reklam

05 Ocak 2002 Cumartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

SİT alanlarına iş bitirici yasalar

2002 yılında Türkiye'deki koruma alanları yağma hukukunun kuşatması altında kalacak. 

Bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de korunması gerekli doğal, kültürel ve tarihsel mirasın yoğun olduğu yerler ''SİT'' statüsü altında imar ve yapılaşma baskısından ''kurtarılmaya'' çalışılıyor.

Bunun için de başta 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası olmak üzere, çevre ve imarla ilgili diğer yasa ve yönetmeliklerde SİT olarak belirlenmiş yerler için ''kullanım koşullarını'' belirleme yetkileri çoğunlukla Koruma Kurulları 'nca kullanılıyor. Ayrıca, ''Özel Çevre Koruma Bölgeleri'', ''Orman Alanları'', ''Vasıflı Tarım Arazileri'', ''Milli Parklar-Tabiat Parkları-Doğayı Koruma Alanları'' ve deniz-göl-akarsulara ait ''kıyı alanları'' vb. gibi alanlarda da Çevre Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı gibi ilgili bakanlıkların bu yerlerin korunmalarıyla görevli birimleri, kendi yasal yetkileri içinde görev yapıyor.

Yatırımlarında ''yer seçimi'' için çevresel kaygıların yerine ''kısa vadeli ekonomik beklentilerin'' belirleyici olmasını isteyen duyarsız kesimler, son zamanlarda yeni bir ''hukuk yöntemi'' buldu.

Siyasileri de aynı ekonomik beklentilerle kolayca ''etkiledikleri'' anlaşılan bu kesimler, yürürlükte olan ''korumacı'' yasaları değiştirmek yerine, yeni yasalarla onları ve ilgili kurumları ''işlevsiz'' kılmayı yeğliyor.

Koruma alanlarına göz dikildi

Böylece, ''koruma'', ''çevre'', ''imar'' ve ''orman'' yasalarına karşı ''müdahale'' durumundaki olası ulusal ve evrensel ''tepkileri'' de çekmeden, deyim yerindeyse ''iş bitirici yasalarla'' bu engelleri aşmak istiyorlar.

İşte, son zamanlarda gündeme getirilen ve bazıları da TBMM'nin görüşme sürecine girmiş bu yasalardaki ''SİT'lere ve koruma alanlarına göz dikilen'' önermeler:

* Endüstri Bölgeleri Yasası: Yasa taslağında, ''ihale'' ve ''vergiyle'' ilgili ulusal kurallardan ''bağımsız'' davranılmasının yanı sıra, ''yer seçiminde'' de diğer yasalardan ''ayrı'' hareket edilmesini sağlayacak ''yeni yetkilendirmeler'' var

* Teknoloji Bölgeleri Yasası: Yasayla ''yer seçimi'' konusunda Bakanlar Kurulu 'na ''sınırsız'' yetki veriliyor. Hemen tüm imar planları da ''hükümetin insafına'' terk edilmiş durumda.

* Vakıf Arazileri Yasası: Taslakta, doğal-tarihsel miras niteliğindeki taşınmazlar için ayrıca bir ''korumacı önlemin'' yeterince yer almaması da dikkat çekiyor.

* Maden Alanları Yasası: Yasa taslağı ile ''maden alanlarının'' belirlenmesi ve faaliyetindeki ''tüm korumacı yasaların'' etkisiz kılınması öngörülüyor.

Üstelik, ''çimento'' ve ''kireç'' üretimi de ''madencilik'' (!) kapsamına alınıyor.

* Devlet İhale Yasası: Yukarda sıralanan ve IMF'nin dayattığı ''diğer'' yasalarla birlikte bir ''paket'' olarak devreye girdiğinde, ''ister yerli, ister yabancı yükleniciye verilsin, devlet ihalesine konu olan kamu yatırımları için yer seçiminde de koruma yasalarının engeli kalkmış olacak..."
Cumhuriyet - Oktay Ekinci

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog 2002'nin ilk konuğu Murat Tabanlıoğlu  10 Ocak 2002'de Diyalog bölümümüze konuk olarak sorularınızı yanıtladı.

Murat Tabanlıoğlu

Arkitera Forum'da Buluşmayı okumak için tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz