|
İhale Yasası: Son Öneriler
Gecikmiş olan kamu ihale reformunda, son noktaya
gelindiği ve birkaç hafta içinde sonuçlanacağı gözlemlenmektedir. Hemen
belirtelim ki uluslararası kuruluşların önerileri dışında bu alandaki
reform gereksinimi ortada olup kamuoyu tarafından da geniş kabul görmüştür.
Kamuoyu tarafından o derece kabul görmüştür ki, yapılan düzenlemelerin
içeriğine bakılmaksızın çıkarılacak yasaların kamu ihalelerinde saydamlığı,
rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliliği sağlayacağı; yolsuzluk ve kayırmaları
önleyeceği, devletten ihale alarak zenginleşmeleri önleyeceği ve siyasetin
finansmanında kullanılmayacağına tam bir inanç hâkim olmuştur. Gerçekten
yapılan düzenlemelerin geneline bakıldığında, reformist bir yaklaşımın
egemen olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan en önemli yapısal değişiklik, yapım işlerinde birim fiyat
analizlerine dayalı kamu zararına sonuçlar yaratan bayındırlık birim fiyat
sisteminden vazgeçilerek anahtar teslimi götürü bedel uygulamasına geçilmiş
olmasıdır. İlke olarak bağımsız idari otoritelerin (BİO'lar) hızla çoğalmasına
karşı olmamıza karşın, bağımsız ''Kamu İhale Kurumu'' oluşturulması
da olumlu yapısal bir değişikliktir.
Tasarılardaki reformist yaklaşımı zedeleyen hatta engelleyen en önemli
zaaf, ''iş artışları'' konusundaki düzenlemedir. Sözleşme bedelinin yüzde
50 oranını aşmayan iş artışları için ihale yapılmaksızın doğrudan
temin usulüyle ilk yükleniciye yaptırılması öngörülmüştür. Hemen
belirtelim ki, buradaki iş artışı enflasyondan kaynaklanan artış değildir.
Enflasyondan doğan fiyat farkı ödemeleri ayrıca yapılacaktır. Buradaki iş
artışı, fiziki olan başlangıçta öngörülmeyen ek işlerdir. Bu oran
eskiden yüzde 30 idi. Ve bu yüzde 30 iş artışı ilk yükleniciye veriliyor
ve devlet zararına sonuçlar doğuruyordu. Oran yüzde 50'ye yükseltilerek
eskiden daha geriye gidilmiş, rekabete, eşitliğe, saydamlığa aykırı düzenleme
yapılmıştır. Üstelik, uygulama projelerine, ayrıntılı iş tanımlarına,
mahal listelerine dayalı ihale uygulamasına geçildiği bir ortamda yüzde
50'ye kadar iş artışı kabul edilmesini anlamak mümkün değildir.
İlk tasarılarda bu oran taban yüzde 20 olarak öngörülmüş. Bakan onayıyla
yüzde 50'ye, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 100'e kadar olabileceği
belirtilmişti. Bu kez hiçbir onaya gerek kalmaksızın yüzde 50'ye kadar iş
artışı kabul edilmektedir. Yeni düzenlemeler de göz önüne alındığında
bu oranın en çok yüzde 10 olarak belirlenmesinin daha doğru olacağını düşünmekteyiz.
Reformun olmazsa olmaz koşulu olan yukarıdaki irdeleme dışında aşağıdaki
önerilerin de dikkate alınmasının gereğine işaret etmek istiyoruz:
* Kapsam geniş tutulmasına karşın istisnalarla daraltılmıştır. İstisna
yerine belirtilen durumlar için özel düzenleme yapılmalıdır.
* Kamu işlerinde, kaliteyi sağlayıcı garanti isteme zorunlu hale
getirilmelidir. Her ne kadar tasarılarda şartnamelere uygun olmayan işler için
özel düzenlemeler getirilmiş ise de garanti isteme konusunda bir belirleme
yoktur. TSE standartlarına uygun olma şartına da şartnamelerde yer verilmesi
zorunluluğu getirilmelidir.
* İhtiyaçların kamu kurumlarından sağlanması konusunda özel düzenleme
yoktur. Bugün için kamu, mal ve hizmet ürettiğine ve DMO faaliyette olduğuna
göre buna ilişkin düzenleme yapma gereği ortadadır.
* Sürekliliği nedeniyle ertesi yıla taşabilecek yemek, temizlik, taşıma
ve sürekli mal ve hizmet teminine yönelik yılı aşan ihaleler yapılması için
düzenleme yapılmalıdır. Bugün için sadece yapım işleri ile Silahlı
Kuvvetler, okul, hastane ve cezaevlerinin yiyecek, donatım ihtiyaçları için
yılı aşan ihale yapılmaktadır. Yukarıda belirtilen konular için de yılı
aşan ihale yapılabilmelidir. Birden fazla yıla sarkan yatırım projelerine
ilk yıl için getirilen asgari ödenek tutarının yüzde 10 olması yeterli değildir.
Oran yükseltilmelidir.
* Açık teklif usulünde en avantajlı teklifi veren son 3 istekliden
''nihai teklif'' alınarak kamu yararına dönük düzenleme yapılmalıdır.
* Fiyat farkı ödemeleri için ilke bazında düzenleme yapılmalıdır.
* Kapsama alınan KİT'ler için ticari ve sınai faaliyetin özelliğine
uygun kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
Sıraladığımız bu önerilerle ilgili olarak, Yaklaşım dergisinin Aralık
2001, 108 sayılı nüshasında yayımlanan ''İhale Reformu, Eleştiriler ve Öneriler''
başlıklı makalemizde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
Yukarıda sıraladığımız önerilerin hepsine aynı derecede önem
vermekle birlikte, saydamlığın, rekabetin, eşitliğin, kamu yararının,
dolayısıyla reformun olmazsa olmaz koşulu, iş artışları için getirilen yüzde
50 oranın makul bir seviyeye çekilmesi olduğunu ısrarla vurgulamak
istiyoruz.
Cumhuriyet
|