|
Narmanlı Han'da son kez
Beyoğlu'nun
'gizli bir huzur köşesi' olan Narmanlı Han, bir zamanlar sanatçıların buluşma
yeriydi. Şimdi kedileri, mor sümbülleri ve akasyalarıyla, hakkında
verilecek kararı bekliyor
Beyoğlu müdavimleri için gizli bir mabettir Narmanlı Han. Asırlık
akasyaların gölgesinde oturup, etrafta gezinen kedileri seyrederek, taze bir
bardak çayı yudumlamaktır burada huzurun tarifi. Bu duyguyu hâlâ
tatmayanların ellerini çabuk tutmaları gerekiyor. Çünkü 172 yıllık hanın
zamanı azalıyor.
2000'de Anıtlar Kurulu'nca onaylanan restorasyon projesi sivil toplum kuruluşlarının
tepkisi üzerine şimdilik durdurulsa da Narmanlı Han'ın sayıları azalan
kiracılarına bu yılın sonuna kadar çıkmaları ihtarında bulunuldu.
Anıtlar Kurulu'na sunulacak yeni projenin Narmanlı Han'dan neler götüreceği
ise bilinmiyor.
En çok korkulan, önceki projede olduğu gibi gölgesine sığınılan
akasyaların kesilecek, mor sümbüllerin sökülecek olması...
Kışları kasvetli
Narmanlı Han, Beyoğlu 19. yüzyılda yeniden şekillenirken ilk inşa edilen
yapılardan. Ünlü İtalyan mimar Giussep Fossati tarafından inşa edilmiş.
Bugünkü Rus Konsolosluğu yapılana dek hem elçilik binası hem de hapishane
olarak kullanılmış. Bundan mıdır bilinmez, kış günleri Rus romanlarındaki
küçük odalı hanları andıran kasvetli bir havası var, 150 yaşındaki
Narmanlı'nın.
Yazları ise sıcaktan bunalanların ağaçların gölgesinde serinlediği
dingin bir mekân oluveriyor.
1. Dünya Savaşı sırasında Rusya ile ilişkilerin askıya alınması, binanın
yıllarca bakımsız kalmasına yol açmış. 1917 Ekim devrimi sırasında İstanbul,
çok sayıda Rus mültecinin akınına uğradığında Narmanlı Han hâlâ elçilik
binası işlevini görüyormuş.
Ancak caddenin karşı sırasındaki yeni elçilik binası yapılınca,
konsolosluk büroları oraya taşınmış. 1930'lu yılların başında binada,
Rus devletine ait sadece iki turizm şirketi çalışır durumda kalmış.
1933'te tamamen boşaltıldığında ise bina İstanbul'un ünlü tüccarlarından
'Narmanlı kardeşlere' satılmış.
Daha sonraları ise ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu, Aliye Berger ve yazar Ahmet
Hamdi Tanpınar gibi sanatçıların stüdyo ve pansiyon olarak kiraladığı
mekân haline gelmiş. Cumhuriyet döneminden 1980'lere kadar da zaman içinde
erise de heykeltıraşların, ressamların atölyelerine ev sahipliği yapmış
Narmanlı Han.
Halen handa sadece Beyoğlu 2. Noteri, bir halı tamircisi ve İstanbul'un ilk
fotokopicilerinden biri var. Onlara da bu yılın sonuna dek çıkmaları ihtarı
yapılmış.
Eyüboğlu'yla ahbaplık
Narmalı Han eski canlı günlerinden çok uzakta artık. Fotokopici Şerafettin
İşem, Narmanlı Han'la 1969'da tanışmış. Bandırma'dan İstanbul'a geldiğinde
13 yaşındaymış. İstanbul'un ilk fotokopicilerinde ya da o zamanki adıyla
ozalit atölyesinde çırak olarak çalışmaya başlamış.
O zamanlar beş kişi çalıştıklarını söyleyen İşem, Bedri Rahmi Eyüboğlu'ya
selamlaştıklarını anlatıyor ve ekliyor: "O zamanlar burada ressam ve
heykeltıraşların atölyeleri vardı. Cıvıl cıvıldı."
Şimdi tek başına çalışan İşem, bunun nedeni olarak teknolojiye ayak
uyduramamasını gösteriyor. Ev sahiplerinin yıl sonuna kadar çıkmasını
istediği İşem, "Artık başka yerde yapamam, emekli olurum
herhalde" diyor.
1975'ten bu yana halı tamirciliği yapan Kadri Ürün de handa kalan son kiracılardan.
Bir zamanlar 10 kişi çalıştıklarını belirten Ürün, şimdi üç kişinin
bile fazla olduğunu söylüyor. Ürün kendisine 'halı doktoru' diyor:
"Ben halıları ameliyat ederim, eskiden daha çok talep vardı bizim işe.
Yalılardan gelirlerdi halılarını tamir ettirmek için."
Narmanlı Han'a bundan sonra neler olacak, henüz bilinmiyor.
1 No'lu Anıtlar Kurulu'nun onayladığı proje, semt derneklerinin girişimiyle
durduruldu. Proje, tarihi yapının üç katlı beton bir blokla örtülmesini,
asırlık akasyaların kesilmesini öngörüyordu.
Kurul yenilenen restorasyon projesini inceleyecek ve kararını verecek. Şimdi
Narmanlı Han'ın kedileri, akasyaları ve mor sümbülleri, bu kararı
bekliyor...
'Şeffaf proje istiyoruz'
İnsan Yerleşimleri Derneği Başkanı Korhan Gümüş, bu tip yapılara
uluslararası standartlarda bir koruma getirilmesi gerektiğini söyleyerek,
"Uluslararası normlara uygun bir restorasyon projesi yapılmalı. En önemlisi
de bu sürecin şeffaf olması. Şehrin kültür kapitalini zenginleştirmek için
mevcut yapı kalitesi korunmalı. Bunun içinde hazırlanan restorasyon
projesinin ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla tartışılarak hazırlanması
gerekir" dedi. Gümüş, önceki projenin, Narmanlı Han'ın tarihi kimliğini
yok saydığını söyleyerek, yeni proje hakkında ise bilgi sahibi olmadıklarını
belirtti.
Radikal
|