reklam

30 Ocak 2002 Çarşamba
Ana Sayfa
>
Haberler

Adana Valisi'ni 'İzleyin'...

Yıllardır dile getirilmesine rağmen kimsenin ''aldırmadığı'' çok önemli gerçekleri artık ''sorumluların'' ve ''yetkililerin'' de söylemeye başlaması, belki de sönmek üzere olan ''umutları'' sanki tazeliyor...

Böyle bir duyguyu, 25 Ocak 2002 günü de Adana 'da yaşadık...

''Kentleşme ve Yerel Yönetimler'' konulu 2 günlük sempozyumun açılışında konuşan Vali Oğuz Kaan Köksal , bilimsel bildiriler arasındaki hani o ''anlaşılmaz'' türden olanlardan çok daha ''gerçekçi'' saptamaları ve çözüm önerileriyle, hem yüreklere su serpti; hem de toplantının ''verimini'' yükseltti...

'Çözüm' ortaklığı
Valinin sözlerine geçmeden önce şunu vurgulamalıyım.

Bu konudaki bir sempozyumun; ''Çukurova Üniversitesi'', ''Mimarlar Odası'' ve hemen tüm sivil ve kamu kuruluşlarının bulunduğu ''Adana Kent Konseyi'' tarafından ''birlikte'' düzenlenmiş olması, sorunların ''kalıcı'' çözümleri için de ''doğru bir ortaklığın'' önemli bir adımıdır...

Çünkü, kentleşme ile yerel yönetimler arasındaki ilişkinin geleceği güvenceye alacak temel dayanağı ''planlama'' dır... İşte bu ortaklık da planlamanın hem ''bilimsel'' , hem de ''toplum yararı'' ilkelerine bağlı bir ''demokratik-katılımcı'' süreçle yaşama geçirilebilmesi için artık olmazsa olmaz bir koşuldur... Ne var ki bu koşulun ''uygulamaya'' yansıyabilmesinde paralel adımları da ''yetkililerin'' atması gerekmiyor mu?..

Şimdiki yasalar bu ortaklığı açıkça içermiyor olsalar bile, ''imardan sorumlu'' olanlar da aynı yaklaşımı benimsemeli ve yeni yasalara da esin kaynağı oluşturacak ''işbirliği süreçlerinin'' artık bu ülkeye ve kentlere kazandırılması daha fazla ertelenmemeli...

En önemli 'ayrıntı'
İşte, Vali Oğuz Kaan Köksal'ın konuşmasını, bu beklentinin de ''ilk adımları'' olma konusunda ''önemli ayrıntıları'' içermesi bakımından hem keyifle, hem de ''dikkatle'' dinledik...

Kaçak yapılaşmadan plansız ve kimliksiz kentleşmeye kadar hemen tüm sorunların temelinde; ''siyasi egemenlerin denetimsiz karar ve uygulamaları'' nın yattığına dikkat çeken Adana Valisi, ''Bu denetimin neden belediyelerdeki görevli teknik elemanlarca yapılamadığını'' da özetle şöyle açıkladı:

''Özellikle imar konusundaki teknik kadrolar baskı altındalar... Mesleğin gereğiyle çelişen isteklere karşı çıkarlarsa, kendilerini ya kapı dışında ya da toptancı halinde buluyorlar... Bu nedenle, siyasilerin bu sorunları yaratan isteklerine boyun eğmeyecekleri bir çalışma ortamı güvencesini yasayla bu elemanlara sağlamak artık şart...''

Gerçekten de yıllardır yakınma konusu olan ne kadar yağmacı ve spekülatif ''imar planı değişikliği'' ya da ''proje oyunları'' varsa, altlarındaki mimar-mühendis-plancı imzalarının büyük çoğunluğu ''toptancı haline sürülmemek'' için atılmıştır... Bu bakımdan valinin dikkat çektiği bu ''ayrıntı'' , aslında toplumun ve kentlerin ''geleceği'' için temel sorunlar arasında değil midir?..

'Genel' politika...
Adana Valisi'nin, ''kendisine bağlı'' teknik elemanlara nasıl davrandığını bilmiyorum ve hiçkimseye sormadım da...

Ancak bu konuşmasının, sadece belediyelerde değil, tüm ''kamu çalışanı'' teknik elemanlar için de geçerli olduğunu; hatta çoğu şirketlerdeki ücretli elemanların da ''firma çıkarları'' uğruna toplum ve ülke yararına aykırı teknik hizmetlere ''zorlandıklarını'' açıkça söylemek gerek...

Çünkü ''siyasi beklentilerle'' , onları yönlendiren ''ekonomik beklentiler'' , aslında genel politikanın da ''belirleyici ortaklığını'' oluşturuyor...

Vali Köksal'a teşekkür ederken Adanalıların da bu açık sözleri nedeniyle ''kendisini izlemelerini'' diliyorum...
Cumhuriyet - Oktay Ekinci  

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz