|
St. Petersburg 300 yaşında
2. Dünya Savaşı'ndaki
Alman kuşatmasında tümüyle yıkılan Leningrad; 18. ve 19. yüzyıl mimarisi
aynen korunarak yeniden inşa edildiği için ''St. Petersburg'' olduğunu da hiçbir
zaman unutmadı...
Tarih kitaplarımızda ''Deli Petro'' olarak anılan Çar 1. Peter 'in, 1703
yılında ''Kuzeyin Venedik'i'' diyerek, Neva Irmağı 'nın Kuzey Denizi 'ne
kavuştuğu delta üzerinde İtalyan ve Fransız mimar ve heykeltıraşlarıyla
kurduğu St. Petersburg kenti, mayıs ayı sonundaki törenlerle 300. yaşını
kutlayacak.
Dünyadan devlet başkanlarının davet edildiği kutlamalarda, Katerina
Sarayı 'ndaki restore edilen ünlü ''Kehribar Oda'' nın da açılacağını
belirten Rusya Devlet Başkanı Putin diyor ki; ''Rusya geçmişinde, tarih adına
böyle büyük bir proje yapılmamıştır...'' (Sabah, 15 Mayıs 2003)
Bu yazlık saray ve 1716'da yapılmış Kehribar Odası da tıpkı kentin tümü
gibi, 1940'lardaki ''Alman kuşatması'' sırasında tahrip olmuş ve yağmalanmıştı.
1980'lerde, dönemin SSCB hükümeti ile Almanya'nın anlamlı bir işbirliğiyle,
kimi parçaları yeniden üretilerek, kimi çalınmış parçaları da yine
Almanya'dan bulunup yerine konarak, 20 yılı aşkın bir çalışmayla yeniden
yaratıldı.
Şimdi bu ortak çabanın da insanlığa armağanını kutlayacak olan devlet
başkanları, St. Petersburg'un 18. ve 19. yüzyıl kent dokusunu ''aynen'' gördüklerinde
ise bir başka başarının tanığı olacaklar...
Çünkü karşılarındaki ''tarihi kent dokusunun'' aslında 300 yıllık değil,
sadece 50-60 yıllık olduğunu, kuşatmayı anlatan ''Kahramanlık Müzesinde''
fark edip, 2. Dünya Savaşı sonrasındaki böylesi bir tarihsel canlandırmanın
''mimarlarını'' da yine insanlık adına şükranla anacaklar...
'Kahraman Kent'...
1917'de ekim devriminden, 1980'lerin sonlarındaki ''komünizmden vazgeçme'' dönemine
kadar adı ''Leningrad'' olan St. Petersburg, 2. Dünya Savaşı'nda tam 3 yıl
Hitler ordusunun kuşatması ve bomba yağmuru altında kaldı... Yaklaşık 1
milyon sivil, 1 milyon da askerini yitirmesine rağmen Nazilere teslim olmadığı
için de savaş sonrasının ''kahraman kentleri'' arasında yer aldı...
İşte bu kuşatmada, hemen tüm tarihi yapıları yerle bir olan Leningrad'ı
yeniden ''St. Petersburg kimliğiyle'' imar etmek üzere harekete geçen
''sosyalist mimarlar'' , eski fotoğraflar ve hayatta kalanların anılarından
yararlanarak dünyanın en büyük ''kentsel restitüsyonunu'' (yeniden eskisi
gibi inşa etmek) gerçekleştirdiler... Bunu, büyük bir titizlik ve ''tarihi
mimariye tam bir saygı içinde'' başardıkları için de dönemin en büyük
onur belgesi olan ''Lenin Nişanı'' ile ödüllendirildiler...
Sosyalist devletin, kendi yıktığı ''Çarlık dönemi'' ne ait ''kültürel
mirasına'' olan bu duyarlılığı ve bağlılığıyla, 20. yüzyılın en yüksek
''kentsel koruma bütçesi'' ayrılarak gerçekleştirilen uygulamalar sayesinde
de Leningrad halkı ''aslını'' hiç unutmadı... ''Glasnot'' (açıklık) sürecinde
yapılan referandumda, tüm mimarisiyle zaten yaşatılan St. Petersburg adını
yeniden benimseyerek yakalarında Lenin Nişanı taşıyan yaşlı mimarların
armağanını kutlamış oldu...
Vefasızlık yapılmasın...
Şimdi Putin'in, Kehribar Oda için dile getirdiği; ''Tarih adına en büyük
proje'' övgüsünü, savaşta yıkılan Leningrad'ın St. Petersburg olarak
yeniden inşası için de anımsaması gerekmez mi?.. Ünlü ''Siyah Gözler''
filminin ve şarkısının kentini; ''Beyaz Gecelerin'' bu efsanevi güzelini,
Rusya'ya ve dünyaya ''aynen'' kazandıranlara ''vefasızlık'' yapılmayan bir
300. yaş kutlamasını bekliyoruz...
St. Petersburg daha kurulurken bile 2000-3000 yaşında olan bizim
kentlerimizin böylesi coşkulu yaşgünlerini ne zaman kutlamaya başlayacaklarını
ise merak ediyoruz...
Oktay Ekinci - Cumhuriyet
|