|
İstanbul'u yeniden yaratan adam
Sevgili dostum Çelik Gülersoy'u artık Yeşil Ev'in bahçesinde havuzun başında
göremeyeceğim. Karşılıklı geçip, birbirimizi tahrik eden papyon ve cep
saati muhabbeti yapamayacağız.
Ona, yıkımdan kurtardığı evlerin sokağı, Soğuk Çeşme Sokağı'nda yürürken
rastlayamayacağım.
Ölümün ne güzeli vardır ne de yakışanı. Ama ölümün soğuk eli onun
elini bir konser sırasında, alkışlarken tuttu.
Benim belleğimde İstanbul'un eski evlerinin yeniden hayatımıza geçmesi
konusunda ilk aklıma gelen ad, Çelik Gülersoy'dur.
Yalnız tarihi binaları onarmadı, onlar hakkında eserler yayınladı, yazdı
ve İstanbul Kitaplığı'nı kurdu.
İstanbul üzerine yazdığı bazı kitaplarda, özlemle nostalji bir
romantizm içinde birleşmişlerdi.
Bugün eğer, bu şehir için projeler yapılıyorsa, bu şehirdeki önemli
mimari eserler onarılıyorsa, restorasyon için paralar ve emekler harcanıyorsa,
hepimizin ona teşekkür hatta minnet borcu vardır.
Sağlığında çok övüldü, çok da yerildi.
O bina böyle mi yapılırdı? Bu otel odaları böyle mi döşenirdi?..
Benzeri soruları çok duydum, çok okudum.
Hiçbiri de beni etkilemedi.
Çünkü yerenler, ortaya somut bir onarım örneği koyamadıklarından Çelik
Gülersoy'un yaptıklarıyla karşılaştırma imkánı bulamadım.
O yüzden de onu destekledim.
Eski Sultanahmet'i bilenlerden biriyim,
Yıkık, yıkılmakta olan binaları hatırlarım. Eli böğründe dedikleri
cinsten binaların gerçekten maddi anlamda da çaresizliğin birer simgesi olduğunun
tanıklarındanım.
Yeşil Ev olmasaydı, Çelik Gülersoy o girişimi başaramasaydı, bugün
otelleriyle, motelleriyle övündüğümüz Sultanahmet olmazdı.
Sultanahmet başlangıçtı, Yıldız, Emirgan korularındaki köşkler, Hıdiv
Kasrı, Çamlıca, Fenerbahçe, Büyük Ada onun elinin değdiği yerlerin nasıl
güzelleştiğini gösterir.
Ne yazık ki, bir bölümü onun yönetiminden alındı, eski haline döndü,
artık o mekánlara yerli, yabancı turistler gitmiyor. Ben de.
Başarılı olanları cezalandırma alışkanlığımızın kurbanlarından
biri de oydu, başarılarının bedelini ödedi.
İstanbul'un, özellikle Sultanahmet'in tarihini yazacaklar, abartmadan iddia
ediyorum ki, Çelik Gülersoy'dan önce, Çelik Gülersoy'dan sonra ayrımını
yapacaklardır.
İstanbul Kitaplığı, bu şehir üzerine inceleme yapacaklar için değerli
kitapların ve belgelerin bulunduğu bir hazinedir.
ONU İstanbul ve İstanbullular çok özleyecek.
Hürriyet - Doğan Hızlan
|