|
Badanada kullanılan “ak toprak”
kanserden öldürüyor
Kırsal kesimde evlerin çatı
ve badanasında kullanılan ve “ak toprak ya da çorak toprak” diye bilinen
toprağın kansere yol açtığı ortaya çıktı. Osmangazi Üniversitesi tarafından
Eskişehir’de bin 880 kişi üzerinde yapılan araştırmada, 24 kişinin bu
sebepten kansere yakalandığı ve 23’ünün öldüğü belirlendi.
Kırsal kesimde, evlerin ısı ve su yalıtımını sağlamak amacıyla
badana, sıva ve çatı kaplamada kullanılan ve halk dilinde ‘ak toprak’ ya
da ‘çorak toprak’ olarak bilinen toprağın kanserojen bir madde olan
asbest lifleri içerdiği ortaya çıktı. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından Eskişehir’de bin 880 kişi
üzerinde yapılan araştırmaya göre, asbest yüzünden 24 kişi kansere
yakalandı; bunlardan 23’ü hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü ve
Kanser Araştırma Merkezi tarafından kanserojen maddeler listesine dahil
edilen asbestin kullanımı, gelişmiş ülkelerde 1986’da yasaklandı.
Anadolu'daki birçok ilde binalarda asbest içeren toprak kullanılıyor.
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı
tarafından, binalarda kullanılan toprak konusunda Eskişehir civarında üç yıl
süren bir araştırma gerçekleştirildi. Osmangazi Üniversitesi öğretim üyesi
Prof. Dr. Muzaffer Metintaş’ın sorumluluğunda yürütülen araştırma
kapsamında 11 köyün 10 yıllık geçmişi mercek altına alındı. Bu köylerde
yaşayan bin 880 kişiden 12’si kadın, 12’si erkek olmak üzere 24 kişinin
asbest sebebiyle akciğer zarı kanserine yakalandığı ve 23’ünün hayatını
kaybettiği belirlendi. Metintaş, karşılaşılan rakamların çok yüksek
olduğuna dikkat çekerek, “Asbest sebebiyle kansere yakalanma riski dünya
geneline göre erkeklerde 88, kadınlarda ise 799 misli fazla çıktı. Bu
rakamlara göre Eskişehir kırsal alanındaki akciğer zarı kanseri riskinin,
işyeri kontrollerinin güçlü olmadığı 1970’li yıllardaki mesleki asbest
temaslı kişilerin taşıdığı riske eşit ya da daha fazla. Bu temas sonucu
önümüzdeki 20 yılda 350 civarında akciğer zarı kanseri olan hasta ortaya
çıkacaktır.” diyor. Eskişehir’deki 403 köyün 196’sında yapılan araştırmalara
göre, 44 köyde yaşayan 18 bin köylü asbest ile temas etmiş; 17 köyde ise
7 bin kişinin asbest ile teması sürüyor. Araştırma yapılmayan 49 köyde
halen 19 bin kişinin asbest ile temasını sürdürdüğü tahmin ediliyor.
Prof. Dr. Metintaş, asbest ile teması devam eden 17–19 bin kişinin temasının
kesilmemesi halinde kanser vakalarının katlanacağını ifade ediyor. Metintaş,
“Böyle bir tedbir çabası proje haline gelirse, bu proje Türkiye’deki en
büyük ve maliyet–yarar oranı en yüksek ‘çevre sağlığı projesi’
olacaktır.” diyor. Evlerinde asbestli toprak kullanan vatandaşlar, karşı
karşıya bulundukları tehlikenin farkında değil. Köylüler, kullandıkları
toprağın kanserojen madde taşıdığını bilmiyor. Ucuza geldiği ve sıcak
tuttuğu için evlerinde çorak toprak kullandıklarını belirtiyorlar.
Asbestli toprakla sıvalı evde yaşayan Hasan Yalvaç (69), 40 yıllık ömrünü
bu evde geçirdiğini belirtiyor. İki ay önce ciğerlerinde rahatsızlık
hisseden Yalvaç, tedavi amacıyla Eskişehir Devlet Hastanesi’ne gitmiş.
Yalvaç’a muayenesi sonrasında üşütmüşsün denilerek ilaç yazılmış,
ardından da Ankara’ya sevki yapılmış. Hastalığından şüphelenen Yalvaç,
“Eğer üşütmüşsem niye Ankara’ya sevk ettiler?” diyor. Eskişehir İl
Sağlık Müdürü Tahir Özkan, asbestli toprak hakkında şimdiye kadar
herhangi bir çalışma yapılmadığını, üniversite tarafından yapılan araştırma
sonuçları üzerine, önümüzdeki günlerde konuyu araştıracaklarını
belirtiyor. Problemin şimdiye kadar bilindiğini; ancak bir çalışma yapılmadığını
vurgulayan Özkan, “Evlerin badana yapılması gerekiyorsa badana yapacağız.
Asbestli toprakların üstünün kapatılması gerekiyorsa kapatacağız. Ama önce
kaynak bulmamız gerekiyor.” diye konuşuyor. Asbestin yoğun endüstriyel
kullanımı 19’uncu yüzyılın sonundan itibaren başlıyor. 1930–1970 yılları
arasında kullanım en üst düzeye ulaşıyor. Asbest 5 bin civarında ürünün
yapısında yer alıyor. 1960’lı yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda Dünya
Sağlık Örgütü ve Kanser Araştırma Merkezi, asbesti kanserojen maddeler
listesine aldı. 1986'dan itibaren asbest kullanımı gelişmiş ülkelerde
yasaklandı. Gelişmekte olan ülkelerde hâlâ kullanılıyor. Cilt, nefes
yolu, akciğerler ve sıvı ile geçen asbest şu hastalıklara yol açıyor:
Akciğer zarlarında plak yapılar. Akciğer zarlarında fibröz kalınlaşma ve
sertleşme. Akciğer zarlarında iyi huylu su toplanması. Akciğer dokusunda
fibrozis ve tahrip. Kronik endüstriyel bronşit. Akciğer zarı kanseri ve akciğer
kanseri.
Zaman
|