|
Şeriatçı seçmenlere tapu
Tasarıdaki ''yüzde 6'' oranının
uygulamada tam bir orman katliamı ve doğa tahribatı anlamına geldiği,
1980'lerdeki aynı oranla verilen imar izinleriyle açıkça yaşandı.
Hükümetin 20'den fazla yasada değişiklik yapılarak arsa ve arazi rantlarından
''kaynak'' elde etmeyi hedeflediği yeni tasarısı, AKP'nin 3 Kasım 2002 seçimleri
öncesinde ilan ettiği ''parti programı'' ile de çelişiyor.
Örneğin, tasarıda 1. derece doğal SİT alanlarına ''yüzde 6'' oranında
yapılaşma öngörülerek, mevcut imar kısıtlamalarını geçersiz kılacak
daha yoğun inşaat olanakları tanımlanırken, AKP programında; ''İmar
tadilatlarıyla yapı yoğunluklarının arttırılmasının'' önleneceği sözü
veriliyor.
Benzer şekilde yine AKP programında; ''doğal ve tarihi dokuyu bozan yapılaşmayı
önlemek için gerekli düzenlemeler yapılacak; bu değerlerin korunması amacıyla
kente karşı suç kavramı geliştirilip, Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir bir
fasıl düzenlenecektir...'' denilmesine rağmen, TBMM'ye verilen son tasarıda
bunun tam tersi uygulamalar ödüllendirildiği gibi, imar ve çevre suçu
niteliğindeki kaçak yapılaşmalara da ceza yerine ''tapu'' dağıtılıyor...
Hükümetin aynı 1950'lerde başlatılan ''imar afları zincirini'' sürdürmesindeki
ısrarında sadece ''kaynak elde etme çabasının'' değil, kendi seçmen
tabanlarına da ''3 Kasım sözü ve teşekkürünün'' etkin olduğu görülüyor.
Aynı yerleşmelerde 3 Kasım seçimleri ise ''AKP'nin oy patlaması'' şeklinde
sonuçlandı...
Şimdi, bu yasadışı arazi rantı destekli şeriat örgütlenmesinin de dört
gözle bekledikleri ''paralı tapuyla yasallaşma'' taslağı artık TBMM'de.
Tasarıdaki ''yüzde 6'' oranının ise uygulamada tam bir orman katliamı ve doğa
tahribatı anlamına geldiği, 1980'lerdeki aynı oranla verilen imar
izinleriyle açıkça yaşandı.
Örneğin, İstanbul'un Beykoz ilçesindeki ''Saip Molla'' özel ormanlarında,
12 Eylül sürecinde Orman Yasası'na eklenen aynı orandaki imar hakkı
sonucunda, şimdiki ''yoğun villa yapılaşması'' gerçekleştirildi.
Hükümetin, bütün bu ''yanlış ve tahribat yaratan'' deneyimleri de gözardı
ederek, aynı bilim dışı yaklaşımları sürdürmek istemesinin nedenini de
belli ki bu gibi uygulamaların ''artarak devamı'' için AKP'ye oy veren
kesimlerin beklentilerinden kaynaklanıyor...
Oktay Ekinci - Cumhuriyet
|