde böyle bir yaklaşım sergilenebilir mi?
2. Kamu kurumları böyle bir yıkımı niye öngörmektedir?
3. Derdimiz, amacımız nedir? Ne yapılmaya calışıyor ve neden?
Bunlar cevabı açık olan sorulardır.
Avrupa başkentlerini gözümüzün önüne getirecek olursak, kentlerin meydan ve merkezlerini oluşturan yapıların opera, konser, müze salonları olduğunu gözleriz. Avrupa kentleri, kendilerini temsil için kültür ve sanatı ön plana çıkartmıştır. Ülkemizde ise Hükümet Konağı ve Adliye yapıları ön planda olup, Devletin temsiliyeti öne çıkarılmaktadır.
Atatürk Kültür Merkezi alanı tam bu boşluğu doldurmak üzereyken, mevcut projeleri ve yapıları bile yıkmaya yönelen bir öneri ortaya atılmıştır.
NEDEN?
Cevabı oluşturan sihirli sözcük “yap-işlet-devret” modelidir. Anlıyoruz ki; kamu kurumları için ne yapılacağı değil, nasıl yapilacaği ön plandadır. Bir başka deyişle, “araç” “amaç”tan daha önemlidir. Çünkü "yap-işlet-devret" modeli kolay ve finansmansız bir modeldir. Kamunun arsasını sermaye sayıp ihaleye çıkarsınız; yaparlar, işletirler, siz de Belediye olarak iş yapmış olur ve rant elde edersiniz.
Bu modelde ne yapıldığı ile ilgili tek kriter rant olacaktır. Çünkü yatırımı yapan, haklı olarak, karlı sektörlere yönelecek, kültür ve sanat ortamı yıkılmaya mahkum olacaktır. Kamu kurumları ise pek zekice bir iş yapmış olacak ve kar edecektir. Hesap budur.
Biz vatandaşlar vergimizi, vergi ödediğimiz kurumlar kar etsin diye ödüyorsak, böylesi yaklaşımlarda bir sorun yoktur.
Ancak bize; vergilerimizi bize hizmet olarak geri dönsün diye verdiğimizi öğretmiş bulundular. Bu hizmetler, eğitım, sağlık, kültür, güvenlik, adalet gibi kavramlardır. O zaman bu kavramların hepsini, önümüzdeki kültür örneğinde olduğu gibi yapıp-işletelim ve de devredelim. Daha da karlı ve pek zekice olmaz mı?..
Hatta, belediye başkanları ve meclisleri de halk tarafından seçilmesin, “yap-işlet-devret” modeli ile ihale yapalım, en fazla parayı veren belediye başkanı olsun. Belediyeler daha çok kazansın.
Böyle bir öneri olabilir mi?
Olamaz; çünkü bir demokrasi kültürümüz var. Eğer bu kültüru yaratan araçları insanlara vermez, tam aksine yıkarsanız, inanın yarın bunlar konuşulacaktır. Başarının tek ölçütünün para olduğu bu kısa vadeli anlayış, uzun vadede kendisini yok eden bir rejime dönüşecektir.
Bu nedenlerden ötürü Atatürk Kültür Merkezi alanının, kanunda da olduğu üzere başkentimize kültür hizmeti veren, alıcı değil verici bir kültür ve sanat kompleksi olarak gerçekleştirilmesi ve bu kararın maddi ve manevi olarak desteklenmesi gerektiğine inanmaktayız.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





