reklam

14 Ocak 2002 Pazartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Galata çöktü çökecek 

İTÜ'nün raporu İstanbul'un merkezindeki 15 yıllık köprü enkazının acı sonunu gözler önüne seriyor:

İstanbul Teknik Üniversitesi'nden uzman bir heyetin hazırladığı raporda Yeni Galata Köprüsü'nün çelik elemanlarının birçok yerde emniyet gerilmelerini aştığı saptandı. Raporda, "Köprüdeki 'çatlakların', özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde stabilitelerinin bozularak gevrek kırılma oluşturma olasılıklarının yüksek olduğu belirlenmiştir" denildi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Geliştirme Vakfı Ar-Ge İşletmesi'nin kontrolü sonucunda, yapımı süren Yeni Galata Köprüsü'nün her an çökebileceği ortaya çıktı.

Özellikle ''açma-kapama sırasında çökme riskinin arttığı'' saptanan köprüde bu sırada gerilmelerin büyük olduğu ve bu durumun malzeme yorulmasını hızlandırarak köprünün ömrünü azalttığı belirlendi.

Dünyanın en büyük kentlerinden İstanbul'un ulaşımında önemli bir yer tutan Yeni Galata Köprüsü inşaatının Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sözleşmeye, taahhütlere, yasalara aykırı ''olur'' larıyla yolsuzlukların aracı haline geldiği ileri sürüldü.

Belgeler, ''Yeni Galata Köprüsü ile Eminönü ve Karaköy meydanlarının'' yapımının ''sahte imzalarla'' üstlenildiğini gösterirken 15 yıllık yolsuzluk öyküsünün sonucunda ortaya can ve mal güvenliğini tehdit eden ''tehlikeli'' bir köprünün çıktığını gösteriyor.

Kontroller sonucu hazırlanan ve kamuoyundan gizlenen raporda, inşaatı süren Yeni Galata Köprüsü'nün çelik elemanlarının birçok yerde emniyet gerilmelerini aştığı saptandı. Onarımdan önce yaptırılmasına izin verilmeyen inceleme ve deneylerin sonuçlarına göre köprü rezonans bölgesinde. Yani, köprüde, beraber çalışan yapı elemanları aynı titreşim frekansında ve bu ne denle de her an çökebilir.

Eylül 2001'de 2 ciltlik rapor haline getirilen ve Prof. Dr. Haluk Karadoğan, Tuncer Toprak, Faruk Karadoğan, Erdoğan Uzgider , Yard. Doç. Dr. Ercan Yüksel , araştırma görevlileri Dr. Ergün Bozdağ, B. Özden Çağlayan, Emin Sünbüloğlu ve Dr. Müh. Hatice Tokan 'ın yer aldığı, deneylerle aktarılan raporun ''Yorumlar'' bölümünde şöyle denildi: ''Ayrıntıları raporun II. bölümünde verilen çatlakların, özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde stabilitelerinin bozularak gevrek kırılma oluşturma olasılıklarının yüksek olduğu belirlenmiştir.

Köprünün açılıp kapatılması sırasında önemli bir titreşim problemi belirlenmiştir. Köprünün birinci doğal frekansı ile hidrolik kumanda devresindeki basınçlı yağın frekansının birbirine yakın olduğu ve sistemin rezonans bölgesinde çalıştığı sonucuna varıldı. Rezonans (beraber çalışan iki yapı elemanının aynı titreşim frekansında olmaları ve bu nedenle birbirlerini harekete geçirerek yıkılmaya neden olmaları) halinde işletilmesi durumunda malzemenin yorulma ve kırılma riski olduğu açıktır.''

Köprünün rezonans bölgesinde olduğu açıkça belirtilen söz konusu raporun devamında ise ''...Tasarımcı firmanın, köprü kanadının doğal frekanslarını hesaplamak yerine, sadece köprü kanadının enine kirişlerinin doğal frekanslarını hesaplayarak bu frekansları hidrolik devrenin doğal frekansı ile karşılaştırması ve bir rezonans ihtimalinin olmadığını ısrarla belirtmesi anlaşılamamıştır'' denildi.

İncelemelerden çıkan sonuçlardan bazıları şöyle:

* Sayısal çözümler için oluşturulan matematik modellerde sınır değerlere yaklaşan ve sınır değerleri aşan gerilmeler görülmüştür.

* Köprünün sonlu elemanlar modellerinden gerilme yığılmalarının olduğu kritik kesit ve noktalar saptanmıştır.

* Çatlakların özellikle düşük sıcaklıklı kış günlerinde gevrek kırılma oluşturma olasılıkları yüksektir.

* Köprünün açılıp kapanması sırasında önemli bir titreşim problemi söz konusudur. Sistemin rezonans bölgesinde çalıştığı sonucuna varılmıştır. Malzemenin yorulma ve kırılma riski olduğu açıktır.

Projelendirme hatası
* Köprünün hareketli kanatlarının tasarımı sırasında, dinamik ve darbeli yüklemelerin etkisi yeteri kadar göz önüne alınmamıştır.

* Rezonans olasılığı düşünülerek tasarımda olabilecek akuplaj durumları (pompa-hidrolik devre, pompa-kapak, hidrolik devre-kapak, rüzgâr kapak, trafik-kapak, deniz dalgası vb.) kontrol edilmeliydi.

**Arıza ve bakım modu olan lokal modda, işletmelerinde talimatlarına göre gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra ve pompaların minimum debide çalıştırılmaları şartı ile kullanılırken insani hata sonucu ortaya çıkabilecek aşırı yükleme halini engelleyecek bir güvenlik yoktur.

Daha önceki yıllarda mühendislik firması Göncer Ayalp Mühendislik Müşavirlik Limited Şirketi'nin talebine karşın deney ve tahkikleri yaptırmayan STFA-Thyssen Konsorsiyumu'nun eksik ve hatalı tamirler yapması da İTÜ raporuyla ortaya çıkan bir başka çarpıcı gerçek oldu.
Cumhuriyet

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog 2002'nin ilk konuğu Murat Tabanlıoğlu  10 Ocak 2002'de Diyalog bölümümüze konuk olarak sorularınızı yanıtladı.

Murat Tabanlıoğlu

Arkitera Forum'da Buluşmayı okumak için tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz