|
Savaş müteahhitleri olumsuz
etkileyecek
Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) İzmir Şubesi'nin açılışı
nedeniyle düzenlenen, "İnşaat sektörünün 2003 yılı
beklentileri" konulu panelde söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı
Salih Esen, "İnşaat sektörü, yarattığı istihdam, hacim ve döviz
girdisiyle Türk ekonomisinin itici gücüdür" dedi. Olası savaş
nedeniyle Türkiye sınırları içinde yer alan komşu kentlerde inşaat
faaliyetlerinde daralma yaşandığını belirten Esen, "Kooperatif bazında
birtakım projeler sürmektedir. Ortadoğu ülkelerinde devam eden inşaatların
durdurulması yönünde bir plan bulunmamakla birlikte, gayrimenkul açısından
işlemler durma noktasına gelmiş, zaten durgun olan piyasalardaki talep
likidite kalmayı tercih etmektedir" diye konuştu.
Kronik krizler
İnşaat sektörünün geri kalma nedenleri üzerinde duran Esen, "Kronik
hale gelen krizler sonucu emlak satışları düşerken, konut ve malzeme
fiyatarında ciddi artışlar yaşandı. Bünyesinde 200'den fazla sektörü yaşatan
inşaat sektöründeki sorunların giderilmesi, ülkemizde son yıllarda yükselen
dalgasına karşı en etkili çözüm olacaktır" diye konuştu.
Mali ve finans sektöründe yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin
nihai etkisinin üreten sektörde ortaya çıktığını kaydeden Esen şöyle
devam etti: "Tüm maliyet kalemleri ve kredi sistemini bloke eden krizler,
faiz sınırlarını astronomik düzeylere yükseltti. Bu durumdan en fazla inşaat
sektörü etkilendi. Krizin damgasını vurduğu son iki yılda emlak fiyatları
talepsizlik nedeniyle gerilerken, bina inşaatı maliyeti 2002'nin son çeyreğinde
önceki yılın eş dönemine göre ortalam yüzde 29,2, dört ortalamalarına göre
de yüzde 35,9 oranında arttı"
Yıllık kayıp
Körfez krizi nedeniyle Irak ve Kuveyt tarafından Türkiye'nin ödenmeyen
alacakları ve sözkonusu ülkelerdeki müteahhitlik faaliyetlerinin durması
sonucu, Türk müteahhitlerinin 1990'da yaklaşık 420 milyon dolarlık kayba uğradıklarını
hatırlatan Esen, "1991-1996 arasında Türk müteahhitlik sektörünün
Irak ve Kuveyt'ten iş alamaması sonucu ortalama yıllık kayıp 200 milyon
dolar olarak değerlendirilmektedir. Birleşmiş Milletler'in Irak'a yönelik başlattığı
'petrol karşılığı gıda ve ilaç programı' çerçevesinde, 1996'da Irak'ın
kontrollü de olsa petrol satmaya başlaması ile altyapı ve gelişme
kaydedilmemiştir. Olası savaş nedeniyle Türkiye sınırları içinde yer
alan komşu kentlerde savaş nedeniyle zaten inşaat faaliyetlerinde daralma yaşanmakta
iken kooperatif bazında birtakım projeler sürmektedir" dedi.
Yeni Asır
|