reklam

26 Nisan 2002 Cuma
Ana Sayfa
>
Haberler

Tarih gündem yaratacak

Tarih gündem yaratacak'İstanbul' dergisi 10. yaşını kutlarken 'Toplumsal Tarih' de 100. sayısına ulaştı. Dergilerin yeni hedefi gündem yaratmak ve daha geniş kesimlere hitap etmek

Tarih Vakfı'nın iki yayın organı 'İstanbul' dergisi ve 'Toplumsal Tarih' bugünlerde haklı olarak büyük bir sevinç yaşıyor. Çünkü 'İstanbul' dergisi 10. yaşına basarken 'Toplumsal Tarih' dergisi de 100. sayısına ulaşarak dalya diyor. İstanbul için bir kent belleği oluşturmayı amaçlayan ve şu ana kadar yaptıklarıyla amacına da ulaşan 'İstanbul' dergisi son sayısında derginin 10 yılını değerlendirirken aslında, İstanbul'da son on yılda meydana gelen değişimleri gözler önüne seriyor.

'Toplumsal Tarih' ise 100. sayısında hem içerik hem de biçim açısından yeni bir formla okuyucunun karşısına çıkıyor. Artık uzmanlık alanı tarih olmayan insanlara da kucak açıyor. Dergi, dalya dediği bu sayıda birçoğumuzun tarihten uzaklaşmasına neden olan tarih eğitimini sorgulayıp, 'Nasıl bir tarih eğitimi olmalı' sorusuna cevap arıyor.

'Toplumsal Tarih' Yayın Yönetmeni Mustafa Yolaç ile 'İstanbul' dergisi Genel Yayın Yönetmeni Esra Aliçavuşoğlu'na 'Nice yıllar' dileyerek başladığımız söyleşimizde geçen 10 yılı, İstanbul'u, kent bilincini, tarih yayıncılığını ve eğitimini konuştuk.

Dile kolay 10 yıl. Serüven nasıl başlamıştı, 'İstanbul'da nasıl bir değişim meydana geldi?
Esra Aliçavuşoğlu:
1992'nin nisan ayında 'İstanbullu Kim' sorusunun sorulduğu bir dosya konusuyla yayın hayatına başladık. Biz bu kentte yaşayan herkes için bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyoruz. Her sayıda bir konuyu veya bir sorunsalı işliyoruz. Ele aldığımız dosya konusunda konunun taraflarını, akademisyenleri ve İstanbul üzerine düşünen, kaygılanan insanları bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu konuları işlerken kentin, İstanbul'un geçmişi ve şimdiki durumuyla sınırlandırmıyoruz kendimizi, kentin geleceği hakkında da öngörülerde bulunmaya çalışıyoruz.

10 yıl önce İstanbul'a çok farklı bir durum hâkimdi. İnsanların gelecek için ümitleri vardı, daha heyecanlıydılar. Geçen 10 yılda bu heyecanlarını ufak ufak yitirmeye başladılar. Ama birçok şeyin olumlu anlamda geliştiğini de söyleyebilirim. Mesela metro gibi...

Bu kentte yaşayanlar için bir kent belleği oluşturulması amaçlanıyordu...

Esra Aliçavuşoğlu: Hadi yaşadığı kentin tarihini bir yana bırakın, şu gününü, sorunlarını bilmeyen binlerce insan var. İstanbul'u bir mekân olarak kullanıyorlar. Tıpkı yatmadan yatmaya gidilen kör bir oda gibi... İstanbul'da yaşayan insanların kentine sahip çıkması ve onu koruması gerekiyor. Çünkü bu kentin korunmaya
ihtiyacı var. Artık daha müdahaleci olmayı amaçlıyoruz.

'Toplumsal Tarih' dalya derken bir değişiklikle karşımıza çıktı. Değişikliğin sebebi nedir?

Mustafa Yolaç: '100. sayı çıkıyor, böyle bir fırsattan yararlanalım da bir değişiklik yapalım' diye bir çaba içine girmedik. Bizi bu değişikliğe iten birtakım zorunluluklar vardı. Derginin yazı ağırlığının Gülhane Hattı Hümayunu ile 1950'lere kadar olan dönemi kapsaması bir tarih dergisi için avantajlı bir durum değil. Biz de perspektifimizi ve dönemlerimizi genişletelim diye düşündük. Avrupa Birliği'ne taraf olan Tarih Vakfı'nın bir yayını olarak Avrupa'yı da dergimizin içine taşıyalım istedik. Bunun yanı sıra bu değişikliği yaparken bari formatı da değiştirelim ki derginin görselliği yazıların okunmasını kolaylaştırsın, meslekten akademisyenlerin, tarihçilerin ilgi gösterdiği bir dergi olmayalım, ilgi alanı tarih olan bir sürü insanla da kendi görüşlerimizi paylaşalım, onları üretmeye teşvik edelim istedik.

Dergi tek başına tarihin veya tarihçiliğin nesnesi değil. Sözlü tarih çalışmalarına, mikro tarih çalışmalarına yer verebileceğimiz ille büyük teorileri tartışan değil, kendi içinde bir sözü olan alanlara yöneliyoruz. Uzun yazılar yerine okumayı kolaylaştıran kısa yazılara yer vermeyi düşünüyoruz. Bir anlamda dergi, popüler bilim yayıncılığına doğru bir çizgi belirliyor kendine. 

Bu da Toplumsal Tarih'in kimliğinin yeniden tanımlanması anlamına gelmiyor mu?

Mustafa Yolaç: 'Toplumsal Tarih', 'Tarih ve Toplum'la 80'lerin ortasında başlayan bir ekolün devamı. Şimdi böyle bir gelenek üzerine yeni bir bina inşa etmeye çalışıyoruz. Biz artık kendimize yeni bir kulvar açmalıyız diye düşünüyorum. Bu yapılanmanın Türkiye'de popüler bilim yayıncılığına yeni bir tanım getirdiğini söylemek de mümkün. İçeriği ve içeriğin vurguları bir grup meslekten tarihçiyi ilgilendiren değil, insanların doğrudan yaşamını ve toplumu ilgilendiren unsurları kapsayan, bir taraftan da tarih bağlamı olan ve tarihle iç içe geçen bir yayıncılık anlayışı geliştiriyoruz.

Bu değişimle siz de müdahaleci olacak mısınız?
Mustafa Yolaç: Derginin her sayısında oluşturacağımız dosya konusuyla ülkenin gündemine doğrudan müdahale eden, hatta kendisi gündem oluşturan, tarih-nostalji bağlantısını kıran, bugünümüzü oluşturan öğelerin tarihsel kökenlerini anlamaya çalışan bir bakış açısından hareket edeceğiz.
Radikal

 

Nisan 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06 07
08 09 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30
diğer aylar için tıklayın

Tanju Özelgin 30 Nisan Salı günü  Diyalog bölümümüze konuk olacak...

Tanju Özelgin ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya, Diyalog'da buluşmaya katılmak için  buraya tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz