|
Yarışma şartnamesinde limanın taşındığı
öngörüldü
Liman bölgesinde 24 saat yaşam
Kent içinde yük limanının yanlış olduğunu belirten mimar Brandi,
"Dakar, New York ve Hamburg'da da limanlar taşındı, fakat değerini hiç
kaybetmedi" dedi.
"Bayraklı'da oluşturacağımız göl ve denize kadar ulaşan kanaletler
etrafında kültür tesisleri olacak".
Yeni İzmir Projesi'nin mimarı Jochen Brandi, Yeni Asır'a yaptığı açıklamalarda,
aylardır tartışılan Liman'ın ne olacağı konusuna da açıklık getirdi.
Yarışma Projesi'nin şartnamesinde yük limanının taşınacağının
belirtildiğini hatırlatan Brandi, bu yüzden yapılan tüm projelerin buna göre
yapıldığını söyledi.
Limanın taşınıp taşınmaması konusunun siyasi bir polemiğe dönüştüğünü
ve bu yüzden kendisinin buna katılmak istemediğini vurgulayan Brandi, daha önce
kendisinin projeler hazırladığı ve yakından tanıdığı Hamburg, Dakar ve
New York Limanlarının ağır yük bölümlerinin şehir dışına taşındığını
hatırlattı. Brandi, bu şehirin içinde kalan küçük limanlarda ise 24 saat
yaşam olduğunu ve eski özelliğini kaybetmediğini dile getirdi.
Turan Bölgesi'nde bir kaç süren incelemelerde bulunduğunu belirten Brandi,
burada yaşayan insanların kendisine bazı plan önerileri sunduğunu ve
bunlardan yararlandığını söyledi. İmar planlarının halksız yapılamayacağını
vurgulayan Brandi, Turan Bölgesi'nde sanayi tesislerini biraz geriye çekerek
konut alanları oluşturmayı düşündüğünü söyledi.
Liman görünmüyor
Bu proje yarışmasının en çok tartışılan bölümü İzmir Limanı'nın taşınıp
taşınmaması oldu? Sizin projenizde liman görünüyor mu?
"Bu konu İzmir'de siyasi tartışma konusu olmuş. Ben bu tartışmalara
katılmak istemem. İzmir Limanı'nın taşınıp taşınmayacağına karar
verecek yetkili Türk makamları vardır. Bize verilen yarışma şartnamesinde
de limanın taşınması öngörülüyor. Ancak, bu konuda daha önce çalışma
yaptığım şehirlerin limanlarından örnekler verebilirim. Genelde, yeni
konteyner gemi ölçüleri çok büyük. Klasik ölçekteki limanlara sığmıyor.
Dakar, New York ve Hamburg'da limanlar bu gibi mantıklı nedenlerle taşındı.
Ama eski limanlar değerini hiç kaybetmedi. Yolcu limanı olarak çalışmaya
devam ettiler. Buralarda 24 saat yaşam vardır. Şehir içindeki büyük
limanlar kamyon trafiği yüzünden de büyük problemlere yol açar. Limanlar
çevreyi kirletmediği sürece, kentsel bir ögedir. Kente yaşam verir. Ama, bütün
büyük şehirlerdeki tecrübe, büyük yük limanlarının taşınmasıdır."
İzmir için düşündüğünüz projede kentin sosyal yaşamı ve ögeleri düşünüldü
mü?
"Sosyal bölüm, benim projemin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Daha
önce bahsettiğim, İzmir'in ilk yerleşim birimi olan Bayraklı sırtlarında
oluşturacağımız göl ve denize kadar ulaşan kanaletler etrafında kültür
tesisleri olacak. Büyük kütüphaneler, müzeler, tartışma platformları
olabilir. Buna İzmirliler karar verir. Bu tabi mevcut müzenize rakip olmaz.
Halk ve turizm için aktüel sergiler burada olur. Gençler ve yaşlılar için
de kültürel merkezler yapılabilir. Bu alanda üç boyutlu sinema ile tüm
tarih de canlandırılabilir. Truva olayı burada üç boyutlu sinema ile
canlandırılabilir. Bu da tüm dünya kültürüne bir katkı olur. Bütün dünya
ülkelerinden gelen turistler, böylece İzmir'e uğrar. Bu olayları görür ve
daha sonra nerelere gideceğine İzmir'de karar verir. Kültür ve sosyal
politakanın, ekonomik politikaya da faydası var. Bunun ticari boyutu da var.
Burada çok büyük bir turizm sektörü oluşur. Oluşan hizmet sektöründe
otol bürü gibi yerler açılır. Bu da işsizlik sorununun da çözümüne
yarar.
Projenin Turan bölgesinde neler öngördüğünden hiç bahsetmediniz. Turan
için ne düşündünüz?
Turan bölgesi, İzmir'de yaptığım incelemelerde en fazla ilgilendiğim
yerlerden biri oldu. Bizzat yerinde bir kaç gün çalıştım. Burada oturanlar
var. Benim yanıma geldiler. Yaşlı teyzelerle bile konuştum. İnsanların
elinde bazı planlar bile var. Ben, oradaki insanlara teşekkür etmek
istiyorum. Gerçekten bana çok yardımcı oldular. Ufkumu açtılar. Projenin
bu bölge ile bölümünü hazırlarken o bilgelerden yararlandım. Kent
planlamasını halksız yapamazsınız. Burada endüstrinin biraz geride kalması
gerekiyor. Ben, burada konut alanları düşündüm. Denizle bütünleşen güzel
konut projeleri üretilebilir. Zaten halkın istediği de budur.
Bazı bölgelerde yüksek yapılara da izin veriyorsunuz? İzmir birinci
dereceden deprem bölgesidir. Bölgenin zeminini incelediniz mi?
"Doğrusu, bölgenin zemini ile ilgili olarak bize çok geniş kapsamlı
bilgiler verilmedi. Bölgenin çok büyük bir zemin haritasının çıkarılması
gerekiyor. Bu zemin haritasından sonra zeminin el verdiği yerlerde yüksek yapılar
olabilir. Ama, zeminin kötü olduğu bölgelerde daha alça yapılar olmalıdır.
Yüksek yapılar, daha sonra yapılacak kapsamlı araştırmalarla ortaya çıkacak
bir konudur. Ama şehrin bazı bölgelerinde yüksek yapılara ihtiyaç olduğu
da doğrudur."
Tarihsel bir görev
Brandi, "Kenti gelecek yüzyıla taşıyacak projenin mimarı olarak İzmirlilere
son olarak vermek istediğimiz bir mesaj var mı?" sorusuna şu yanıtı
verdi:
"Dünya açısından İzmir tarihsel bir görev üstlenebilir. Doğlu ile
batı arasında bir buluşma noktası olabilir. Türkiye ve özellikle İzmir'de,
doğu ile batı arasında gerekli insancıl diyaloğu sağlayabilecek toplumsal
yapı mevcuttur. Lübnan, Suriye ve Filistin gibi yerlerde sıcak sorunlar ve
gelişmemiş bir toplum yapısı var. İzmir'de bir Ege formu düzenlenebilir.
Bu forum da Bayraklı'daki antik kent çevresindeki göl ve kanaletlerin etrafında
yapılabilir. İzmir oluşturulacak mekanlarla doğu ile batı arasında bir
diyalog köprüsü olabilir. Böylece İzmir AB'ye girmeye hazırlanan Türkiye'ye
bir ortam hazırlar. İzmir, toplumsal yapısıyla ve fiziki mekanlarını geliştirerek
bu rolü üstlenmelidir."
Yeni Asır
|