|
Galata çöktü çökecek
İTÜ'nün raporu İstanbul'un merkezindeki 15 yıllık köprü enkazının
acı sonunu gözler önüne seriyor:
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden uzman bir heyetin hazırladığı raporda
Yeni Galata Köprüsü'nün çelik elemanlarının birçok yerde emniyet
gerilmelerini aştığı saptandı. Raporda, "Köprüdeki 'çatlakların',
özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde stabilitelerinin bozularak
gevrek kırılma oluşturma olasılıklarının yüksek olduğu belirlenmiştir"
denildi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Geliştirme Vakfı Ar-Ge İşletmesi'nin
kontrolü sonucunda, yapımı süren Yeni Galata Köprüsü'nün her an çökebileceği
ortaya çıktı.
Özellikle ''açma-kapama sırasında çökme riskinin arttığı'' saptanan
köprüde bu sırada gerilmelerin büyük olduğu ve bu durumun malzeme yorulmasını
hızlandırarak köprünün ömrünü azalttığı belirlendi.
Dünyanın en büyük kentlerinden İstanbul'un ulaşımında önemli bir yer
tutan Yeni Galata Köprüsü inşaatının Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sözleşmeye,
taahhütlere, yasalara aykırı ''olur'' larıyla yolsuzlukların aracı haline
geldiği ileri sürüldü.
Belgeler, ''Yeni Galata Köprüsü ile Eminönü ve Karaköy meydanlarının''
yapımının ''sahte imzalarla'' üstlenildiğini gösterirken 15 yıllık
yolsuzluk öyküsünün sonucunda ortaya can ve mal güvenliğini tehdit eden
''tehlikeli'' bir köprünün çıktığını gösteriyor.
Kontroller sonucu hazırlanan ve kamuoyundan gizlenen raporda, inşaatı süren
Yeni Galata Köprüsü'nün çelik elemanlarının birçok yerde emniyet
gerilmelerini aştığı saptandı. Onarımdan önce yaptırılmasına izin
verilmeyen inceleme ve deneylerin sonuçlarına göre köprü rezonans bölgesinde.
Yani, köprüde, beraber çalışan yapı elemanları aynı titreşim frekansında
ve bu ne denle de her an çökebilir.
Eylül 2001'de 2 ciltlik rapor haline getirilen ve Prof. Dr. Haluk Karadoğan,
Tuncer Toprak, Faruk Karadoğan, Erdoğan Uzgider , Yard. Doç. Dr. Ercan Yüksel
, araştırma görevlileri Dr. Ergün Bozdağ, B. Özden Çağlayan, Emin Sünbüloğlu
ve Dr. Müh. Hatice Tokan 'ın yer aldığı, deneylerle aktarılan raporun
''Yorumlar'' bölümünde şöyle denildi: ''Ayrıntıları raporun II. bölümünde
verilen çatlakların, özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde
stabilitelerinin bozularak gevrek kırılma oluşturma olasılıklarının yüksek
olduğu belirlenmiştir.
Köprünün açılıp kapatılması sırasında önemli bir titreşim
problemi belirlenmiştir. Köprünün birinci doğal frekansı ile hidrolik
kumanda devresindeki basınçlı yağın frekansının birbirine yakın olduğu
ve sistemin rezonans bölgesinde çalıştığı sonucuna varıldı. Rezonans
(beraber çalışan iki yapı elemanının aynı titreşim frekansında olmaları
ve bu nedenle birbirlerini harekete geçirerek yıkılmaya neden olmaları)
halinde işletilmesi durumunda malzemenin yorulma ve kırılma riski olduğu açıktır.''
Köprünün rezonans bölgesinde olduğu açıkça belirtilen söz konusu
raporun devamında ise ''...Tasarımcı firmanın, köprü kanadının doğal
frekanslarını hesaplamak yerine, sadece köprü kanadının enine kirişlerinin
doğal frekanslarını hesaplayarak bu frekansları hidrolik devrenin doğal
frekansı ile karşılaştırması ve bir rezonans ihtimalinin olmadığını ısrarla
belirtmesi anlaşılamamıştır'' denildi.
İncelemelerden çıkan sonuçlardan bazıları şöyle:
* Sayısal çözümler için oluşturulan matematik modellerde sınır değerlere
yaklaşan ve sınır değerleri aşan gerilmeler görülmüştür.
* Köprünün sonlu elemanlar modellerinden gerilme yığılmalarının olduğu
kritik kesit ve noktalar saptanmıştır.
* Çatlakların özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde gevrek kırılma
oluşturma olasılıkları yüksektir.
* Köprünün açılıp kapanması sırasında önemli bir titreşim problemi
söz konusudur. Sistemin rezonans bölgesinde çalıştığı sonucuna varılmıştır.
Malzemenin yorulma ve kırılma riski olduğu açıktır.
Projelendirme hatası
* Köprünün hareketli kanatlarının tasarımı sırasında, dinamik ve
darbeli yüklemelerin etkisi yeteri kadar göz önüne alınmamıştır.
* Rezonans olasılığı düşünülerek tasarımda olabilecek akuplaj
durumları (pompa-hidrolik devre, pompa-kapak, hidrolik devre-kapak, rüzgâr
kapak, trafik-kapak, deniz dalgası vb.) kontrol edilmeliydi.
**Arıza ve bakım modu olan lokal modda, işletmelerinde talimatlarına göre
gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra ve pompaların minimum debide çalıştırılmaları
şartı ile kullanılırken insani hata sonucu ortaya çıkabilecek aşırı yükleme
halini engelleyecek bir güvenlik yoktur.
Daha önceki yıllarda mühendislik firması Göncer Ayalp Mühendislik Müşavirlik
Limited Şirketi'nin talebine karşın deney ve tahkikleri yaptırmayan
STFA-Thyssen Konsorsiyumu'nun eksik ve hatalı tamirler yapması da İTÜ
raporuyla ortaya çıkan bir başka çarpıcı gerçek oldu.
Cumhuriyet
|