reklam

10 Ocak 2002 Perşembe
Ana Sayfa
>
Haberler

Erzurum büyük köy olma yolunda

10 yıl önce Doğu’nun Paris’i olarak adlandırılan Erzurum, geçen zaman içerisinde bir taraftan ekonomik olarak kan kaybederken, ilde yaşanan iki yönlü göç şehrin kültür yapısını da vurdu. Eğitim seviyesi yüksek insanların Erzurum’u terk ettiği bu dönemde şehir vasıfsız insan akınına uğradı. Sonuçta Erzurum birbirinden farklı kültürleri barındıran koca bir köy sendromuna girdi.

Atatürk Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir çalışmada Erzurum’un tüyler ürperen hali bilimsel verilerle gözler önüne serildi. Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde 2 yıl boyunca sürdürülen araştırma sonunda Erzurum’da çok hızlı kültürel değişmelerin yaşandığı, bireylerin geleneksel kültür değerlerinden koptukları, kent kültürü taşımadıkları, kırsal kesimden göç eden insanların Erzurum’da kentlileşmedikleri, aksine şehre gecekondu kültürünün hakim olmasına neden oldukları tespit edildi. ‘Getto’ adı verilen gecekondu kültürünün şehre hakim olmasının bir müddet sonra sürekli suç işlenen kent kimliğinin doğmasına neden olmasına yol açacağına dikkat çekildi.

Hamza Koç tarafından hazırlanan ‘Erzurum’un Kentleşme Sürecinde Kültürel Yapılanma’ adlı bilimsel çalışmada, şehirde bireyler arasında çıkar duygusunun ön planda olduğu ifade edilirken, Erzurum’un geleneksel kültürünün bazı mahalelerde görülebilmesine rağmen, özellikle genç kuşağın hiçbir mahallede bu kültürü sahiplenme ve yaşatma gayreti olmadığı, bu olumsuz durumda bir nedeninin ise bu tür mahalelere yapılan yatırımların ve belediye hizmetlerinin eşit ve dengeli dağılmamasında yattığı kaydedildi. Erzurum’daki bireylerin kimliksizleşme, kitap okuma, sosyal faaliyetlere katılma gibi sorunlara duyarsız kaldığının ifade edildiği çalışmada, bunun altında yatan en önemli sebebin bireylerin kent yaşamı içinde istenilen düzeyde ekonomik gelire ulaşamamaları gösterildi. Büyük ekonomik potansiyale sahip olmasına rağmen Erzurum’un ekonomik bakımdan verimsiz bir dönüşüm içine girmesinin kentleşme açısından olumsuz kabul edilen göç olgusunu ortaya çıkardığına işaret edilen çalışmada, şehirde yaşayan Erzurumlu ve Erzurumlu olmayan bireylerin kenteki ekonomik imkanların yetersizliğini, var olan ekonomik potansiyelin ortaya çıkarılamamsından, karşılıklı ilişkilerdeki kabalık ve anlayışsızlıktan şikayat ettikleri belirtildi. Kentleşmenin Erzurum’a birtakım avantajlar getirmesi gerekirken göç ile birlikte gelen nüfus yoğunlaşmasından ekonomik ihtiyaçların şehirde sosyal ve kültürel ihtiyaçların önünü kapattığına dikkat çekilen araştırmada, ‘Erzurum’un kentleşme sorunlarının çözümüne yönelik bir kurumdan’ yoksun oluşunun sadece bu sorunların varlığını devam ettirmesine değil daha da ağırlaşmasına yol açtığı vurgulandı. Şehirlerin de insanlar gibi iyi günlerinin, kötü günlerinin ve bir ömürlerinin olduğunun kaydedildiği araştırmada, bütün bu sorunların aşılabilmesi için Erzurum’daki yerel ve kamu kuruluşlarının halkı da içine alacak kalkınma modelleri üretmesine ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Erzurum halkının eğitim ve ekonomik açısından en fazla yararlanacağı üniversite ile ile işbirliğine gidemediğinin, konunun çözümü için yeni yöntemlerin geliştirilmesinin zorunlu olduğunun kaydedildiği çalışmada, bütün bu toplumsal eşetsizliklerin yanında ‘Kent planlanma politikaları’nın uygulanmadığı şehirde bir yandan yüksek gelir gurupları için etrafı duvarlarla çevrili siteler inşa edilirken bir yandan da düşük gelir gruplarının hemşerilik, akrabalık ve etnik köken bağlarının egemen olduğu yoksul mahalelerde yaşar hale geldiğa dikkat çekildi.
Zaman

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog 2002'nin ilk konuğu Murat Tabanlıoğlu  10 Ocak 2002'de Diyalog bölümümüze konuk olarak sorularınızı yanıtladı.

Murat Tabanlıoğlu

Arkitera Forum'da Buluşmayı okumak için tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz