reklam

03 Ocak 2002 Perşembe
Ana Sayfa
>
Haberler

İhale Yasası: Son Öneriler

Gecikmiş olan kamu ihale reformunda, son noktaya gelindiği ve birkaç hafta içinde sonuçlanacağı gözlemlenmektedir. Hemen belirtelim ki uluslararası kuruluşların önerileri dışında bu alandaki reform gereksinimi ortada olup kamuoyu tarafından da geniş kabul görmüştür.

Kamuoyu tarafından o derece kabul görmüştür ki, yapılan düzenlemelerin içeriğine bakılmaksızın çıkarılacak yasaların kamu ihalelerinde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliliği sağlayacağı; yolsuzluk ve kayırmaları önleyeceği, devletten ihale alarak zenginleşmeleri önleyeceği ve siyasetin finansmanında kullanılmayacağına tam bir inanç hâkim olmuştur. Gerçekten yapılan düzenlemelerin geneline bakıldığında, reformist bir yaklaşımın egemen olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan en önemli yapısal değişiklik, yapım işlerinde birim fiyat analizlerine dayalı kamu zararına sonuçlar yaratan bayındırlık birim fiyat sisteminden vazgeçilerek anahtar teslimi götürü bedel uygulamasına geçilmiş olmasıdır. İlke olarak bağımsız idari otoritelerin (BİO'lar) hızla çoğalmasına karşı olmamıza karşın, bağımsız ''Kamu İhale Kurumu'' oluşturulması da olumlu yapısal bir değişikliktir.

Tasarılardaki reformist yaklaşımı zedeleyen hatta engelleyen en önemli zaaf, ''iş artışları'' konusundaki düzenlemedir. Sözleşme bedelinin yüzde 50 oranını aşmayan iş artışları için ihale yapılmaksızın doğrudan temin usulüyle ilk yükleniciye yaptırılması öngörülmüştür. Hemen belirtelim ki, buradaki iş artışı enflasyondan kaynaklanan artış değildir. Enflasyondan doğan fiyat farkı ödemeleri ayrıca yapılacaktır. Buradaki iş artışı, fiziki olan başlangıçta öngörülmeyen ek işlerdir. Bu oran eskiden yüzde 30 idi. Ve bu yüzde 30 iş artışı ilk yükleniciye veriliyor ve devlet zararına sonuçlar doğuruyordu. Oran yüzde 50'ye yükseltilerek eskiden daha geriye gidilmiş, rekabete, eşitliğe, saydamlığa aykırı düzenleme yapılmıştır. Üstelik, uygulama projelerine, ayrıntılı iş tanımlarına, mahal listelerine dayalı ihale uygulamasına geçildiği bir ortamda yüzde 50'ye kadar iş artışı kabul edilmesini anlamak mümkün değildir.

İlk tasarılarda bu oran taban yüzde 20 olarak öngörülmüş. Bakan onayıyla yüzde 50'ye, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 100'e kadar olabileceği belirtilmişti. Bu kez hiçbir onaya gerek kalmaksızın yüzde 50'ye kadar iş artışı kabul edilmektedir. Yeni düzenlemeler de göz önüne alındığında bu oranın en çok yüzde 10 olarak belirlenmesinin daha doğru olacağını düşünmekteyiz.

Reformun olmazsa olmaz koşulu olan yukarıdaki irdeleme dışında aşağıdaki önerilerin de dikkate alınmasının gereğine işaret etmek istiyoruz:

* Kapsam geniş tutulmasına karşın istisnalarla daraltılmıştır. İstisna yerine belirtilen durumlar için özel düzenleme yapılmalıdır.

* Kamu işlerinde, kaliteyi sağlayıcı garanti isteme zorunlu hale getirilmelidir. Her ne kadar tasarılarda şartnamelere uygun olmayan işler için özel düzenlemeler getirilmiş ise de garanti isteme konusunda bir belirleme yoktur. TSE standartlarına uygun olma şartına da şartnamelerde yer verilmesi zorunluluğu getirilmelidir.

* İhtiyaçların kamu kurumlarından sağlanması konusunda özel düzenleme yoktur. Bugün için kamu, mal ve hizmet ürettiğine ve DMO faaliyette olduğuna göre buna ilişkin düzenleme yapma gereği ortadadır.

* Sürekliliği nedeniyle ertesi yıla taşabilecek yemek, temizlik, taşıma ve sürekli mal ve hizmet teminine yönelik yılı aşan ihaleler yapılması için düzenleme yapılmalıdır. Bugün için sadece yapım işleri ile Silahlı Kuvvetler, okul, hastane ve cezaevlerinin yiyecek, donatım ihtiyaçları için yılı aşan ihale yapılmaktadır. Yukarıda belirtilen konular için de yılı aşan ihale yapılabilmelidir. Birden fazla yıla sarkan yatırım projelerine ilk yıl için getirilen asgari ödenek tutarının yüzde 10 olması yeterli değildir. Oran yükseltilmelidir.

* Açık teklif usulünde en avantajlı teklifi veren son 3 istekliden ''nihai teklif'' alınarak kamu yararına dönük düzenleme yapılmalıdır.

* Fiyat farkı ödemeleri için ilke bazında düzenleme yapılmalıdır.

* Kapsama alınan KİT'ler için ticari ve sınai faaliyetin özelliğine uygun kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.

Sıraladığımız bu önerilerle ilgili olarak, Yaklaşım dergisinin Aralık 2001, 108 sayılı nüshasında yayımlanan ''İhale Reformu, Eleştiriler ve Öneriler'' başlıklı makalemizde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.

Yukarıda sıraladığımız önerilerin hepsine aynı derecede önem vermekle birlikte, saydamlığın, rekabetin, eşitliğin, kamu yararının, dolayısıyla reformun olmazsa olmaz koşulu, iş artışları için getirilen yüzde 50 oranın makul bir seviyeye çekilmesi olduğunu ısrarla vurgulamak istiyoruz.
Cumhuriyet

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog 2002'nin ilk konuğu Murat Tabanlıoğlu  10 Ocak 2002'de Diyalog bölümümüze konuk olarak sorularınızı yanıtladı.

Murat Tabanlıoğlu

Arkitera Forum'da Buluşmayı okumak için tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz