Köşe Yazısı

Mimarlığın Orta Dünyası, Yeniden: Meslek ve Eğitim Alanlarında Aykırılık

Yazan: Aydan Balamir Tarih: 30 Aralık 2005

Bu köÅŸede geçen yıl “Mimarlığın Orta Dünyasında Yasal Düzenleme” baÅŸlığıyla çıkan bir yazım nedeniyle gelmeye devam eden sorular, beni tekrar bu konuya eÄŸilmeye sevketti. Yazıda mimarlığın son yıllarda “iç” ve “dış” olarak bölüntülenmesinden yola çıkılarak, mimarlığın sırasıyla İnÅŸaat MühendisliÄŸi, Åžehir Planlama, Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ve son olarak da İç Mimarlık alanlarından kopuÅŸu, ve giderek içle dış arasında bir yerlere sıkışmasının mimarlık eÄŸitimini ilgilendiren yönleri konu ediliyordu. Gelen sorular çoÄŸunlukla öÄŸrencilerden. Yazıda deÄŸinilen, mimarlık eÄŸitimini AB koÅŸullarına göre yeniden düzenleyecek yasa tasarısı(*) hakkında bilgilenmek istiyor, mimarlık eÄŸitiminin beÅŸ yıla çıkma giriÅŸiminin sonucunu merak ediyor, meslek ve eÄŸitim alanlarındaki belirsizliÄŸe de deÄŸiniyorlar.

Yasa konusu henüz kesinlik kazanmadığından, sorunun yanıtını bilmiyorum; mimarlığın meslek ve eÄŸitim alanları üzerine belirsizlikler ise güncelliÄŸini koruyor. Mimar, ÅŸehir plancısı tarafından belirlenen yerleÅŸim desenine göre her santimini hesaplayarak planladığı ve kesitleyip cephelediÄŸi binanın giderek daha az hâkimi olmakta. Taşıyıcıların miktarı, ÅŸekli ÅŸemaili mühendise, iç mekânın düzeni ve tarzı iç mimara, binanın yakın çevresinde olup bitecekler kentsel tasarımcı ile peyzaj mimarına, dışına uygulanacaklar ise en iyi ihtimalle cephe giydirme firmasındaki meslek erbabına, kötü ihtimalle sektörün alaylılarına emanet. Aslına bakılırsa, sayılan meslek alanlarının hemen hepsi iÅŸin alaylısına emanet... Türkiye’de ÅŸehirlerin büyük ölçüde harita mühendisinin kadastral desenine göre oluÅŸtuÄŸu, kentsel tasarım ve peyzaj iÅŸlerinin fidan- saksı-havuz üreticilerine yaptırıldığı; iç mekân tasarımlarının boya-badana-seramik-alçı taahhüt iÅŸleri yapan “dekarasyon” esnafı tarafından, dış cephelerinse yine boya-badana-seramik-alçı sektörünün yanısıra, mermer-granit-plastik-metalika sistemcileri veya cephe kozmetikçileri tarafından gerçekleÅŸtirildiÄŸi; belediyeye onay için sunulan projeyle gerçekleÅŸenin birbirinden ayrı üretimler olduÄŸu malum. Bu alabildiÄŸine mimarlıksız-tasarımsız-plansız üretimler ÅŸu an için konumuz harici. (Aslında ÅŸu an için deÄŸil hepten konu harici; meslek insanları birlik olup mesleÄŸe tasallut edenlerle uÄŸraÅŸmak yerine, birbirleriyle uÄŸraÅŸmayı tercih ederler zira.)

Yapılı çevrenin içi ile dışının mimarla iç mimar, ortası ile etrafının mimarla kent tasarımcı ve peyzaj mimarı, alt ölçekleri ile üst ölçeklerinin mimarla ÅŸehir plancısı, yenisiyle eskisinin mimarla restorasyon uzmanı arasında çekiÅŸme alanları haline gelmesi göreli olarak yeni olduÄŸundan, yadırganıyor. Mimarlığın güvenliÄŸi ile güzelliÄŸi mimarla mühendis arasında çok evvelden paylaşılıp iyi kötü hukuku da oluÅŸtuÄŸundan, o artık yadırganmıyor. Vitruvius mimarlığın üç vazgeçilmez amacını “firmitas, commoditas, venustas” olarak tarifler ve mimarın ufuk geniÅŸliÄŸini ballandırarak anlatırken, amaçların zamanla elden çıkıp ufkun giderek daralacağını düÅŸünmemiÅŸ, Mimar Sinan’ın proje ekibinde bu isimleri taşıyan profesyoneller yer almamıştı. Ne var ki, adı henüz “proje” olmayan bir iÅŸ kolunda henüz modern anlamıyla “profesyonel” de yoktu o zamanlar. BildiÄŸini topluma “ifÅŸa” eden (profess fiili) meslek erbabının (profesyoneller), söz konusu bilgiyi kazanma biçimlerini (eÄŸitim), bilginin yeterince kazanılıp kazanılmadığını ölçme ve belgeleme yollarını (sınav, jüri, diploma, yetki belgesi, vs.) kamuya açık bir sistem olarak kurumsallaÅŸtırması, daha iki-üç yüzyıllık bir tarihe sahip. Önceden bunlar yoktu ama alabildiÄŸine incelmiÅŸ bir iÅŸbölümü ve her iÅŸin kendine göre tedrisatı vardı elbet. Sinan’ın ekibinde zemini, taşı, toprağı, ahÅŸabı, demiri, çiniyi, sedefi iÅŸleyenler ayrı ayrı loncalara ait, zamanının uzman kiÅŸileriydi. (Yalnız bu uzmanlık modern mesleklerde hedeflendiÄŸi gibi yüksek statülü teorik bilgiye deÄŸil, pratiÄŸe dayalı idi çoÄŸu kez.) Mimara biçilen, batılı terimle “orkestra ÅŸefi” kimliÄŸi, Osmanlı coÄŸrafyasında yapı iÅŸlerinin eÅŸgüdümünü saÄŸlayan “yönetici bürokrat” kimliÄŸine denk düÅŸüyor. Ortak yönleri, mimarbaşı konumundaki kiÅŸinin bütüne vakıf olup parçaları denetleyebilmesi, ve dar alanda uzman olmaktan farklı olarak, uzmanlıklar üstü tümel bilgi ve ufka sahip olmasıydı (yani specialist ile generalist arasındaki fark).

UzmanlaÅŸmış bilgi alanlarının özerkleÅŸmesi ve egemenlikleri üzerine kurulu modern dünyada bu kimliÄŸin ve beraberindeki geniÅŸ ufuklu eÄŸitimin sürdürülmesi olanaklı mıdır? Modern dünyanın kuruluÅŸu bıçakla kesilir gibi olmayıp her alanın kendine has süreçler yaÅŸadığı gözlenir; mimarlığın geleneksel süreçleri epeyce direndi, sonuç üründe ve ürüne giden yollardaki köklü deÄŸiÅŸimlere raÄŸmen, orkestra ÅŸefliÄŸi ve buna olanak tanıyan bütüncül eÄŸitim büyük ölçüde süregeldi. Öyle ki, postmodern eleÅŸtiride bir örnek durum olarak mercek altına alındı mimarlık disiplini. ModernliÄŸin ayırdedici bir özelliÄŸi olarak tanımlanan bilim-ahlâk-sanat alanlarının özerkleÅŸip apayrı bilgi alanlarına temel oluÅŸunun olumsuz sonuçlarını tartışan kuramcılar, mimarlıkta bu üçlünün garip bir ÅŸekilde birlikte var olmaya hâlâ devam ediÅŸini kutsadılar.

Vitruvius’un eÅŸdeÄŸer üç amacıyla paralelliÄŸi bulunan bu alanlara, modern mimarlık tarihinde her zaman eÅŸit ağırlık tanınmadığını biliyoruz. Mimarlığın kendini zaman zaman sanat, bilim, ahlâk alanlarından birinde konumlandırıp diÄŸerlerini arka plana atmış olması, mimarın meslek kimliklerinin ve dolayısıyla eÄŸitiminin de çeÅŸitlenmesine yol açtı. Yine de disipliner yapısında bir süreklilikten söz edilebiliyor, aykırılığı sürüyor mimarlığın. BaÅŸka hangi disiplin kendine kâh güzel sanatların kâh mühendisliklerin eÄŸitim düzeni içine yerleÅŸtirdiÄŸi halde, aykırı kimliÄŸini kaybetmeyip karma disipliner yapısını sürdürebilmiÅŸtir? Metafizik evrenleri ve epistemolojileriyle birbirinden köklü biçimde ayrılan sanat ve bilimi, geniÅŸ bünyesinde rahatça barındıran mimarlığa, bu bölünmüÅŸ kimliÄŸi nedeniyle “ÅŸizofreni” metaforuyla yaklaşılması yaygındır. Buna bir de ahlâk alanınına has muhakemenin gerilimi eklendiÄŸinde ortaya çıkan yegânelik tablosu, postmodern eleÅŸtiride keÅŸfedilip takdir görmezden evvel de, kimi estetik kuramlarında iÅŸaret edilmiÅŸti.

Aynı kümede yer aldığı yerleÅŸik disiplinler içindeki aykırılığı, mimarlığı üniversiter sistemin uyumsuz bir ögesi konumunda tutuyor. Kümenin egemenlerince belirlenen eÄŸitim süreçleri ve akademik saygınlık ölçütleri ile çeliÅŸkilerini bir türlü çözemeyen mimarlık, bünyesine uygun olmayan akademik iÅŸleyiÅŸlere, yerleÅŸik ders-laboratuvar-sınav formatlarına ayak uydurmaya çalışıyor. Tıp fakültelerinin sahip olduÄŸu ayrıcalığa imreniyor, ama mimarlık eÄŸitiminin de tıbbınki kadar özellikli olduÄŸunu savunamıyor, özgül durumuna uygun akademik süreçleri oluÅŸturamıyor. Zamanında oluÅŸabilmiÅŸ özgün modelleri, üniversiter sisteme dahil olmanın kazandıracağı akademik statü ve çıkarlar için gözden çıkarabiliyor; uzmanlık alanlarının bağımsızlaÅŸmasıyla yitirilen gücü geri getiremeyip hırçınlaşıyor; kaybolan bütünleÅŸik bilginin yerini tutacak yeni mecralar arıyor; sıkıştığı “orta alan”dan çıkıp uzmanlıklara hükmedebilmek istiyor. Kısacası yeniden “baÅŸ” olmak istiyor, mesleÄŸin adındaki “arch” ekine yakışır biçimde...

Sözü daha fazla ezmeden, ilk yazıdaki sonuca tekrar varmak yerinde olacak: Mimarlığın içi-dışı-etrafı-üstü-altı olarak bağımsızlaÅŸan disiplinlerin asgari bir ortak eÄŸitimden sonra kendi yollarına gitmesi gerektiÄŸine inanıyorum. EÄŸitimin ilk iki-üç yılından sonra mimarlık, ÅŸehircilik, peyzaj, iç mekân tasarımı, restorasyon programlarına ayrılma geleneÄŸi dünyada hâlâ var—olmasa da ilk dafa yapmanın bir sakıncası olmazdı. Önceki yazıda tıp örneÄŸi vurgulanmıştı, bir de mühendislikle karşılaÅŸtırmak anlamlı olabilir. Yaptıkları iÅŸ gıda üretimi, petrol arama ya da elektrik santrali kurma olsun, asgari bir ortak eÄŸitimden geçer mühendisler; nesneleri ne kadar farklı da olsa, hepsi ortak bir mühendislik disiplini ve kültürünü paylaşırlar. Bir diÄŸer örnek, “tasarım” genel baÅŸlığı altında bütünleÅŸik eÄŸitim veren kurumlar olabilir. Endüstri Tasarımı, Mobilya Tasarımı, Grafik Tasarım, İletiÅŸim Tasarımı gibi, baÅŸtan özelleÅŸmiÅŸ alanlar oluÅŸturmak yerine, her biri hakkında tanışıklık ve asgari deneyim saÄŸlayan ilk iki-üç yıldan sonra uzmanlaşılan programlar da mimarlık için yerinde bir karşılaÅŸtırma zemini oluÅŸturmaktalar.

Mimarlıkla inÅŸaat mühendisliÄŸinin kopuÅŸunu geri çevirmek belki artık olanaksız; ancak bu alanda da yeni düzenlemelere gidilebilir. Mimar nasıl ki asgari mühendislik bilgisi ve nosyonuna sahip olarak yetiÅŸmekte ise, mühendislik eÄŸitimi de karşılığını saÄŸlamalı, iki alan arasındaki geçirgenlik ve çift anadal/yandal olanakları geliÅŸtirilmelidir. KardeÅŸ disiplinler baÅŸta olmak üzere, üniversiter eÄŸitimin hemen her alanında kariyer deÄŸiÅŸtirme olanaklarının bulunması beklenir. Disiplinler arası kolay yer deÄŸiÅŸtirme olanaklarının yanısıra, anadal/yandal olanaklarının zenginleÅŸmesi de çağın gereÄŸidir. Meslekler, birbirinden bugünkü kadar kalın çizgilerle ayrışmış bilgi alanlarına dayalı olmak zorunda deÄŸil. Aksine, kemikleÅŸmiÅŸ meslek sınırlarının eritilerek, alışılagelmemiÅŸ disipliner füzyonlar ve karma meslek kimlikleri yaratmaya ihtiyaç var:

Mühendis iç mimarlar, ÅŸehir plancı mühendisler, endüstri tasarımcısı mimarlar, restoratör peyzajcılar, mühendis restoratörler, mimar mühendisler... Ve avukat mimarlar, endüstri tasarımcısı doktorlar, mimar genetikçiler, diplomatlar...

Böylelikle, meslek baÄŸnazlıkları ve ÅŸovenlikleri aşılabilir, insan aklının yapay sınırları geniÅŸletilebilir, bilginin ve birlikte üretmenin tadına varılabilir. Sevgili Raci Bademli’nin “miyop mimarlar, hipermetrop plancılar” ÅŸeklinde bir tanımlaması vardı; ölçek farkı üzerine kurulu alanlar için kolayca yer deÄŸiÅŸtirebilecek bir tanım—hipermetrop mimarlar, miyop iç mimarlar, vb. gibi. Bu tür görme bozuklukları küçük operasyonlarla düzeltilebiliyor; henüz düzeltilemeyen ise, görme bulanıklığına neden olan astiÄŸmat.

Yeni yılda mesleÄŸimize yönelik görüÅŸlerin berraklaÅŸması dileÄŸiyle...

(*) Türkiye’deki Avrupa BirliÄŸi Genel SekreterliÄŸinin giriÅŸimiyle hazırlanan “Mesleki Yeterliklerin Düzenlenmesi ve Tanınması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağının, mimarlık mesleÄŸini ilgilendiren düzenlemeleri.

Konuyla İlgili LinklerYazara Görüşlerinizi Bildirmek İçin
Buraya yazacağınız görüşleriniz, Arkitera Forum bölümüne yansımayacak, sadece yazara ulaşacaktır. * İşaretli alanlar mutlaka doldurmanız gereken alanları belirtmektedir.
Sizin:
Adınız, Soyadınız *
E-Posta Adresiniz *
MesleÄŸiniz *
Telefon Numaranız Adres seçimi:
Adresiniz
Mesajınız:

ÝPUCU: küçük harf "p", sayý 9, küçük harf "v", küçük harf "r", sayý beþ, küçük harf "h"

Lütfen sol imajdaki resimde görülen dizgiyi yandaki kutucuğa giriniz.
Köşe Yazısı Arşivi
Dönem içindeki köşe yazarlarının listesi aşağıdadır. Yazısını okumak istediğiniz yazarı listeden seçiniz. Bütün yazarların listesini görmek için buraya tıklayınız