|
Vitrinde Markiz, arkada alışveriş
merkezi
Bir dönemin en ünlü
isimlerinin; entelektüellerin, edebiyatçıların, ressamların, gazetecilerin,
işadamlarının uğrak yeri Markiz Pastanesi yeniden açılıyor. Pastanenin
bulunduğu Şark Aynalı Pasajı ise alışveriş merkezi olacak
Şark Aynalı Pasajı ya da eski adıyla Passage Oriental, Beyoğlu’nun en
eski pasajlarındandı. 1840’larda inşa edilmişti. Ne var ki uzun süredir
eski şöhretinden çok kaybetmiş bulunuyor. 1908’de neo-klasik tarzda yapılan
bugünkü binanın altında Markiz Pastanesi vardı. Pasajda yabancı kitapların
satıldığı bir kitabevi, kuaför, perukçu ve kürkçü dükkanları sıralanıyordu.
Bugün ise kapısı kapalı. Ne giren var, ne çıkan..."
Eser Tutel, 1998 tarihli "Beyoğlu Beyoğlu İken" adlı kitabında
böyle yazıyor. Fakat yakında hem Markiz Pastanesi’nin hem de pastanenin
bulunduğu çarşının kapıları ardına kadar açılacak. Zira Aksoy Grubu
tarafından satın alınan bina, Passage Markiz adıyla bir alışveriş
merkezine dönüştürülüyor.
Markiz Pastanesi ise duvarlarındaki Arnoux imzalı art nouveau fayans
panoları, Mazhar Resmor imzalı vitrayları, kartonpiyer süslemeleri, lambri
kaplamaları ile, aynen korunarak yeniden açılıyor. Böylece bir dönemin şapkasız
ve kravatsız girilemeyen, Limoges ve Havilland porselenleri, Degusis
kristalleri ve Christofle yemek takımlarıyla servis yapılan en nezih
pastanesi yeniden hayata dönüyor.
"Saat başlarını saygılı saygılı vuran duvar saatinin sesini nasıl
özlemle arıyorum. Burada her masa birer küçük ada gibiydi. Kalabalık içinde
yalnız olabilmek imtiyazına yalnız burada sahiptiniz. Huzur doluydu bu salon.
Temizlik, seviye ve güler yüz. İstanbul’dan uzaklaşınca en çok özlediğim
imajlardan biri Markiz’di."
"Orada herhangi bir pastane değil; tarihe birebir bağlı kalarak
Markiz’i yeniden açacağız"
AK’S Danışmanlık Başkanı Nur Akgerman, Şark Aynalı Pasajı’nın
Passage Markiz’e dönüşmesi projesi ile ilgili sorularımızı cevapladı.
Ne zaman başladı proje?
Bu pasaj 10 yıl önce Aksoy Grubu tarafından satın alınmış. Orası öyle
bir yer ki yanlış bir çivi çaksanız felaket olur. Bu yüzden uzun süre
orayı layıkıyla ortaya çıkarmak için çalışmışlar. Geçen sonbaharda
biz bir araya geldik. Proje artık konsept ve pazarlama aşamasına gelmişti.
Birlikte çalışmaya karar verdik.
Markiz Pastanesi bir efsane. Siz şimdi orada, aynı isimle bir pastane açacaksınız.
Bir pastane değil, biz orada tarihe ve eskiye bire bir bağlı kalarak, bir
Markiz müzesi gibi, hiçbir şeyi ellemeden, yeniden Markiz Pastanesi’ni açacağız.
Zaten şu anda duvarlardaki fayanslarıyla, ahşaplarıyla aynen muhafaza edilmiş
durumda.
Markiz sadece dekorasyon demek değil; servisten lezzete her alanda bir
efsane.
Haklısınız. Pastaları çok lezzetli, çikolataları çok güzel... Girmek
bile olaymış. Bembeyaz örtüleri, gümüşleri ile çok şık, kaliteli bir
yer. Aynı zamanda entelektüel de bir yer. Dönemin kalite ve kültür sembolü.
Bugün artık böyle bir lezzeti, servis kalitesini yakalamak kolay olmasa
gerek.
Zaten bu yüzden hâlâ işletmenin kime verileceği belli değil. O çok hassas
bir konu. Sonbahardan beri Aksoy Grubu ile çalışıyoruz, Markiz’in işletmesine
gelince, orada duruyoruz. Tek bildiğimiz Markiz eskiden ne ise, yine o olacak.
Önemli bir kampanya başlatıyoruz şimdi. Markiz’le ilgili bütün anıları
ve eşyaları toplayacağız. Fotoğraf, peçete; aklınıza ne gelirse her şeyi
toplamak ve açılışta sergilemek istiyoruz. Eşyaların sahiplerinin izin
verdiği ölçüde binada bir Markiz müzesi oluşturabiliriz. Markiz markasını
daha da ölümsüzleştirmek için de Markiz koleksiyonu hazırlıyoruz. Pasajın
açılmasıyla birlikte, Ekim 2003’te Markiz markalı birçok ürünü de satışa
sunacağız.
Demet Taner: "Haldun Taner olmasaydı bugün Markiz’in yerinde bir oto
yedek parçacısı olacaktı"
"Haldun’la birlikte Markiz’e çok sık giderdik. Cumartesileri
Milliyet’e yazısını götürürdü. Dönüşte mutlaka oraya uğrardı. Bazı
akşam üstleri de yazısını orada yazardı.
Markiz’de kimse yüksek sesle konuşmazdı. İnsanların birbirine saygısı
vardı. Salt duvar panoları, insanların nezaketi değil yemekler de çok güzeldi.
Diyelim turunç reçeli yiyorsunuz. Reçel Bomonti’de, Avadis Çakır’ın
bahçesinde yetiştirilmiş narenciye ağacının meyveleriyle yapılmış
olurdu. Ucuz bir yer değildi ama sunduğu kalitenin üstünde fiyat istemezdi.
Sonra Markiz’in bulunduğu pasaj bir oto yedek parçacıya satıldı.
Haldun Taner oranın muhafazası için çok uğraştı. Milliyet’teki sütununda
Markiz’in neden önemli olduğunu yazdı, buraya kimlerin geldiğini anlattı
ve hukuki bir savaş başladı. Sonuçta Haldun’un çabalarıyla 1977’de
Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu binayı korumaya aldı.
Markiz’in yeniden açılması beni mutlu ediyor. Zaten ben de danışma
kurulu üyesiyim. Haldun Taner’in başlatmış olduğu bu çabanın olumlu bir
sonuca ulaşması olarak görüyorum bu gelişmeyi. Orayı satın alanların
‘Olduğu gibi korunacak’ demeleri bence çok önemli. Çünkü ben
Markiz’i genç kuşaklara aktarılması gereken bir kültür mirası olarak görüyorum."
Kathy Hakko: "Vitali’nin annesiyle Markiz’de tanıştım"
"Ben kayınvalidemi ilk kez Markiz’de gördüm. Vitali beni annesiyle
buluşayım diye Markiz Pastanesi’ne götürdü. Nişanlıyken de, evliyken de
sık sık Markiz’e giderdik çaya. Vitali ile haftada bir defa hiç olmazsa uğrardık.
Çok nezih bir yerdi. En çok zeytinyağlı pırasasını severdim. Pastaları
da çok lezzetliydi. Orada iki matmazel vardı. Beni çok severlerdi. Oğlumuz
Cem, İsviçre’deki okuldan geleceği zaman Cem için karamelalar hazırlarlardı.
Kızım Sima’nın nişanında da tatlıları oraya yaptırmıştım."
"24 saat yaşayan bir alışveriş ve eğlence merkezi olacak"
Şark Aynalı Pasajı 19’uncu yüzyıldan 20’nci yüzyıla dönemin markalaşmış
isimlerinin yer aldığı bir çarşıydı. Terzi Mulieri, İplikçi Kalagas,
Kuaför Kristich, Fotoğrafçı Abdullah...
Ekim ayında açılacak olan Passage Markiz de bugünün ünlü markalarına
ev sahipliği yapacak. Girişte Markiz Pastanesi’nin yanı sıra kafeler,
barlar, gazete bayii ve aksesuvar mağazaları bulunacak. Birinci kat kadın ve
erkek giyim mağazalarına ayrılmış. İkinci katta restoran ve davet
organizasyon ofisi; üçüncü katta kuaför ve ev eşyaları; dördüncü ve beşinci
katta ise ofisler ve özel dikimevleri olacak. Yani Passage Markiz’de bir
zamanların ünlü terzisi Mulieri değilse de, yine işinin ehli terziler kişiye
özel kıyafet dikecekler. Teras çok fonksiyonlu bir eğlence alanı olarak
tasarlanmış. Burada partiler, davetler, söyleşiler, sergiler düzenlenebilecek.
Mağazaların çalışma saatlerinin çok uzun olmasını planladıklarını
söyleyen Akgerman "Passage Markiz 24 saat yaşayan bir eğlence ve alışveriş
merkezi olacak" diyor.
Lebon’du, Markiz oldu
19’uncu yüzyılın ortalarında Şark Aynalı Çarşı’nın köşesinde
Fransız büyükelçisinin pastacıbaşısı Eduard Lebon tarafından Lebon
Pastanesi açıldı. Lebon daha sonra caddenin karşı tarafındaki yeni yerine
taşındı. Lebon’un eski dükkanı ise 1940’ta Avedis Çakır tarafından
Markiz Pastanesi adıyla açıldı.
Milliyet
|