Belki biliyorsunuz, 5 Numaralı Koruma Kurulu 7 ay önce toplandı ve oybirliÄŸi ile HaydarpaÅŸa ve liman iÅŸletmesinin bulunduÄŸu bölgeyi sit alanı etme kararı aldı. “Etti” diyemiyoruz, çünkü karar alındıktan sonra Kurul Müdürü tarafından dağıtılmadı. Ancak Koruma Kurulu iki ay sonra bir daha toplandı ve aldığı sit alanı olarak tescil etme kararının gene oybirliÄŸi ile geçerli olduÄŸunu belirledi. Kurul tarihinde ilk defa böyle bir olay oluyor. Karar Ankara’ya soruluyor ve ilgili kamu kuruluÅŸları kararın geri alınmasını istiyor. EÄŸer Koruma Kurulu kararları için bu türden bir uygulama olabiliyorsa, ki o zaman bunun yasada yer alması gerekir, bu kurulların Sit Alanı ilan etme yetkisinin doÄŸrudan bürokrasinin tasarrufunda olması demektir. Bu nedenle koruma kurulu kararının bir an önce dağıtılması gerekiyor. HaydarpaÅŸa’da Koruma Kurulu bu kararı aldıktan sonra gerçekte almamış gibi oluyor, çünkü dağıtılmadığı sürece karar “yok” hükmünde. Besbelli ki Ankara’daki bürokratlar iÅŸe baÅŸka birilerinin daha müdahil olmasını istemiyorlar.
Åžimdi Sit Alanı ilan etmek ne anlama geliyor, bir de ona bakalım: Yasa Sit Alanı ilan edilen yerlerdeki mevcut planı geçersiz kılıyor ve bir sene içinde koruma amaçlı imar planının yapılmasını emrediyor. Bölgedeki her türlü imar faaliyetinin bu plana göre yapılması gerekiyor ve bu süre içinde de geçici yapılaÅŸma koÅŸulları Koruma Kurulu’nun iznine baÄŸlanıyor. Böylece iÅŸe Koruma Kurulu da dahil oluyor, koruma amaçlı planının onaylanmasında ve geçici olarak tanımlanan imar koÅŸulları konusunda da yetkili oluyor. Bu sevindirici bir geliÅŸme. Ancak ÅŸeffaflık ve katılım saÄŸlanmadığı ölçüde çok da umutlanmaya imkan yok. Bugünkü korumacılık modeli, ilk bakışta sorunu çözüyormuÅŸ gibi gözükse de bu uygulamanın sonuçlarının her zaman koruma amaçlı gerçekleÅŸmediÄŸi hatta sit alanı ilan edilen bölgelerde siyasal otoriteler ile yeni bir çıkar paylaşımı modeli yarattığı da söylenebilir. ÖrneÄŸin sit alanı ilan edilen bölgelerde siyasal otoriteler bu kararı halka karşı bir tehdit olarak kullanıyorlar ve istedikleri koÅŸulları dayatıyorlar. Kurulda biriken dosyaları hızlandırmak, iÅŸ takip etmek, aracılık yapmak için de bir takım özel aracılar türüyor. Bazen de normal imar planında dahi imara kapalı arsalar bir bakıyorsunuz bu “geçici yapılaÅŸma koÅŸulları” içinde imara açılıvermiÅŸ. Kurullar ve belediyeler plan belirsiz kaldığı sürece, ilan edilmemiÅŸ koÅŸullarda daha keyfi davranabiliyorlar.
Sit alanı ilan etmek 5366 sayılı “Yıpranan Alanların Yenilenerek Korunması” baÅŸlıklı yasanın yürürlüÄŸe girmiÅŸ olduÄŸu 2005 tarihinden itibaren, Sit Alanlarında Koruma Amaçlı İmar Planı olmaksızın avan projelerle uygulama yapılabilecek “boÅŸ” alanlar yaratmak anlamına da geliyor. Bunu artık unutmamamız lazım, İstanbul’un başında ÅŸimdiler de böyle de bir dert var.
Buna karşılık ÅŸu sorulabilir: Bu karar geçerli, daha doÄŸrusu dağıtılmış olsa, bir ÅŸeyler deÄŸiÅŸebilir mi? Fiziki yapılaÅŸma konusunda birtakım düzeltmeler olabilir, süreç belki biraz daha ÅŸeffaf hale gelebilir. Ancak kararın bekletilmesi bile bir ÅŸeylere iÅŸaret etmiyor mu? Sonuçta bir milyon metrekare alana üç emsal inÅŸaat izni verildiÄŸinde İstanbul’da misli görülmemiÅŸ bir inÅŸaat alanı ortaya çıkıyor. İşin trajikomik tarafı TCDD tarafının Koruma Kurulu üyelerini “siz Türkiye’de demiryollarının geliÅŸmesini istemiyor musunuz?” diye itham etmeleri. GörüldüÄŸü gibi kararlar hala dar bir perspektiften ele alınıyor. TCDD yönetimi Marmaray projesi ile buradaki iÅŸlevinin güya sona erdiÄŸini ilan ediyor. Ama iÅŸlevi sona erdiÄŸi halde hala köÅŸkünü müteahhide veren bir kiÅŸi gibi kendi mülkünü satmak istiyor. Mülk de Tarihi Yarımada’nın tam karşısında, Selimiye Kışlası, HaydarpaÅŸa Lisesi gibi anıt yapıların önünde. Demek ki ÅŸunu dikkate almak lazım. Kararlar baÅŸka bir yerde alınıyor ve uygulamaya konuyor. Koruma Kurulu’nun Sit Alanı ilan etmesi bu konulardaki yönetim anlayışında bir deÄŸiÅŸiklik yaratmıyor.
Her kuruluÅŸ sorunu kendi çıkarları açısından ele alıyor.
Öyleyse ilk önce üniversiteler ve profesyonel kiÅŸilerin, kurumların “ben kendi görüÅŸlerimi savunurum” ya da “yönetimi ikna etmeye çalışırım” demek yerine ÅŸunu tartışmaya açması lazım: Marmaray Projesi, HaydarpaÅŸa gibi önemli projeler tek bir kuruluÅŸun perspektifinden yönetilemez. Yönetilmeye kalkışılırsa bu İstanbul için bir felaket olur. Bu nedenle ilgili uzmanlık kurumlarının, STK’ların mutlaka sürece ortak olması gerekir. Sürecin halka açılması için ilk önce bağımsız uzmanların sürece katılması, yönetimlerin ve halkın ufkunun geniÅŸletilmesi gerekir. Oysa bugünkü model yalnızca çıkarı olanların, kapalı iliÅŸkilerden güç kazananların kendi görüÅŸlerini kamusal platformlarda temsil edebildiÄŸi bir sonuç yaratıyor. Böyle katılım, profesyonel katkı, ÅŸeffaflık saÄŸlanabilir mi? Bu modelde kamuoyu doÄŸru bilgi sahibi olamaz. Süreç farklı görüÅŸlere açılamaz. Kamusal nitelikli bir karar üretilemez. Son olarak TCDD yönetiminin bazı kiÅŸileri ve kurumları toplantılara davet ettiÄŸi duyuluyor. İlk önce ÅŸunu sormak lazım: Böyle bir patronaj içinde katılım gerçekleÅŸebilir mi?
İlk önce bu konuyu tartışmaya açmak lazım.
- Haydarpaşa Bölgesi Sit Alanı İlan Edildi
- Kent Gündemindeki İki Temel Tartışma: Haydarpaşa ve Galataport
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!19 Şubat 2012, 11:26Yazan: Omer YilmazBu metni yeni gördüm. Neden metnin sonunda şirket adi verdiginizi bilemiyorum. Gönderdiğiniz metin bence saçmalık denebilecek durumda. Yüksek yapı tartismasını yapabilirsiniz ama bunun yapılma yeri Haydarpaşa değildir. (null)
13 Şubat 2012, 10:50Yazan: metesarikaya"Haydarpaşa, tren garı olarak devam edecek" Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Haydarpaşa'nın tren garı olarak muhafaza edileceğini belirterek, ''Onlar bizim gururumuz. Bu eserlere gözümüz gibi bakmak, yaşatmak, en önemli görevlerimiz arasındadır'' dedi. [ATTACH=CONFIG]22811[/ATTACH] http://www... (devamı)
6 Åžubat 2012, 11:02Yazan: metesarikayaHaydarpaÅŸa’da arkeolojik kriz kapıda Otel olacak mı olmayacak mı diye yıllardır tartışılan HaydarpaÅŸa Garı sonunda kapandı. İki yıl sonra HaydarpaÅŸa Port'un bir parçası olarak hizmet vermeye baÅŸlayacak tarihî garın ne olacağıyla ilgili tartışmalarsa hala devam ediyor. Devamı için Arkitera... (devamı)
3 Şubat 2012, 11:13Yazan: metesarikayaAnadolu'nun İstanbul'a açılan kapısı Haydarpaşa Garı'ndan dün gece saat 23:30'da son tren seferi yapıldı. 2010 yılında yangına maruz kalan bu tarihi gar artık yolcularına ev sahipliği yapamayacak. Haydarpaşa Garı'nın Sosyal Medyada Yankıları;Arkitera.com'da http://www.arkitera.com/haber/index/detay/haydarpasa-garinda-son-yolculuk/6370... (devamı)
14 Ocak 2011, 19:33Yazan: aysel say[LEFT] BİR MİMARDAN TURFEA GÖZÜYLE HAYDARPAŞA GARI
[/LEFT]
Haydarpaşa.garı için konuşulanlar önce bir mimar olarak sonra bir insan olarak benimde ilgimi çekti. Haydarpaşa.garı yapıldığı tarih ve dönem itibarı ile turfealı bir bina olarak inşa edildi. Çok muhteşemdi planlaması, yapım tekniği kullanılan malzeme ve diğerleri Aradan 100 sene gibi bir zaman geçti... (devamı)
10 Ocak 2011, 22:57Yazan: Omer YilmazHaydar Karabey'in bugün Arkitera.com'da yayınlanan yazısı dikkate değer:
Haydarpaşa Garı'ndaki yangın onlarca toplantı, yazı ile çokça değerlendirildiği için kimi ayrıntılara girmeden "yanma", "yakma" konusuna kısaca değinerek geçeyim.
Yangın olayı, İstanbul kent tarihi açısından bakıldığında ilginç bir gerçekliktir... (devamı)
21 Aralık 2010, 00:38Yazan: ybdGeçici çatının inşaatı ihalenin hemen ardından başladı. Haydarpaşa iskelesi kapatılıp vinçle malzemeler taşınıyordu. Ahşap işleri de bitmek üzereymiş. Umarım bir daha yağmır başlamadan çatı kaplaması da tamamlanır.
20 Aralık 2010, 12:27Yazan: phinHaydarpaşa Garı'nda 28 Kasım 2010 tarihinde meydana gelen çatı yangını konusunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, yangının elektrik tesisatında meydana gelen kısa devreden kaynaklandığı belirtildi. Konuya ilişkin İBB İtfaiye Müdürlüğü raporunda, Haydarpaşa Garı'nın çatı yangınının nedeninin elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre olduğu bildirildi... (devamı)
16 Aralık 2010, 15:50Yazan: bloomHic merak edilmesin Haydarpasa Gari aslina uygun olarak yeniden yapilacakmis...:)))
30 Kasım 2010, 10:34Yazan: phinhttp://cep.haberturk.com/gundem/haber/576095-haydarpasadaki-yangina-ulastirma-bakanindan-aciklama "Onarımın yangınla ilgisi olup olmadığı yine incelemeden sonra ortaya çıkacak. Bir onarım olduğu doğrudur, detaylar da bellidir. Çatının muhtelif yerlerinde sızıntılar olduğu için açık olan noktalara köpük sıkılmış, pencerelerden su sızıntısını önlemek için branda kaplaması yapılmış, izolasyon malzemesi çatıda kullanılmış Onarım tarifi cok niteliksiz... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!






