|
Villalar su havzasında
Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhcu, su havzalarında yasal
olmayan yollarla yapılan lüks villalarda kentin geleceği ile ilgili kararlar
veren üst düzey yöneticilerin oturduğunu söyledi.
Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhcu , İstanbul'un su
havzalarındaki yapılaşmanın yerel seçimlerin yaklaşmasına ve AKP hükümetinin
politikalarına bağlı olarak son dönemde hız kazandığını belirterek ''Özellikle
imtiyazlı imar izinli lüks villaların sayısında büyük artış görülüyor''
dedi.
Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, kentin su havzalarında bir tarama çalışması
başlattı. Ağustosta başlayan incelemenin sonuçları, ocakta yapılacak ''İstanbul
Su Sempozyumu'' nda açıklanacak. Kentin su havzalarından bugüne dek yürüttükleri
çalışmalar hakkında bilgi veren Eyüp Muhcu, Ömerli İçmesuyu Havzası'nın
kısa ve uzak koruma alanı içindeki köyleri ve beldeleri gezdiklerini, sırada
Büyükçekmece ve Terkos havzalarının bulunduğunu bildirdi.
Yapılaşma 3 şekilde...
Ömerli Havzası içindeki yapılaşmanın 3 şekilde devam ettiğini söyleyen
Muhcu şöyle konuştu:
''Birincisi, kaçak lüks villalar. Bu yapıların tapuları yok, işgal
edilmiş orman ya da 2B alanlarında inşa ediliyorlar. Çok yüksek bedellere
satılıyorlar. Genelde kentin geleceği ile ilgili kararlar veren yöneticilerimiz
burada oturuyorlar.''
Diğer bir yapılaşma türünün de imtiyazlı imar izinli lüks villalar
olduğunu belirten Muhcu, bu yapılara, havza hukukuna aykırı yapılan
imarlarla ruhsat verildiğini, son dönemde bu tür gişimlerde büyük artış
görüldüğünü söyledi. Muhcu, Kasaba ve H2O villaları gibi çok sayıda
sitenin havza içine yasal olmayan yollarla inşa edildiğinin altını çizdi.
Genellikle gecekondu...
Havza içindeki yapılaşma türlerinden sonuncusunun da tamamen kaçak ve
niteliksiz yapılar olduğunu ifade eden Muhcu, ''Genelde gecekondu şeklindeler.
Yenidoğan'da bu tür yapılarda çoğalma gözleniyor. Hemen her bina kırmızı
tuğla ve üzerlerinde demir filizleri var. Belediyelerin verildiği izinlerle
yapılıyorlar'' dedi.
Muhcu, havza içindeki yapılaşmanın sonuçlarını şöyle anlattı:
''Havzanın üzerinde yapılan her inşaat toprağın su toplama özelliğini
ortadan kaldırıyor. Atıklar, içme suyunun kirlenmesine neden oluyor. Bölgedeki
orman, peyzaj ve tarım alanlarının yok olması ekolojik dengeyi bozuyor. Yapılaşmanın
dışında gereksiz yol yapımı, üretimine devam eden fabrikalar da havzayı
kirletiyor. İSKİ'nin su havzalarıyla ilgili yönetmeliği de yapılaşmaya
izin veren yapısı nedeniyle havzayı tehdit eden faktörlerin başında
geliyor.''
Cumhuriyet
|