|
Mezopotamya'yı kurtaran kadın
Yağmalanan Bağdat Müzesi'ne ilişkin ilk müjde Müze Yöneticisi Semra
Nawali Mutawalli'den geldi. Felaketi sezdiği için eserleri çelik kasalara
yerleştirip yeraltına saklayan ve sırrını kimseye söylememek için Kuran'a
el basan Mutawalli, Irak'ta halk kahramanı ilan edildi
Boşaltılmış raflar, parçalanmış heykeller, kamyonlar, el arabalarıyla
kaçırılan on binlerce yıllık bir kültürün yağma görüntüleri...
İttifak Güçleri ile Irak arasındaki savaştan belleklerde kalan belki en
çok bunlardı. Savaş sırasında özellikle ABD'nin ihmali sonucu dünya
uygarlığının beşiği Mezopotamya'nın en önemli eserlerini barındıran Bağdat
Müzesi birkaç saatte boşaltılmış ve dünya, o 'boşluk' karşısında şaşkına
dönmüştü. Bir kültür, insanoğlunun bıraktığı on binlerce yılın görkemli
izleri bir anda kapanın elinde kalmıştı.
Savaş sonrası herkes müzeden kaybolan eserlerin akıbetini merak etti. Türkiye
üzerinden Avrupa'ya kaçırıldığından New York ve Londra'daki antika
pazarlarına düştüğüne, özel koleksiyonlara geçtiğine kadar birçok
iddia öne sürüldü. Ama önceki gün anlaşıldı ki, müzedeki eserlerin en
önemli 8 bin parçasını bir kadın kurtarmış ve onların yok olmasına izin
vermemişti.
Çelik kutuları depoya taşıdı
Bu kadın Bağdat Müzesi Yöneticisi Semra Nawali Mutawalli'ydi. Mutawalli
savaştan önce müzenin başına gelebilecek felaketi öngörmüş ve sorumlu
bir bilimdamı tavrıyla '8 bin eseri çelik kutulara koyarak yeraltında
saklama' kararı almıştı.
Mutawalli artık Irak'ta bir halk kahramanı. Onu belki Mezopotamya tarihinin
eserleri kadar önemli bir figür haline getiren öyküsü ise şöyle:
Mutawalli, Irak'ta savaşın kaçınılmaz bir hal aldığı günlerde Amerikalılar'ın
ilk bombalayacakları yerin resmi binalar ve rejimi simgeleyen yerler olacağını
düşünerek Bağdat Müzesi için önlem almaya karar veriyor. Kendi
inisiyatifiyle müze vitrininde sergilenen 8 bin eseri 178 çelik kutuya
koydurup sadece asistanının yardımıyla yer altındaki küçük bir odaya taşıyor.
İşi bitirdiklerinde ise Mutawalli ve yardımcısı Kuranıkerim'in üzerine bu
sırrı kimseye söylememeye yemin ediyor. Gerçekten de bu sır kimseye açıklanmadığından,
eserlerin yeraltında bulunduğu sıralarda, televizyonlar boş müze salonlarını
görüntüleyip 'Bağdat Müzesi korkunç bir şekilde yağmalandı' haberleri
yapıyor.
Halk eserleri geri getiriyor
Pietro Cordone 71 yaşında, Amerikalılar'ın Irak'ta kurdukları geçici yönetimde
Kültür Sorumlusu. Mısır doğumlu İtalyan diplomat Mutawalli'nin yavaş yavaş
güvenini kazanmaya başlıyor ve mükemmel bir Arapça'yla 'Artık sizin bakanınız
benim' dediği gün müze yöneticisi ona eserlerin sırrını açıklıyor.
Sonuçta anlaşılıyor ki Bağdat Müzesi'ndeki 170 bin eserinin 3 bin 400'ü
çalınmış, içlerinde 5 bin yıllık 'Warca Vazosu'nun da bulunduğu
eserlerin 1200'ü ise daha sonra geri alınmış. Müze yetkililerinin ise çalınan
eserlere dair hala umudu var çünkü bu eserler çoğu zaman 'halk sayesinde' müzeye
geri dönüyor.
Müze gelecek yıl açılacak
Abdoulatif al-Kaabi Irak şehir merkezindeki bir otelin patronu. 21 Haziran günü
oteline üç yabancı gelip 'Değerli eserlerle ilgilenen yabancıların olup
olmadığını' soruyor. 'Artık varolmayan bir polisi veya hiçbir şeyden
anlamayan Amerikan askerlerini aramayı' düşünse de çözümü 'pazarlıkta'
bulan al-Kaabi, rejimin düşüş günü olan 9 Nisan'da müzeden çalınmış
157 parçanın hepsini 'satın almayı' teklif ediyor. Teklifini kabul eden hırsızlardan
çalıntı müze eserlerini satın alan otel patronu ertesi gün tüm eserleri
Bağdat Müzesi'ne iade ediyor. Ödediği ücret konusunda bilgi vermeyen
al-Kaabi 'Yaptığım fedakarlığımı anlatmak veya ödediğim ücretle
zenginliğimi göstermek yakışık almaz' diyor.
Müze yöneticileri 'pek çok kişi ya vatanseverlik hissiyle ya da satmaktan
korktukları için buldukları eserleri bize geri getiriyor' diyor ve
getirenlere 'ödül vermediklerini' sözlerine ekliyor.
Iraklılar'la yakın ilişkilerdeki Bakan Cordone 3 Temmuz'da Nimrud
Hazineleri'ni bir günlüğüne sergilemişti. Bu sergi önümüzdeki 6 ay içinde
Washington'da ve çeşitli Avrupa ülkelerinde yeniden sergilenecek. Bağdat Müzesi
ise güvenlik sistemi yenilendikten sonra bir yıl içinde sanatseverlerle buluşacak.
Akşam
|