|
Erzurum ‘ev’lerini kaybediyor
Cumhuriyetin ilk yıllarında sayısı 3 binleri bulan Tarihi Erzurum
Evleri’nin sayısı bugün 50’ye kadar düştü. Tarihi evler yerlerine yeni
binalar yapmak için ya yıkılıyor, ya yakılıyor. Bütün bu olanlara rağmen
tarihi evler koruma(!) altında.
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Öğretim Elemanı Uzman
Ali Murat Aktemur, Tarihi Erzurum Evleri’nin bilinçsizlik ve arsa temini için
kasıtlı bir şekilde yıkıldığını ileri sürdü. Cumhuriyet’in başlarında
kültürel kimliği bütünüyle yansıtan Tarihi Erzurum Evleri’nin sayısının
3 bin civarında olduğunu, bugün bu sayının 50’ye kadar düştüğünü
belirten Aktemur, bu durumun Erzurum’un kültürü, kimliği ve tarihi için büyük
tehdit oluşturduğunu söyledi.
Tarihi Erzurum Evleri’nin Doğu Anadolu’nin soğuk iklimine uygun tarzda
ve taş malzeme kullanarak inşa edildiğini anlatan Aktemur, tavan süslemeleri,
ahşap rafları, kırlangıç kubbeleri, kalem işi süslemeleri ve genel özellikleriyle
biçim, teknik ve işlevsellik yönünüden Anadolu’daki Geleneksel Türk
Evi’nin içinde ilk sırada yer aldığını söyledi. Aktemur, Geleneksel
Erzurum Evi’nin dış görüntüsünün oldukça sade olduğunu, bu durumun
iklimden kaynaklandığını evlerinin sade dış görüntüsünün evlere karşı
‘sanat ve kültür degeri yok’ ön yargısının oluşmasında neden olduğuna
anlattı. Karadeniz, Güneydoğu gibi bölgelerdeki evlerde insanların rahatlıkla
dışarıya çıkabilmeleri nedeniyle dış süslemenin bulunduğunu, iç süslemenin
bulunmadığını, Geleneksel Erzurum Evi’nde ise ağır iklim şartları
sebebiyle iç süslemenin bulunduğunu bilidiren Aktemur, Erzurumlu’nun
tabiata olan özlemini sanat değeri oldukça yüksek bu sülemelerle giderdiğini
söyledi. Az sayıda bulunan birkaç evin de yok olup gitmesi halinde Tarihi
Erzurum Evi’nden, kırlangıç kubbeden söz edelemeyeceğini, bunlara ancak
kitap sayfalarında karaşılaşılacağını ifade eden Aktemur, evlerin göz göre
göre kaybolup gitmesine göz yummanın Erzurum’un sanat ve kültür kimliğinin
yok olup gitmesine seyirci kalmak anlamına geleceğini söyledi.
Herşeye rağmen bu güne kadar gelebilen Tarihi Erzurum Evleri’nin gelecek
kuşaklara aktarılmasını sağlayarak onların da kültürel kimliklerini ve
geleceklerini daha sağlam kurmalarına imkan vermek gerektiğine dikkat çeken
Aktemur, bu eserlerin korumasının da ‘koruma’ adı altında dondurarark yıkılmasını
bekleyerek değil, niteliklerini bozmadan farklı amaçlara uygun tarzda kullanılmasını
sağlayarak yapmak gerektiğini anlattı.
Aktemur, Erzurum’da Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaklaşık 3 bin civarında
sanat ve kültür kimliği taşıyan Tarihi Erzurum Evleri’nden oluşan
mahalelerin bulunduğunu, 1995 yılında 100’ü aşkın ev 1 mahalle
bulunurken bugün mahallenin de yok olarak sadece 50 evin kaldığını anlattı.
Kültür turizminin her geçen gün önemini artırdığını belirten Aktemur,
bu evlerin korunmasının, eviyle çeşmesiyle çarşısıyla, hamamıyla
geleneksel bir sokağın kurulmasının turizm gelirlerini artıracağını ve
Erzurum’un Safranbolu ve Mudurnu gibi kendisini dünyaya tanıttaracak önemli
bir simgeye kavuşacağını kaydetti.
Zaman
|