reklam

4 Nisan 2002 Perşembe
Ana Sayfa
>
Haberler

Dokuma tezgâhlarının yer kaymasına etkisi araştırılıyor

Denizli'nin Babadağ ilçesindeki evlerde gözle görülen kaymaların ilçede bulunan 5 bini aşkın dokuma tezgahından kaynaklandığı ileri sürülüyor. Bölgeye sismik cihazlar yerleştiren Japon uzmanlar, yer hareketlerini yakın takibe aldılar.

Yer hareketlerinin çıplak gözle görülmesi ve evlerdeki kaymalar, Denizli’nin Babadağ ilçesini deprem araştırmaları için önemli bir merkez haline getirdi. Evlerin zemininin kaydığı Babadağ’a sismik cihazlar yerleştiren Japon bilim adamları, bir yıldır yer hareketlerini takip ediyorlar. Bazı bilim adamları, ilçede bulunan 5 bini aşkın dokuma tezgâhının, yer kaymasında önemli bir etken olduğunu iddia ediyor.

Babadağ halkı, yıllardır yaşamlarını sürdürdükleri bölgede araştırmaların sıklaştırılmasından dolayı endişe duymaya başladı. Uzun süredir bölgede araştırma yapan Japon bilim adamları, heyelan tehlikesinin varlığına işaret ederek, yapılaşmanın dikkatli şekillenmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Babadağ Belediye Başkanı Ali Helvacı, bilimsel çalışmaların bölge halkının rahatlaması için önemli bir fırsat olduğunu dile getirerek, “Özellikle yer hareketlerinin çıplak gözle görülmesi, Babadağ’ın araştırmalar için cazip bir yer olmasını sağladı. Raporların, bir yıl sonra elimize ulaşmasını ümit ediyoruz. Buna göre yerleşim alanlarını düzenleyeceğiz.” şeklinde konuştu. Helvacı’ya göre, evlerin kaymasının temel sebepleri, içme suyu ve kanalizasyon kanalları.

Babadağ’da Pamukkale Üniversitesi tarafından 1999 yılında tamamlanan bir araştırmada da ilginç sonuçlar elde edildi. Babadağ’ın 1941 yılında âfet bölgesi ilan edildiği kaydedilen araştırmada, 1950’li yıllarda iki heyelanla karşı karşıya kalan yerleşim alanında depremselliğin ilave bir tehlike olarak göze çarptığı vurgulanıyor. 1996 yılında ilçede 5 bin 150 otomatik dokuma tezgâhının bulunduğunu gündeme getiren bilim adamları, bu tezgâhların çalışmasıyla yeraltına önemli derecede titreşim yayıldığı ve bunun heyelan ya da depreme sebep olabileceği üzerinde duruyor. Özellikle Denizli gibi aktif fayların yer aldığı bölgede bunun bir tehlike arz ettiği ifade ediliyor.

Araştırmada şu görüşlere yer veriliyor: “Babadağ ve yakın çevresinde, tarihte önemli depremler olmadığı saptanmıştır; ancak Babadağ, fayının konumu ve Denizli çevresindeki deprem merkezlerine olan konumu gereğince deprem riski çok fazla olan bir bölgedir. Muhtemel bir depremde bölgedeki mevcut kitle hareketleri sebebiyle risk çok fazla olmaktadır.”

Japon bilim adamları, kısa bir süre önce, Babadağ’daki titreşimleri kaydetmek amacıyla bölgeye sismik cihazlar yerleştirdi. Belediye yetkilileri, yapılaşmayı daha sağlam zeminli bölgelere yaymak amacıyla Japonların yaptıkları araştırmanın neticesini bekliyor.
Zaman

 

Nisan 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06 07
08 09 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30
diğer aylar için tıklayın

Bülent Erkmen 16 Nisan Salı günü  Diyalog bölümümüze konuk oldu...

Bülent Erkmen ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya, Diyalog'daki buluşmayı okumak için  buraya tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz