|
Tarihe tarihi vefasızlık
"Medeniyetlerin Beşiği" olarak tanımlanan Mezopotamya toprakları
üzerinde hiçbir dönem eksik olmayan kargaşa ve savaşlar, maddi ve insan kayıplarının
yanı sıra genelde ekolojik denge ve önceki dönemlere ait uygarlık kalıntılarının
tahribatı şeklinde gerçekleşti. Binyıllar boyunca birçok aydınlanmacı, kültürel
ve teknik gelişmeye imza atan Sümer, Babil ve Akad uygarlıklarına ait antik
kalıntılar son Irak müdahalesinde talan düzeyine varan saldırıların
hedefi haline geldi. Bölge illerinde 15 yıl boyunca süren çatışmalı süreçte
binlerce köyün boşalıp yerle bir olması, insani ve maddi boyutu ile çoğu
kez gündeme geldi. Oysa daha 10 bin yıl önce ilk tarım toplumlarının
ortaya çıktığı, şehir devletlerinin kurulduğu, sanat ve teknik alanında
önemli gelişmelerin kaydedildiği, dünyanın iki temel kültürü olan
Helenistik ile Doğu hayat tarzlarının bütünleştiği Mezopotamya topraklarında
antik şehirler üzerinde kurulan birçok köyün arkeolojik yapılarla birlikte
yerle bir olması güvenlik gerekçesiyle görmezden gelindi. Şırnak il sınırları
içerisinde yer alan Cudi ve Gabar dağlarında geçmişi Guttiler dönemine
kadar uzanan birçok antik yapı hava bombardımanına varan saldırılara uğradı.
Büyük İskender ve Timur'un ordularına göğüs geren Şah (Şax), Finik,
Kasrik, Dàra gibi antik kentler son darbeyi bölünme-parçalanma paranoyasından
aldı.
Gönülleri fetheden eşsiz doğası ve eski zamanlara ait ihtişamı birkaç
yıl öncesine kadar koruyan Cizre'nin doğusundaki Şah yerleşim yeri (Çağlayan
Köyü), Cudi Dağı'nın batı yamacına mitolojik kaynaklara göre Nuh Tufanı'ndan
sonra kuruldu. Edebiyatçı Ehmede Hani'nin sinemaya uyarlanan Kürtçe
"Mem û Zîn" eserinin çekim platosu da olan Şah, gerek doğal güzellikleri
gerekse güvenli konumu ile birçok uygarlığın ilgisini çekti. Burada antik
kenti çevreleyen sur dışında birbirinden bağımsız, farklı uygarlıklardan
izler taşıyan mimarisiyle altı kale bulunuyor. Kürt, Keldani ve Ermenilerin
bir arada yaşadığı bu bölgede aynı kalenin içinde yan yana bulunan kilise
ve cami kalıntıları, bölgede kültürler ve inançlar arası dayanışmanın
kadim gerçekliğine güzel bir örnek sergiliyor. Kayalara işlenmiş çivi yazıları
da, antik kentin kuruluşuna dair önemli bir ipucu veriyor.
Milattan önce 330'lı yıllarda Makedonya hükümdarı Büyük İskender'in
hakimiyetine de giren antik kentte, bu uygarlığa ait eserlere rastlamak mümkün.
Farklı yerlerde dik kayalar üzerine yontma tarzı ile gerçek boyutlara yakın
işlenmiş altı adet insan kabartması fikir birliği etmişçesine el işaretiyle
aynı yönü gösteriyor. Kimine göre bu işaretler bir hazineyi gösterirken
kimisi de doğuya yönelmiş bu parmak işaretleriyle Büyük İskender'in
binlerce askerinin geçmeye çalışırken telef olduğu Cudi Dağı'nın
heybetine dikkat çekilmek istendiğini düşünüyor.
Finik harabeleri
Ancak 1992 yılında köyün boşaltılmasına karar veriliyor. Hanelerle
birlikte tarihi yapılar da barınak vasfını yitirsin diye top mermilerinin
hedefi haline geliyor. Binlerce yıl ayakta kalan insan kabartmalarının gövdesine
mermiler saplanıyor. Köyün dışında bulunan Bagoz adındaki görkemli
tarihi kilise çöktürülüyor. Bölge çapında isminden söz ettiren üzüm,
ceviz, nar, incir bahçeleri yangında kül oluyor. Bir hanenin üzerine düşen
kazan bombası içerde canlı bırakmayınca köy halkı yaşamının büyük
bir parçasını ardında bırakarak can havliyle toprağını terk ediyor.
Şırnak'ın 35 km. kadar güneybatısında Gabar dağ uzantısının Dicle
nehri ile kesiştiği bir vadi ağzında, Pinaka-Pinyaka adıyla MÖ 4 bin yıllarında
Guttiler tarafından kurulan Finik yerleşim yerinin kalıntıları, son yıllara
kadar ulaştı. Beyaz kalker taştan yapılan, kale ve içindeki saray, zindan,
sarnıç ve nehre inen tünel ile antik bir yerleşim yeri olan Finik, en yaşamsal
darbeleri son dönemlerde aldı. 90'lı yıllara kadar yerleşime açık olan
antik yerdeki haneler de boşaltılınca tarihi yapılar tahrip edildi.
Pîra Finik
Rivayete göre Finik'te Pîra Finik (Finikli yaşlı kadın) adında bir kadın
hükümdar yaşar. İmparatorluğa haraç vermeyi reddedince Pîra Finik'in üzerine
teçhizat ve nicelik olarak daha güçlü bir ordu gönderir. Kadın komutanın
askerleriyle Finik kalesine sığındığını gören İmparatorluk komutanı,
kaleyi aylar boyunca kuşatma altında tutarak isyancıları esir almaya çalışır.
Kış ortasına kadar süren kuşatma nedeniyle ordusu açlıktan kırılma
kertesine gelen Pîra Finik, kaledeki tek hayvan olan dişi köpeğin sütüyle
yaptırdığı yoğurdun yanına elde kalan son birkaç baş yeşil soğanı da
bırakarak düşman komutanına ısmarlar. Bu davranış karşısında şaşkınlığa
uğrayan düşman komutanı işgali kaldırarak askerlerini geri çeker.
Kutsal kitaplarda sözü edilen mitolojik Nuh Tufanı ardından insanlığın
ikinci doğuşunun gerçekleştiği bu coğrafyanın her karışında bir uygarlık
izi bulmak mümkün. Yine Gabar Dağı'nda insanüstü güçler tarafından yapıldığına
inanılan heybetli şehir suru ve içindeki kent kalıntılarının bulunduğu Dàra
Harabeleri, Cudi Dağı'ndaki Bajarıkard ve Giràçolya yerleşim kalıntıları
bunlardan bazıları. Şırnak-Cizre arasında bulunan Kasrik boğazındaki
Gutti medeniyetinden kalma harabelerden kayalıklara tünel kazılarak su yolu açıldığı
ortaya çıkıyor.
Kasrik'te geçen yıla kadar sıkı denetimleriyle adından söz ettiren
askeri kontrol noktasına birkaç metre mesafede yer alan kayalıklarda binlerce
yıl önce işlenen at üstündeki savaşçı kabartması bir yıl öncesine
kadar sağlam kalabildi. Yontu gövdesinde geçen yıl açılan mermi oyuğu Kültür
Bakanlığı'nın kültür politikalarını gösteren bir vesika olarak duruyor.
Binlerce yıllık geçmişe sahip kültür birikimlerinin dönemsel sıkıntılardan
dolayı telafisi mümkün olmayan bir biçimde tahrip edilmesinin, bu sıkıntıların
temelinde yatan sosyal ve siyasal çözümlere tercih edilmesi uygarlık tarihi
ile bağları kopmuş, kültürel aidiyet kaygısı taşımayan, kabalığı
çözüm şekli gören geri düzeyde bir toplumsal yapıya neden olabilir.
Radikal - Faysal Sarıyıldız
|