|
Gılgamış’ın mezarı bulundu
Arkeologlar Kral Gılgamış’a
ait olduğuna inandıkları mezarı günışığına çıkarmaya çalışıyorlar.
İsa’dan 2500 yıl önce Iraklı bir bilgin tarafından yazılan Gılgamış
Destanı, dünyanın en eski kitabı ve Uruk kenti kralının hayatını konu alıyor.
Bugünkü ‘Irak’ adını bu destandaki antik Uruk kentinden alıyor.
Alman arkeologlar, bir zamanlar içinden Fırat nehrinin aktığı eski Uruk
kentinin kurulu olduğuna inandıkları yıkıntılarda çalışmalarına devam
ediyor. Grup sözcüsü Jörg Fassbinder bulguların “Kral Gılgamış’ın
mezarının destandaki betimlemesine uyduğunu” söyledi. Kil tabletlerde kralın
ölümünden sonra suları çekilen Fırat’ın suyatağına nakledildiğini
yazıyor. Fassbinder Fırat eski suyatağında benzer bir yapıya rastlandığını
ve bu bölgeyi incelemeye aldıklarını söyledi.
Fassbinder bu araştırmalarında modern teknolojinin son ürünlerini
kullandıklarını söyledi. Toprak magnetisazyonunu kaydeden son teknoloji Fırat’ın
eski suyatağındaki çamur kümeleriyle tortulları ayrıştırıyor ve böylece
tüm su yatağının kazılmasına gerek kalmıyor. Magnetogram denen bu alet
sayesinde, Uruk kentinin dijital haritası elde ediliyor.
Çöldeki Venedik
Fassbinder Gılgamış tabletlerinde betimlenen kentin, eldeki bulgularla örtüştüğünü
ve bu kentin 100 hektardan geniş olduğunun ortaya çıktığını söyledi.
Fassbinder bahçeler ve Babil yapılarının ortaya çıkarıldığını ve Uruk
Kenti’nin Fırat’ı kanallara bölerek üstüne kurulduğunu ve adeta çöldeki
bir Venedik’i andırdığını söyledi.
NTVMSNBC
|