|
Pepe: Oy uğruna ormanları sattılar
Orman Bakanı Osman Pepe, orman arazilerinin geçmiş hükümetler ve yerel yöneticiler
tarafından oy kaygısıyla talan edilmesine izin verildiğini söyledi. Hükümetin
yaklaşık 25 milyar dolar gelir elde etmek ve ekonomiyi güçlendirmek için ek
kaynak paketinde gündeme getirdiği orman vasfını yitirmiş ve 2- B olarak
adlandırılan orman arazilerin satışı ile ilgili kamuoyunda ortaya çıkan
tartışmalara Orman Bakanı Osman Pepe son noktayı koydu.
Kendimizi anlatamadık
Bakan Pepe, orman arazisi olarak görülen ancak yerinde artık kamu binalarının,
sanayi sitelerinin ya da tatil köylerinin yer aldığı arazilere tekrar orman
özelliğinin kazandırılmasının mümkün olmayacağını fotoğraflarla
anlattı. Bakan Pepe, hükümetin ‘orman arazilerini birilerine peşkeş çekmek
istiyorlar’ şeklinde haksız eleştirilerle suçlandığını hatırlatarak,
“Herkesin eğri oturup doğru konuşması lazım. Biz böyle bir konuyu gündeme
taşıdık. Yanıbaşımızdaki Irak savaşı, düşüncelerimizi kamuoyuna
yeterince ulaştırma imkanı vermedi. Çünkü savaş yemekte konuşulan konu
oldu. İmkanlar dahilinde Sayın Başbakan bizim bu konularla alakalı yapmış
olduğumuz çalışmaları kamuoyuna takdim etmeye çalıştı. Bununla alakalı
doğrusunu söylemek gerekirse önemli bir mesafe aldığımızı da düşünüyoruz”
dedi.
Mutluluk zinciri kurulmuş
Bakan Pepe, orman arazisini niteliğini kaybeden ve 2- B olarak adlandırılan
arazilerin 40- 50 yıllık Türkiye gerçeğini analiz ederek, şunları söyledi:
“Kentlerin civarında rantı yüksek araziler, yoğun göç alan büyük
sanayi kentler, cazibe merkezi olan kentler sadece orman arazileri değil, orman
arazilerinin yanında vakıf arazileri hatta şahıs arazileri bile maalesef bu
olumsuz gelişmelerden nasibini almıştır.”
Devlete bir kuruş vergi yok
Bakan Pepe, orman vasfını yitirmiş arazilerin üzerinde milyonlarca insanın
yaşadığını dile getirerek, “2- B arazileri üzerinde bugün 450- 500 bin
bina var. bu binaların her birisinin daireleri var. İş yerleri var. Buna sırtımızı
döndük. Bunları yok saydık. Bunlar ortadan kalkacak mı? Burayı kullanan
insanlar, bu alanların üzerinde yaşayan insanlar devletle mahkemelik. Yaklaşık
200 bin dava dosyası var. Devlete bir kuruş vergi vermezler, harç vermezler,
ruhsat yok, tapu yok, kayıt yok. Kendi içinde bir döngü oluşturmuş. Bu döngü
bir taraftan rüşvet çarkı olarak işliyor. Vatandaşa gidiyor ‘yıkarız
binanı diyor’ onu tehdit ediyor. Orada birileri kendi mutluluk zincirlerini
adeta oluşturmuşlar. Bunu devam ettirmek istiyorlar” diye konuştu.
Orman geliri yine köylüye
Hükümetin elde etmeyi hedeflediği 20- 25 milyar dolar gelir ile orman köylüsüne
kaynak sağlamayı da hedeflediğini ifade eden Bakan Pepe, şöyle devam etti:
“Orman köylüsünün hayat standardını yükseltmek için mutlaka kaynak
bulmamız lazım. Nereden bulacağız bunu? Devletin şu anki imkanları buna
elvermiyor. Orman Bakanı olarak konuşuyorum. Bizim pencereden baktığımız
zaman bahçeden gördüğümüz bu. Başkalarının bahçesinde kim bilir neler
var? Onları sırası gelince konuşacağız. Onları da duyacağız. Ama şunu
söylüyorum. Bu 20- 25 milyar dolar olmaz da 15 milyar dolar olur. Burada 5
milyar metrekare orman vasfını yitirmiş arazi mi kaybediyoruz? Buradan alacak
olduğumuz kaynak ile biz bunun 5 katını, 10 katını önümüzdeki 4 yıl içinde
Cumhuriyet döneminin en büyük ormancılık atağını yaparak gerçekleştireceğiz.”
Bin kare fotoğraf çektirdik
Orman Bakanlığının orman vasfını yitiren arazileri görüntüleyen bir
çalışmaya dikkat çeken Bakan Pepe, “Biz bin karenin üzerinde fotoğraf çektirdik.
Üç buçuk saatlik de görüntümüz var. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova,
Bursa, İzmir, Muğla, Antalya. Yani en önemli 8 ili taradık. Bu ilin
haritaları elimizde. Bunları şimdi bir kitapçık olarak hazırlıyoruz. Bu
kitapçığı önümüzdeki birkaç gün içinde basınımıza, değerli
milletvekillerimize, köşe yazarlarımıza, üniversite hocalarımıza, sivil
toplum örgütlerine konu ile ilgili endişesi olan, düşüncesi olan herkese
bununla ilgili ciddi bir doküman takdim edeceğiz. Biz şimdi kaf dağının
arkasını tarif ediyoruz. Vatandaş anlamakta zorlanıyor. Ancak bu fotoğrafları
görünce etkilenmemek mümkün değil” diye konuştu.
Türkiye
|