reklam

24 Ekim 2003 Cuma
Ana Sayfa > Haberler

Yerel Yönetimlerin Sorunları...

Ankara şehir merkezi, 1950 yılından sonra iki kez yıkıma uğramıştır. İki üç katlı olan binalar yıkılmış, dört ya da beş kata çıkarılmış, daha sonra bunlar da yıkılarak yedi, sekiz ve daha yüksek katlara çıkarılmıştır. Batı ülkelerinde böyle bir uygulama yoktur.

Çağımızda dünya sürekli ve hızlı bir gelişme içindedir. Vaktiyle yapılmış olan düzenlemeler ve yasalar günün yeni gereksinimlerine yanıt verememektedir. Bu nedenle yapılmış olan kanun, tüzük ve yönetmelik gibi düzenlemeleri günün gereksinimlerine göre değiştirmek gerekmektedir. Artık günümüzde demokratikleşme ve demokrotikleşmenin yararları ve iyi yönetim anlayışının geliştirilmesi konuları üzerinde durulmaktadır. 

Bu gelişme ve ilgi giderek demokratik hükümetlerin kurulmasının artmasından ve insan haklarına saygılı hükümetlerin çoğalmasından da kaynaklanmıştır. Ayrıca uyuşmazlıkları kuvvete başvurarak çözümlemek yerine görüşmeler ve tartışmalar yoluyla sonuçlandırmak yolları aranmış ve geliştirilmiştir. Bu arada birçok demokratik kuruluş kurulma yoluna gidilmiştir. Tüm bu gelişmeler demokrasi, iyi yönetim ve yerinden yönetim arasında sıkı ve yakın bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu gelişmeler yalnız Avrupa ve Batı ülkelerinde değil, Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde de görülmüştür. Kuşkusuz iyi yönetim yalnız yerel yönetimlerde değil, merkezden kuruluş yönetimlerinde de uygulamaya konulabilir. 

1962 yılında gerçekleştirilen Mehtap Projesi 'nden sonra Merkezi İdarenin Taşra Kuruluşları, yerel yönetimler ve kamu iktisadi teşebbüslerinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Daha sonra yapılan öbür araştırmalarda da tüm bu kuruluşlar, birlikte ele alınmıştır. 1971 yılında yapılan araştırma, 1987-1990 yıllarında yapılan Kaya Projesi araştırmalarında merkezi idare, taşra örgütleri, yerel yönetimler ve kamu iktisadi teşebbüsleri birlikte ele alınmıştır.

Hizmetlerin bir merkezden yürütülmesi ve böyle bir sistemin hizmetlerin daha ussal (akılcı) yürütülmesinin olanaklı olduğu geçmiş yıllarda önemle üzerinde durulan bir konu idi. Yetkileri ve yönetimi alt kademelere bırakmak sakıncalı görülüyordu. Alt kademelerin, kaynakları iyi kullanamayacağı kabul ediliyordu. Ulusal ekonomi ve ekonomik gelişme üzerinde en yüksek düzeyde denetim olanaklarını sürdürmek yeğleniyordu. Bu gerekçeler merkezden yönetime karşı bir savunma olarak ileri sürülüyodu. Ayrıca bazı politikacılar tarafından merkezden yönetim, toplumsal kaynakları daha ussal ve verimli kullanmak için çok yararlı bir strateji olarak görülüyordu. Kaynakları çeşitli kuruluşlara dağıtmak yerine bir merkezden yönetmenin yararları üzerinde duruluyordu. Bu görüş ve akımlardan dolayı şimdiki özelleştirme yerine birçok özel kuruluş devletleştirme yoluna gidiliyordu. Nitekim ülkemizde iktisadi devlet teşekkülleri 'nin gelişmesi bu akımlar koşutunda (paralelinde) olmuştur. Dünya nüfusu ve ülke nüfuslarının artışından ayrı olarak şehirlerin nüfusu ülke nüfus artış oranları 'ndan daha çok artmaktadır. Köylerden şehirlere akın, buna neden olmaktadır. Bu durum yeni sorunlar doğurmaktadır. Bu konu ülkemiz yönünden büyük önem taşımaktadır. 

Ankara şehir merkezi, 1950 yılından sonra iki kez yıkıma uğramıştır. İki üç katlı olan binalar yıkılmış, dört ya da beş kata çıkarılmış, daha sonra da bunlar da yıkılarak yedi, sekiz ve daha yüksek katlara çıkarılmıştır. Batı ülkelerinde böyle bir uygulama yoktur. Paris şehrinin merkezi geçen yüzyıldan beri aynen korunmaktadır. Doğal olarak şehrin mevcut yapısını korumayarak yüksek yapılara geçmek ulaşım, elektrik, su ve kanalizasyon gibi yetersizliklere ve sorunlara neden olmaktadır. Çankaya'dan Ulus ve Dışkapı'ya giden bulvarın seçeneği yoktur. New York şehrinde apartmanlar arka arkayadır, her ikisinin önünden bulvarlar geçmektedir. 18 milyonluk şehirde trafik Ankara'dan daha iyi akmaktadır. Eskişehir yolu üzerinde inşaatlar yirmi, yirmi beş kilometre uzaklığa kadar uzamıştır. Yol tek seçeneklidir. Şimdiden trafik tıkanmaktadır. İnşaatlar tamamlanınca büyük bir sorun yaşanacaktır. Oysa buralarda yapılaşmaya geçerken imar planları gelecek düşünülerek yapılır, birbirine koşut yollar bırakılabilirdi. Üstelik bunun için masraf da yapılmazdı. 

Bir başka yanlış uygulama hiçbir modern memlekette olmayan biçimde inşaatların birbirinden uzak biçimde dağılmasıdır. Bunun da topluma maliyeti yüksektir. Birbirinden uzak semtlere su, elektrik, yol, telefon ve ulaşım ile eğitim hizmetlerini götürmek güçtür ve bunların topluma maliyeti yüksektir. Benim ziyaret ettiğim yabancı ülkelerde herkes bir kooperatif kurup birbirinden uzak yerlere evler yapmamaktadır. Şehir gerekli yeşil alanlar bırakılarak uzak yerlere gidilmeksizin, okul ve altyapılar, alışveriş merkezleri ve benzeri gereksinmelere göre açık alanlar bırakılarak geliştirilmektedir. Bir bölgenin inşaat alanları bitmeden başka bölgelere gidilmemektedir. 

Eskişehir yolu üzerinde 25 kilometre uzaklıklara kadar yapılar yapılmış ve bunlar ana yoldan kilometrelerce uzaktır. Ana yola koşut iç kısımlarda ayrı cadde ve bulvarlar yoktur. Gelecek yıllarda buralardan Ankara'ya gelmek büyük bir sorun olacaktır. Şimdiden bu sorunlar başlamıştır. Şehircilik uzmanlarımız, mimarlarımız ve bu konudaki gönüllü kuruluşlar, meslek odaları bu sorunları dile getirmelidirler. Ankara çok kısa geçmişi olan bir şehirdir. Dünyanın en modern şehri olarak geliştirilebilirdi.

Yazık ki bu olanaklar kaçırılmıştır. Ankara'da Oran semtine giderkenki Yıldız Yokuşu'nda bundan on yıl önce hiçbir bina yoktu. Bugün plansız gelişme ve yapılaşma ile trafik altüst olmuştur. Bu yola seçenek (alternatif) koşut yollar yapılmamıştır.
Cumhuriyet - Prof.Dr.Nuri Tortop

 

Ekim 2003 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05
06 07 08 09 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog

UIA 2005 Organizasyon Komitesi Üyeleri 28 Ekim 2003 tarihinde Diyalog bölümümüze konuk olacaklar.

UIA 2005 Organizasyon Komitesi Üyeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek, kendilerine soru sormak için tıklayın. 


Vitra - Artema'nın katkılarıyla

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz