reklam

02 Şubat 2002 Cumartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Mimarlık, UIA ve 2002 Yılı

2002 yılına girerken bu yılın biz mimarlar için görevlerimizin daha da belirginleşeceği özel bir yıl olacağını hissediyoruz. Şimdi, her zamankinden daha yoğun olarak, mimarlığın geleceği ve trajik 11 Eylül olaylarından sonra dramatik değişimler yaşanan bir dünyada mimarlar olarak oynayabileceğimiz rol üzerinde durma gereğini duyuyoruz.

Bütün yaşam alanlarımızdaki değer hükümleri, politikalar, öncelikler yeniden gözden geçiriliyor. Mesleğimiz de şimdi bir yol ayrımında.

Saldırılara açık bir yapılı çevrede yaşadığımızın bilincine vardık. Keza, artık bundan böyle bütçelerde savunma ve güvenlik için daha fazla pay ayrılacağını da biliyoruz. Bu nedenle, mimarlık ve planlamadaki önceliklerimizi kullanarak, çevreye ve yoksulluğa karşı mücadeleye ayrılacak fonlarda kaçınılmaz bir şekilde meydana gelecek azalmayı dengeleyecek yollar bulmamız gerekiyor. Dahası, gezegenimiz için uzun erimli bir umut yolunun, kültürler arasında hiçbir koşul ve sınırlamaya bağlı olmayan bir diyalog ortamından geçtiğini öncelikle hesaba katmamız gerekiyor.

Biz mimarlar olarak, bugüne kadar yapılagelenlerin ötesinde mücadele yolları bulmak ve toplumu etkilemek zorundayız.

Gelecek Temmuz'da, Berlin'de yapılacak Kongremiz bize bu şansı veriyor. Mimarlık için geniş bir tanıtım ortamı olmasının ve bugüne değin bir UIA Kongresi izleyememiş olanların aklının pek almayacağı ilginçlikte bir dizi etkinlik içermesinin ötesinde, değişik bağlam ve farklılıklarla "Mimarlık ve Kaynaklar" temasını işleyen bir Kongre olarak Berlin, anlamlı bir "mimarlık"ı vurgulamak ve "kaynaklar"ın önemini duyurmak için ideal bir platform olacaktır.

"Eğer bir 'düş'ünüz yoksa, bir 'düş'ün gerçekleştiğini de göremezsiniz" derler. Kongrenin heyecan verici yanı, bizden bir 'düş' geliştirmemizin istenilmiş olmasıdır: sürdürülebilir bir çevre fikrini aklımızdan çıkarmadan bir planlama yapmak ve inşa etmek! Daha önce tahmin ettiğimizden çok fazla sayıda mimar ve öğrencinin Berlin'e geleceğini sanıyoruz, çünkü Kongre'de tartışılacak konular, küresel ölçekte yaşanan son dramatik gelişmelere yanıt verecek yeni ek boyutlar kazanmış bulunuyor.

"Nitelikli bir mimarlık" birinci hedefimizdi ve bugün de bu önceliğini sürdürüyor. Her şeyden önce, bu bizim varlık nedenimiz. Biz, bu nedenle "mimar" olduk.

"Nitelikli mimarlık" hedefimize paralel olarak, son üç yıllık dönemimizde ağırlıklı konularımız üç ana eksende odaklanıyor.

· Sürdürülebilir bir mimarlığın teşvik edilmesi
Mimarlar "sürdürülebilirlik"e inanmaktadır, ama aynı zamanda "kalkınma"nın gerekli olduğunu da bilmektedirler. Dolayısıyla, bu iki kavramın birbiriyle çelişir, yarışır kavramlar olmadığını anlatmaya çalışmalıyız. Fakat, bununla birlikte, "sürdürülebilir" bir mimarlığın, bütün ülkelerde sınırlı finansman olanaklarıyla da sağlanabileceğini dünyaya göstermemiz gerekiyor. Bu bağlamda geçtiğimiz Mayıs ayındaki bir konuşmamda şu terminolojiyi kullanmıştım: "Sürdürülebilirlik için reel politika".

"Gezegenimiz için iyi olan, hepimiz için de iyidir" sözünden hareketle UIA "sürdürülebilirlik", "çevre" ve "kaynaklar" konusunda yeni görüşlerin, tartışmaların geliştirilmesini desteklemiştir. Şu birbirinden ayrılmayan üç ana başlık, "sürdürülebilirlik, çevre, kaynaklar"ı kapsayan bir yaklaşım, her mimarın sürekli "çatışma" içinde bir "mücadele adamı" olmasını gerektirmiyor mu?

· Yoksulluğun ve kentlerdeki dışlanmış kesimlerin azaltılması
Mimarların bu konuyu dert edindiklerini kanıtlamaları gerekiyor. Bu, toplumsal açıdan duyarlı bir görüntü sergilemek değil, özellikle kentlerde yaşam koşularındaki eşitsizliklerin giderilmesine yönelik somut eylemlerin başarıya ulaştırılması sorunudur.

UIA'nın "Yoksullar İçin Konut Seferberliği" istikrarlı bir şekilde sürüyor. Manila, Bombay, Alma-ata ve Dublin'deki konferanslarımız yol gösterici olmuştur. Bunları diğer etkinlikler de izleyecektir. Ancak, bu konuda mesleğimizde net bir söyleme ulaşabilmek için önümüzde daha uzunca bir yol duruyor. Şimdilik bu alandaki tartışmalara ağırlıklı olarak "mekanın toplumsal ayrışması" kavramını getirebiliyoruz.

Bu kadar işsizliğin yaşandığı bir ortamda, dünyadaki yapıların muhtemelen yüzde birinden azını tasarlıyor olmamız ters bir durum değil midir? Bize ihtiyaç duyulmuyor mu? Bu, böyle olamaz.

· Kültürel farklılıkların teşvik edilmesi
Mimarlıkta, "farklılık" güç demektir. İthal edilmiş mimarlık söylemlerine karşı çıkmanın zamanı gelmiştir. Her ülkenin sahip çıkması gereken kendi kültürel birikimi vardır ve her ülke çağdaş dünya mimarisine kendi özgül katkısını koymak durumundadır.

Dizginlenemez "kalkınma hamleleri"nin her ülkedeki kültürel birikimin arkasında varolan özü, ruhu süpürüp götürebileceği açık bir gerçektir ama çağdaş mimarlığın, bu özün, bu ruhun yeniden yorumlanmasıyla biçimlenmesi gerektiği de açıktır. Gelin, bu doğrultuda yol gösterici olalım.

UIA'nın, hepimizin titizlikle sahip çıktığımız bir örgütlenme olmasına katkılarda bulunan herkese koca bir teşekkür iletmek istiyorum. Bir yandan günümüzün karmaşık sorunları üzerinde odaklanmışken, bir yandan da gelişmelerin önünde olmaya çalışmak, kolay göze alınacak bir görev değil. Gelin, konularımıza biraz daha yakından bakalım.

Mesleği Uygulama Komitesi gerçekten de bizi gelişmelerin ardında bırakmıyor, önüne geçiriyor. Oybirliğiyle kabul edilmiş Mutabakat Metinleri ve sürekli olarak geliştirilen Kılavuz Metinler, sadece bugün çıtayı yüksekte tutmamızı sağlamakla kalmıyor, geleceğe de yol gösteriyor. Bu, diğer mesleklerde kesinlikle görülmeyen bir şey.

Ancak, bunun hikayenin sonu olmadığını elbette hepimiz biliyoruz. Hükümetler düzeyinde varlığımızın hissedilmesini sağlamak, atmamız gereken ikinci adım. İkili ve çok taraflı anlaşmalar, Mutabakat Metinlerine anlam kazandıracaktır. "Hizmetlerin serbestleştirilmesi", herşeyden önce ulusal ve uluslararası düzeyde etkin bir düzenleyici sistemi ve uygulamayı gerektirmektedir. Bu bakımdan, ülkelerimizde hükümetlerle ilişkilerimizde başarılı olmak gibi güç ama kesinlikle gerekli bir görevimiz var.

Bir zamanlar Kore'de bana şu soruyu yöneltmişlerdi: "Niçin varolan sistemimizi UIA Mutabakat Metinlerinde önerildiği şekilde değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorsunuz? Değiştirmezsek ne olacak?" Benim için bu sorunun cevabı çok basit. Sistem zaten değişecek, çünkü piyasa güçleri her zaman yasalardan daha baskın çıkmıştır. Fakat biz sistemin, mimarların değil de, dışımızdaki güçlerin arzu ve önceliklerine göre değişmesini istemiyoruz. Mimarlık mesleğinin, ulusal ve uluslararası düzeyde, mimarlarca tanımlandığı şekilde uygulanmasını istiyoruz.

UNESCO/UIA ortak komitesinin sürdürdüğü "UNESCO/UIA Mimarlık Eğitiminde Geçerlilik" çalışması, bugüne kadar UIA'nın ele aldığı en geniş kapsamlı konulardan biri. Bu çalışmadan verimli sonuçlar alınabilmesi için hepimiz destek olmalıyız.

Komitede hazırlık çalışmaları sona ermek üzeredir. Yanıtların, tepkilerin masaya yatırılacağı son "gerçeği yakalama" aşamasına gelinmiştir. Uzun vadede, UNESCO ile birlikte, mimarlık eğitimini, beşeri bilimler ve sosyal bilimlere ilişkin unsurları da içeren, hatta neden olmasın, iş yönetimi ve finansman alanındaki becerileri de kapsayan standartlara doğru yöneltebileceğimizi hissedebiliyoruz. Bu yönde kazanılacak bir yeterlilik, bugün giderek daha çok sayıda projenin başında yer alan ve farklı disiplinlerden oluşan ekiplerin yönetiminde mesleğimizi daha etkin kılacaktır.

UIA'nın düzenlenmesine katkıda bulunduğu mimari proje yarışmalarında belirli bir artış ve yükselen bir grafik izleniyor. Henüz bütün üye kesimlerimiz kendi ülkelerinde yarışma çıkarılmasında aynı ölçüde başarılı olamıyor. Düzenli olarak uluslararası yarışmalar açan ülkelerin mimarlık açısından kazançlı çıktıklarına inanıyoruz. Burada UIA'nın rolü önemlidir, çünkü başarılı bir yarışmanın güvencesini sağlayacak araç biziz. Hep birlikte daha çok sayıda uluslararası yarışma, özellikle her mimarın katılımına açık yarışmalar çıkarılması için çalışalım.

Yeni etkinliklerimiz giderek daha yaygınlaşmakta, UIA kaynaklı etkinliklerin sayısı giderek artmaktadır. Gelişmelerin gerisinde kalmamamız, önünde yer almamız gereken bir dönüm noktasındayız.

- Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ile, olimpiyat tesislerinin geleceği konusunda yüksek profilli konferanslarla yürütülecek araştırmalara yönelik çok ümit verici girişimler başlattık.

- Geçen ay Pekin'de bizzat, "Pekin'den Sonraki Yol" Çalışma Programında sağlanan olumlu gelişmelere tanık oldum. Başarı ile gerçekleştirilmiş bir UIA Kongresi'nin özünün, sonuçlarına yönelik bir yaklaşımla, örneğin "Pekin Şartı"nın yeniden gözden geçirilmesi ve genişletilmesi gibi, sürdürülmesini görmek çok tatmin ediciydi. "Pekin'den Sonraki Yol"un gelecek durağının Berlin olacağını söylemeye gerek yok.

UIA Çalışma Programları arasından yukarıda verdiğimiz iki örnek, "niyet"in olduğu yerde mutlaka bir "çıkış yolu"nun bulunduğunu ve örgütümüzün böyle bir yaklaşımla sürekli olarak kendisini yeniden ürettiğini göstermektedir.

Eminim ki siz de, ilk ilgilendiğimiz ve etkinliklerine ilk kez katıldığımız günlerle karşılaştırıldığında, UIA'nın bugün mimarlar ve toplum için çok daha fazla şeyle ifade ettiği görüşümü paylaşacaksınız. Bu hoş bir duygu, ama aynı zamanda mücadeleyi sürdürme azmimizi de içeriyor.

Herşey daha henüz olması gerektiği ve olabileceği gibi değil. Hepimiz, potansiyelimizin bugün vardığımız düzeyin çok ötesinde olduğunu biliyoruz. Çok değişik yollar denememize karşın, istediğimiz kadar başarılı sonuçlara henüz ulaşamadık. Bu hedefe, ancak bütün mimarlar UIA'yı bir referans noktası olarak gördüklerinde varacağız. Bunun için her ülkeden ulusal kesimleri temsil eden örgütlerin yardımına ihtiyacımız var. UIA ile birer birey olarak mimarlar arasındaki bağı ancak onlar sağlayabilirler.

Mimarlar UIA'ya bir yol gösterici, etkilenecek bir kaynak olarak bakıyorlar ve aynı zamanda günlük sorunlarında elle tutulabilir sonuçların alınması doğrultusunda kılavuzluk edecek bir örgütlenme olarak görmek istiyorlar.

Öte yandan mimarlık dünyası sadece mimarlardan oluşmuyor. Öğrenciler, hükümet organları ve kamuoyu, dünyamızın önemli birer parçası.

Öğrenciler giderek daha geniş bir biçimde UIA yaşamının içinde yer alıyorlar. "Mimarlık ve Su" yarışmasındaki çok sayıda katılım ve "Mimarlık ve Yoksulluk" seferberliğimize iki İrlanda üniversitesinden öğrencilerin bir pilot çalışma olarak katkısı, bu konuda son iki örnek. Öğrencilerin rolünün giderek daha önem kazandığını görüyorum. Böyle olması da gerekiyor.

Ancak hükümetlerle diyalog içinde çalışarak hedeflerimizi optimum sonuçlara vardırabilir, gerçekleştirebiliriz. Hepimizin karar verici düzeylerde olanlara öneriler iletmesi, onları etkilemesi, hatta baskı uygulaması, daha da önemlisi karar verme sürecine katılmamız gerekmektedir.

Yapılı çevre içinde nitelikli mimarlık ürünlerinin "istisnai" birer örnek olarak kalması değil geneli belirleyici düzeyde çoğalması için, kamuoyunun mimari açıdan eğitilmesi "olmazsa olmaz" kesinlikte bir ihtiyaçtır. UIA'nın "Mimarlık ve Çocuklar" Çalışma Programı tam bunu -bizim estetik ve diğer standartlarımızı algılayarak gelişecek büyüyecek bir toplumu- amaçlamaktadır. Bu arada Berlin Kongresi de elbette kamuoyundaki imajımız için iyi bir katalizör işlevini yerine getirecektir.

Mimarlık toplum için yararlı bir işlevdir. Bu yüzden, kamu yararındadır. Bunu ne kadar geniş bir kitleye anlatabilirsek, mesleki etkinliklerimizin kapsamını o ölçüde genişletebiliriz. Mimarlık işlerinde "dünya pastasını" eşitçe bölüşmek kadar, "pasta"nın boyutlarını büyütmek de önemlidir.

Bilgi toplumunda yaşıyoruz. UIA etkinliklerinde ana hedeflerden biri, bu bilgiden olabildiğince çok sayıda mimarın yararlanabilmesi olmalıdır.

Dünya mimarları arasındaki dostluk ve meslektaş dayanışmasında köşe taşı, karşılıklı düşünce ve bilgi alışverişidir. Nijeryalı şair Wole Soyinka, bir köprünün sadece A'dan B'ye gitmediğini, aynı zamanda B'den A'ya da gittiğini söyler. Biz de UIA'yı dünyamızı küçülten ve mimarları birbirine daha yaklaştıran bir köprü olarak düşünelim.

Bu yeni yılda, mimarlığın UIA Berlin 2002'de odaklanacağı bu yılda, hepinize kişisel yaşamınızda mutluluk ve mesleki çalışmalarınızda başarılar dileğimle.
Vassilis SGOUTAS
UIA Başkanı
UIA Bülteni, Ocak-Şubat 2002

Ocak 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Endüstri Ürünleri Tasarımcısı  Defne Koz  04 Şubat  Salı günü  Diyalog bölümümüze konuk oldu. 

Defne Koz
Bu buluşmayı soru & cevap şeklinde okumak için ...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz