|
Dokuma tezgâhlarının yer kaymasına
etkisi araştırılıyor
Denizli'nin Babadağ ilçesindeki evlerde gözle görülen kaymaların ilçede
bulunan 5 bini aşkın dokuma tezgahından kaynaklandığı ileri sürülüyor.
Bölgeye sismik cihazlar yerleştiren Japon uzmanlar, yer hareketlerini yakın
takibe aldılar.
Yer hareketlerinin çıplak gözle görülmesi ve evlerdeki kaymalar,
Denizli’nin Babadağ ilçesini deprem araştırmaları için önemli bir
merkez haline getirdi. Evlerin zemininin kaydığı Babadağ’a sismik cihazlar
yerleştiren Japon bilim adamları, bir yıldır yer hareketlerini takip
ediyorlar. Bazı bilim adamları, ilçede bulunan 5 bini aşkın dokuma tezgâhının,
yer kaymasında önemli bir etken olduğunu iddia ediyor.
Babadağ halkı, yıllardır yaşamlarını sürdürdükleri bölgede araştırmaların
sıklaştırılmasından dolayı endişe duymaya başladı. Uzun süredir bölgede
araştırma yapan Japon bilim adamları, heyelan tehlikesinin varlığına işaret
ederek, yapılaşmanın dikkatli şekillenmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Babadağ Belediye Başkanı Ali Helvacı, bilimsel çalışmaların bölge
halkının rahatlaması için önemli bir fırsat olduğunu dile getirerek, “Özellikle
yer hareketlerinin çıplak gözle görülmesi, Babadağ’ın araştırmalar için
cazip bir yer olmasını sağladı. Raporların, bir yıl sonra elimize ulaşmasını
ümit ediyoruz. Buna göre yerleşim alanlarını düzenleyeceğiz.” şeklinde
konuştu. Helvacı’ya göre, evlerin kaymasının temel sebepleri, içme suyu
ve kanalizasyon kanalları.
Babadağ’da Pamukkale Üniversitesi tarafından 1999 yılında tamamlanan
bir araştırmada da ilginç sonuçlar elde edildi. Babadağ’ın 1941 yılında
âfet bölgesi ilan edildiği kaydedilen araştırmada, 1950’li yıllarda iki
heyelanla karşı karşıya kalan yerleşim alanında depremselliğin ilave bir
tehlike olarak göze çarptığı vurgulanıyor. 1996 yılında ilçede 5 bin
150 otomatik dokuma tezgâhının bulunduğunu gündeme getiren bilim adamları,
bu tezgâhların çalışmasıyla yeraltına önemli derecede titreşim yayıldığı
ve bunun heyelan ya da depreme sebep olabileceği üzerinde duruyor. Özellikle
Denizli gibi aktif fayların yer aldığı bölgede bunun bir tehlike arz ettiği
ifade ediliyor.
Araştırmada şu görüşlere yer veriliyor: “Babadağ ve yakın çevresinde,
tarihte önemli depremler olmadığı saptanmıştır; ancak Babadağ, fayının
konumu ve Denizli çevresindeki deprem merkezlerine olan konumu gereğince
deprem riski çok fazla olan bir bölgedir. Muhtemel bir depremde bölgedeki
mevcut kitle hareketleri sebebiyle risk çok fazla olmaktadır.”
Japon bilim adamları, kısa bir süre önce, Babadağ’daki titreşimleri
kaydetmek amacıyla bölgeye sismik cihazlar yerleştirdi. Belediye yetkilileri,
yapılaşmayı daha sağlam zeminli bölgelere yaymak amacıyla Japonların yaptıkları
araştırmanın neticesini bekliyor.
Zaman
|