reklam

21 Haziran 2003 Cumartesi
Ana Sayfa > Haberler

Siparişle cami ve müze soyulur!

Son altı ay içerisinde 10’a yakın müze, tarihi cami ve kilise hemen hemen aynı yöntemlerle soyuldu. Edirne’den Diyarbakır’a kadar pek çok ildeki müze ve camiden aynı döneme ait sikke, hat levha ve çini gibi paha biçilmez eserler çalındı. Uzmanlar, müze ve camilerden çalınan eserler alt alta konulduğunda ‘sipariş üzerine’ gerçekleşmiş hırsızlık eylemiyle karşı karşıya olunduğunu belirtiyor.

Bu tezi doğrulayan en çarpıcı örnek Ankara ve Balıkesir’de yaşandı. Ankara Etnoğrafya Müzesi’nde 13 Aralık 2002’de yapılan sayımda H. Basri Sökmen Koleksiyonu’ndan 116 adet sikkenin kaybolduğu tespit edildi. Çoğu bakır ve altından oluşan Roma imparatorlarına ait bu seçme koleksiyonun müzeden nasıl çalındığı ise anlaşılamadı. Hırsızlık olayını koleksiyonunu müzeye bağışlayan H. Basri Sökmen ortaya çıkardı. Daha iyi korunması ve ziyaretçilerin görmesi için sikke koleksiyonunu müzeye veren Sökmen, sikkelerin çalındığını öğrendiğinde şaşkına döndü.

Polis, Etnoğrafya Müzesi’nden çalınan sikkeleri ararken, bu kez de bir hırsızlık haberi Balıkesir’den geldi. Balıkesir müzesinde muhafaza edilen yine Roma dönemine ait 67 adet sikkenin 31 Ocak 2003’teki sayımda yerinde olmadığı anlaşıldı. Uzmanlar, her iki müzeden çalınan eserlerin Roma dönemine ait olduğuna dikkat çekti.

Sipariş usulü hırsızlıklar, müzelerin yanında cami ve kiliselerde de yaşanıyor. İstanbul Kadıköy’deki tarihî Feneryolu ve Sahrayı Cedid camilerinden bir ay arayla çalınan hat levhalar, camilerin de müzeler gibi korumasız olduğunu gözler önüne serdi. ‘İbret vesikası’ gibi tarihe geçen bir başka soygun olayı ise şöyle gerçekleşti: 5 Ocak 2003’te İstanbul Beşiktaş’taki Vişnezade Camii’nden bir adet hat levha çalındı. Bundan bir hafta sonra yine aynı döneme ait sülüs tezhipli bir levha bu kez tarihi Feneryolu Camii’nden kaçırıldı. Vişnezade Camii’nden gerçekleştirilen hırsızlıktan iki hafta sonra Eminönü Yeni Camii Hünkar Kasrı’ndaki çiniler kayıplara karıştı. Kazma ve kürekle yerlerinden sökülen 16. yüzyıl İznik çinilerinin çalındığı haberi, basında çıktığı gün (23 Ocak 2003), bu caminin birkaç yüz metre ötesindeki Emin Sinan Camii’nden iki hat levha daha çalındı. İstanbul’un üç büyük ilçesinde yaşanan bu olaylar, camilerin tıpkı müzeler gibi korunmasız olduğunu ortaya koydu. Diğer yandan, aynı tür eserlerin çalınmasının üzerinde duran polise göre hırsızlıklar belirli bir yerden organize ediliyor ve birileri siparişle çalıntı koleksiyon oluşturuyor. Buna son bir örnek ise Edirne’deki tarihi Muradiye Camii. Tarihî yapı, bir yıl içerisinde iki kez soyuldu. Geçen yıl caminin son derece değerli İznik çinilerini çalan hırsızlar, bu kez de yapının tarihî halılarını götürdü.

Son altı ay içerisinde gerçekleştirilen diğer hırsızlık olayları şöyle: 7 Ocak’ta Diyarbakır Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi’nden bir adet yazma İncil ve iki adet gümüş haç da çalındı. 13 Mart’ta Tokat’ın Niksar ilçesi Cin Camii’nden bir adet kitabe kayıplara karıştı. Sanat tarihçileri, paha biçilmez eserler birer birer kaybolurken şu ana kadar hiç kimsenin yakalanamamış olmasını da dikkat çekici buluyor.
Zaman

 

Haziran 2003 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01
02 03 04 05 06 07 08
09 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29

30

diğer aylar için tıklayın

Etkinlik

"Buluşma 7.5" 

İzmir'in tarihinin ve mimari kimliğininin yaşatılması, mimarlık öğrencileriyle birlikte çalışma ve tema doğrultusunda tartışma zemininin hazırlanması amaçlanan organizasyonun teması "KİMLİK-SİZ".

2 - 5 Temmuz 2003, 
DEÜ Mimarlık Fakültesi - İzmir

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz