reklam

03 Şubat 2003 Pazartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Bir yanda para bir yanda doğa

Hükümete doğal, tarımsal, kültürel, tarihsel varlıkları hatta milli parkları bile maden sahası ilan etme yetkisi veriliyor

Maden işletme faaliyetinde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu alınması zorunluluğunu kaldıran, Bakanlar Kurulu'na ülkenin doğal, tarımsal, kültürel, tarihsel varlığı ve zenginliklerini maden sahası ilan etme yetkisi veren tasarı, yeniden gündemde.

Geçen hükümet döneminde hazırlanan ancak seçimler dolayısıyla kadük kalan tasarı, Başbakan Abdullah Gül tarafından yenilendi. Tasarı, çarşamba günü Sanayi Komisyonu'nda görüşülecek. Hükümetin, 'sektörün canlandırılması, maden arama ve işletmesinde bürokrasinin azaltılması' gerekçeleri ile savunduğu tasarıya, sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşları karşı çıkıyor.

160 yeni maden alanı
Tasarıyla maden tanımı yeniden yapılıyor ve 160'ın üzerinde maden, yasa kapsamına alınıyor. Bu çerçevede, tuğla ve kiremit gibi ev yapımında kullanılan malzemeler de yasa kapsamına sokuluyor. Tasarı bununla birlikte Bakanlar Kurulu'na, tasarıda sayılmayan madenleri de yasa kapsamına alma yetkisi veriliyor.

Tasarı, madenlerin üzerinde tesis olunan ilk müracaat, arama ve ön işletme ruhsatının hisselere bölünmeyip, bütün olarak işlem göreceğini hükme bağlıyor. Ancak işletme ruhsatları ve buluculuk hakları, rezerv kaybına neden olmayacak şekilde ve ekonomik olarak ayrı işletilmesinin olanaklı olması halinde, bölünerek ayrı ruhsatlara bağlanabilecek.

Tasarıyla 'orman, ağaçlandırma alanları, milli park, tabiatı koruma alanı, tarım alanları, mera alanları, su havzaları, karasuları, sit alanları ve turizm bölge, alan ve merkezleri', Bakanlar Kurulu kararıyla maden sahaları haline getirilebilecek. Kurumun izin vermesi halinde askeri bölgeler de maden sahası yapılabilecek. Tasarıya göre, ruhsat ve onay için 15 günlük süre tanınıyor ve üretim yapılmadan yürütülecek maden arama faaliyeti ÇED'e tabi tutulmuyor. Madenler için Enerji Bakanlığı'nın görüşü yeterli.

'Su havzaları bile tehlikede'
Sivil toplum örgütleriyle meslek kuruluşları ise tasarıya karşı çıkıyor. Eleştirilerin odağında maden işletme faaliyetinin ÇED kapsamı dışına çıkarılması var.
Bu düzenlemeyle Bergama'da olduğu gibi ruhsata bağlanmış madencilik faaliyeti çevreye zarar verse de, yargı kararıyla faaliyetinin durdurulmasının önüne geçilmek istendiği ifade ediliyor. İstanbul su havzalarının bile madencilik işletmesine açılacağını vurgulanıyor. Tasarıyla koruma kurullarında bakanlık temsilcisi sayısının artırılmasının da kültür ve tabiat varlıklarının bilimin değil bakanlık temsilcilerinin insafına terk edilmesi sonucunu doğuracağı öne sürülüyor.
Radikal

 

Şubat 2003 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02
03 04 05 06 07 08 09
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28
diğer aylar için tıklayın

Platform

"Güncel Basın ve Mimarlık"  tartışılıyor.

Forum'da başlayan tartışmaya şimdi katılmak için tıklayın.  Tartışma 06 Şubat'ta İTÜ Mimarlık Fakültesi 109 No'lu Salon' da davetli konuşmacılar ile son bulacak.

Yönetici: Korhan Gümüş
Konuşmacılar:
Serhan Ada, Behiç Akİhsan Bilgin
Tan Oral

Lamp 83' ün katkılarıyla

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz