|
Bile bile lades
Her seferinde acılara bürünüp sonradan suçlu arıyoruz. Oysa Türkiye
Hazır Beton Birliği'ne göre çürük bir sistemi yıllardır ayakta tutmaya
çalışan siyasilerden kendi bildiğini okuyan vatandaşa kadar hepimizin suçu
var
Türkiye Hazır Beton Birliği Genel Sekreteri Ferruh Karakule, her deprem
felaketinden sonra birçok yapının yerle bir olmasını 'Bile bile lades'
olarak nitelendirdi. Karakule, bu konuda resmi kurum görevlileri ve müteahhitlerin
yanı sıra bazı medya kuruluşlarının, kullanıcı ve tüketicinin de suçlu
olduğunu savunurken, herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini
vurguladı.
Binanın ana iskeletini oluşturan betonarme taşıyıcı sistemdeki beton üretim
ve uygulama kalitesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Karakule, Hazır
Beton Birliği'nin bu konudaki önerilerini şöyle sıraladı:
- Elle karıştırılarak hazırlanan beton kesinlikle yasaklanmalıdır.
Çünkü, binanın taşıyıcı sistemini güvenceye alacak yüksek standart ve
kalitede beton, ancak bilgisayar kontrollü modern tesislerde 'hazır beton'
olarak üretilebilir.
- En düşük beton dayanım sınıfı C30 olmalıdır. (Santimetrekarede en
az 300 kg basınca dayanıklı beton)
- Standart dışı-kalite güvence sistemi (KGS) belgesi olmayan beton kullanımı
yasaklanmalıdır. Binaların özellikle taşıyıcı sistemlerinde kullanılan
beton ve demirlerin standartlara uygunluğu, şantiyedeki proje uygulamalarının
gereği gibi yapılıp yapılmadığı, uzman kişi ve kurumlarca muhakkak
denetlenmelidir.
- Eğitimsiz ve sertifikasız inşaat kalfası çalıştırılmamalıdır.
Suça herkes ortak:
Siyasetçiler
- Tek somut kriteri sınırsız fiyat eksiltme olan çürümüş bir ihale yasasını
yıllarca ayakta tuttular. Mantıklı maliyetlerin çok altında fiyat verenler
ihale kazandı. Siyasal ve ailevi yakınlıklar ön planda tutuldu.
- Kamu inşaatları, 2001'de yürürlüğe giren yapı denetimi düzenlemelerinin
kapsamı dışında tutuldu. Hem ihaleyi veren hem kontrolü yapan devlet.
Denetim bayındırlık il müdürlükleri veya kurumların inşaat birimleri
eliyle yapılıyor. Çoğunda mesleki yeterlilik ve deneyim yok.
- Çürük yapılan okul, hastane gibi devlet birimlerinin yöneticileri, çoğu
zaman içinde bulundukları tehlikeden haberdar ama şikayetçi değil.
Müteahhitler
- Çok ciddi firmalarımız var. Ama geri kalanında mesleki, teknik ve ahlaki
kaygılar değil, iş koparma - para kapma mantığı önde gidiyor.
- Anormal fiyat kırıp, aradaki farkı malzeme ve işçilikten kapamaya çalışıyorlar.
- Betonarme taşıyıcı sistemin yapı maliyetindeki payı yüzde 10'ları
geçmez. Sıvaya, boyaya, görünür yan unsurlara gösterilen cömertlik, taşıyıcı
sisteme gösterilmiyor. Mühendislik ve mimarlık hizmeti satın alınmıyor,
kalfalarla iş bitiriliyor.
Bir kısım medya
- Bu konular, yalnız depremler olunca gündeme geliyor, sonra unutuluyor.
- Sansasyon öne çıkartılıyor, facianın teknik ve somut nedenlerine
fazla yer ayırmıyor.
- Uzman deyince bazı deprem hocaları gözüküyor, mühendislik gerçeklerinden
çok, deprem kehanetlerine yer veriliyor.
- Türkiye Hazır Beton Birliği, İnşaat Mühendisleri Odası, Türkiye
Deprem Vakfı, Mimarlar Odası'nın sesleri hiç duyulmuyor.
Tüketiciler
- Vatandaş, en hayati konularda bile ucuzluk ve kolaylığı, kalite ve güvene
tercih ediyor.
- İşin uzmanından danışmanlık ve hizmet almak yerine, çoğunluk kendi
bildiğini okuyor.
Akşam
|