reklam

02 Mart 2002 Cumartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Narmanlı Han'da son kez

Narmanlı Han'da son kezBeyoğlu'nun 'gizli bir huzur köşesi' olan Narmanlı Han, bir zamanlar sanatçıların buluşma yeriydi. Şimdi kedileri, mor sümbülleri ve akasyalarıyla, hakkında verilecek kararı bekliyor

Beyoğlu müdavimleri için gizli bir mabettir Narmanlı Han. Asırlık akasyaların gölgesinde oturup, etrafta gezinen kedileri seyrederek, taze bir bardak çayı yudumlamaktır burada huzurun tarifi. Bu duyguyu hâlâ tatmayanların ellerini çabuk tutmaları gerekiyor. Çünkü 172 yıllık hanın zamanı azalıyor.
2000'de Anıtlar Kurulu'nca onaylanan restorasyon projesi sivil toplum kuruluşlarının tepkisi üzerine şimdilik durdurulsa da Narmanlı Han'ın sayıları azalan kiracılarına bu yılın sonuna kadar çıkmaları ihtarında bulunuldu.
Anıtlar Kurulu'na sunulacak yeni projenin Narmanlı Han'dan neler götüreceği ise bilinmiyor.
En çok korkulan, önceki projede olduğu gibi gölgesine sığınılan akasyaların kesilecek, mor sümbüllerin sökülecek olması...

Kışları kasvetli
Narmanlı Han, Beyoğlu 19. yüzyılda yeniden şekillenirken ilk inşa edilen yapılardan. Ünlü İtalyan mimar Giussep Fossati tarafından inşa edilmiş. Bugünkü Rus Konsolosluğu yapılana dek hem elçilik binası hem de hapishane olarak kullanılmış. Bundan mıdır bilinmez, kış günleri Rus romanlarındaki küçük odalı hanları andıran kasvetli bir havası var, 150 yaşındaki Narmanlı'nın.
Yazları ise sıcaktan bunalanların ağaçların gölgesinde serinlediği dingin bir mekân oluveriyor.
1. Dünya Savaşı sırasında Rusya ile ilişkilerin askıya alınması, binanın yıllarca bakımsız kalmasına yol açmış. 1917 Ekim devrimi sırasında İstanbul, çok sayıda Rus mültecinin akınına uğradığında Narmanlı Han hâlâ elçilik binası işlevini görüyormuş.
Ancak caddenin karşı sırasındaki yeni elçilik binası yapılınca, konsolosluk büroları oraya taşınmış. 1930'lu yılların başında binada, Rus devletine ait sadece iki turizm şirketi çalışır durumda kalmış. 1933'te tamamen boşaltıldığında ise bina İstanbul'un ünlü tüccarlarından
'Narmanlı kardeşlere' satılmış.
Daha sonraları ise ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu, Aliye Berger ve yazar Ahmet Hamdi Tanpınar gibi sanatçıların stüdyo ve pansiyon olarak kiraladığı mekân haline gelmiş. Cumhuriyet döneminden 1980'lere kadar da zaman içinde erise de heykeltıraşların, ressamların atölyelerine ev sahipliği yapmış Narmanlı Han.
Halen handa sadece Beyoğlu 2. Noteri, bir halı tamircisi ve İstanbul'un ilk fotokopicilerinden biri var. Onlara da bu yılın sonuna dek çıkmaları ihtarı yapılmış.

Eyüboğlu'yla ahbaplık
Narmalı Han eski canlı günlerinden çok uzakta artık. Fotokopici Şerafettin İşem, Narmanlı Han'la 1969'da tanışmış. Bandırma'dan İstanbul'a geldiğinde 13 yaşındaymış. İstanbul'un ilk fotokopicilerinde ya da o zamanki adıyla ozalit atölyesinde çırak olarak çalışmaya başlamış.
O zamanlar beş kişi çalıştıklarını söyleyen İşem, Bedri Rahmi Eyüboğlu'ya selamlaştıklarını anlatıyor ve ekliyor: "O zamanlar burada ressam ve heykeltıraşların atölyeleri vardı. Cıvıl cıvıldı."
Şimdi tek başına çalışan İşem, bunun nedeni olarak teknolojiye ayak uyduramamasını gösteriyor. Ev sahiplerinin yıl sonuna kadar çıkmasını istediği İşem, "Artık başka yerde yapamam, emekli olurum herhalde" diyor.
1975'ten bu yana halı tamirciliği yapan Kadri Ürün de handa kalan son kiracılardan. Bir zamanlar 10 kişi çalıştıklarını belirten Ürün, şimdi üç kişinin bile fazla olduğunu söylüyor. Ürün kendisine 'halı doktoru' diyor:
"Ben halıları ameliyat ederim, eskiden daha çok talep vardı bizim işe. Yalılardan gelirlerdi halılarını tamir ettirmek için."
Narmanlı Han'a bundan sonra neler olacak, henüz bilinmiyor.
1 No'lu Anıtlar Kurulu'nun onayladığı proje, semt derneklerinin girişimiyle durduruldu. Proje, tarihi yapının üç katlı beton bir blokla örtülmesini, asırlık akasyaların kesilmesini öngörüyordu.
Kurul yenilenen restorasyon projesini inceleyecek ve kararını verecek. Şimdi Narmanlı Han'ın kedileri, akasyaları ve mor sümbülleri, bu kararı bekliyor...

'Şeffaf proje istiyoruz'
İnsan Yerleşimleri Derneği Başkanı Korhan Gümüş, bu tip yapılara uluslararası standartlarda bir koruma getirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Uluslararası normlara uygun bir restorasyon projesi yapılmalı. En önemlisi de bu sürecin şeffaf olması. Şehrin kültür kapitalini zenginleştirmek için mevcut yapı kalitesi korunmalı. Bunun içinde hazırlanan restorasyon projesinin ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla tartışılarak hazırlanması gerekir" dedi. Gümüş, önceki projenin, Narmanlı Han'ın tarihi kimliğini yok saydığını söyleyerek, yeni proje hakkında ise bilgi sahibi olmadıklarını belirtti.
Radikal

 

Mart 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03
04 05 06 07 08 09 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz