|
SİT alanlarına iş bitirici
yasalar
2002 yılında Türkiye'deki koruma alanları yağma hukukunun kuşatması
altında kalacak.
Bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de korunması gerekli doğal, kültürel
ve tarihsel mirasın yoğun olduğu yerler ''SİT'' statüsü altında imar ve
yapılaşma baskısından ''kurtarılmaya'' çalışılıyor.
Bunun için de başta 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Yasası olmak üzere, çevre ve imarla ilgili diğer yasa ve yönetmeliklerde SİT
olarak belirlenmiş yerler için ''kullanım koşullarını'' belirleme
yetkileri çoğunlukla Koruma Kurulları 'nca kullanılıyor. Ayrıca, ''Özel
Çevre Koruma Bölgeleri'', ''Orman Alanları'', ''Vasıflı Tarım Arazileri'',
''Milli Parklar-Tabiat Parkları-Doğayı Koruma Alanları'' ve deniz-göl-akarsulara
ait ''kıyı alanları'' vb. gibi alanlarda da Çevre Bakanlığı, Orman Bakanlığı,
Tarım Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı gibi ilgili bakanlıkların bu
yerlerin korunmalarıyla görevli birimleri, kendi yasal yetkileri içinde görev
yapıyor.
Yatırımlarında ''yer seçimi'' için çevresel kaygıların yerine ''kısa
vadeli ekonomik beklentilerin'' belirleyici olmasını isteyen duyarsız
kesimler, son zamanlarda yeni bir ''hukuk yöntemi'' buldu.
Siyasileri de aynı ekonomik beklentilerle kolayca ''etkiledikleri'' anlaşılan
bu kesimler, yürürlükte olan ''korumacı'' yasaları değiştirmek yerine,
yeni yasalarla onları ve ilgili kurumları ''işlevsiz'' kılmayı yeğliyor.
Koruma alanlarına göz dikildi
Böylece, ''koruma'', ''çevre'', ''imar'' ve ''orman'' yasalarına karşı
''müdahale'' durumundaki olası ulusal ve evrensel ''tepkileri'' de çekmeden,
deyim yerindeyse ''iş bitirici yasalarla'' bu engelleri aşmak istiyorlar.
İşte, son zamanlarda gündeme getirilen ve bazıları da TBMM'nin görüşme
sürecine girmiş bu yasalardaki ''SİT'lere ve koruma alanlarına göz
dikilen'' önermeler:
* Endüstri Bölgeleri Yasası: Yasa taslağında, ''ihale'' ve ''vergiyle''
ilgili ulusal kurallardan ''bağımsız'' davranılmasının yanı sıra, ''yer
seçiminde'' de diğer yasalardan ''ayrı'' hareket edilmesini sağlayacak
''yeni yetkilendirmeler'' var
* Teknoloji Bölgeleri Yasası: Yasayla ''yer seçimi'' konusunda Bakanlar
Kurulu 'na ''sınırsız'' yetki veriliyor. Hemen tüm imar planları da ''hükümetin
insafına'' terk edilmiş durumda.
* Vakıf Arazileri Yasası: Taslakta, doğal-tarihsel miras niteliğindeki taşınmazlar
için ayrıca bir ''korumacı önlemin'' yeterince yer almaması da dikkat çekiyor.
* Maden Alanları Yasası: Yasa taslağı ile ''maden alanlarının''
belirlenmesi ve faaliyetindeki ''tüm korumacı yasaların'' etkisiz kılınması
öngörülüyor.
Üstelik, ''çimento'' ve ''kireç'' üretimi de ''madencilik'' (!) kapsamına
alınıyor.
* Devlet İhale Yasası: Yukarda sıralanan ve IMF'nin dayattığı ''diğer''
yasalarla birlikte bir ''paket'' olarak devreye girdiğinde, ''ister yerli,
ister yabancı yükleniciye verilsin, devlet ihalesine konu olan kamu yatırımları
için yer seçiminde de koruma yasalarının engeli kalkmış olacak..."
Cumhuriyet - Oktay Ekinci
|