reklam

17 Ağustos 2002 Cumartesi
Ana Sayfa
>
Haberler

Yeni deprem senaryosunun sonuçlarını açıklıyoruz

İstanbul'u bekleyen afet
**7.5 büyüklüğünde bir depremde, yeni senaryoya göre toplam 310 bin bina tam, ağır ve orta şiddette hasar görecek. Sadece binaların zararı 11 milyar dolar, ölü sayısı 35-40 bin arası...

Marmara'dan geçen ana fayın 4 parçasının da 7.5 büyüklüğünde bir depremle bir defada kırılması durumunda İstanbul'da oluşacak hasarın bir senaryosu yapıldı. 1995 yılındaki verilerle ilk İstanbul deprem senaryosunu hazırlayan, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırmaları Enstitüsü'nde deprem mühendisi Prof. Dr. Mustafa Erdik ve arkadaşları, Amerikan Kızılhaç'ının katkısı ve isteği üzerine ikinci bir senaryo hazırladılar. Son senaryo, bugüne kadar elde edilen bütün yerbilimsel veriler ile bina ve zemin durumları üzerine bulgular dikkate alınarak hazırlandı.

''İstanbul Metropolitan Bölgesinde Deprem Risk Analizi'' adını taşıyan rapor, İstanbul'un karşı karşıya bulunduğu riskleri bütünüyle ortaya koyuyor.

Prof. Erdik, en kötü durum senaryosunu hazırladıklarını, fayın birden ve 4 segmentinin de birden kırılmaması ve deprem büyüklüğünün düşmesi halinde, söz konusu etkilenmelerin ve kayıpların da göreceli olarak azalacağına işaret etti. Ancak deprem büyüklüğünün 7.5'in üzerinde gerçekleşmesi durumunda da hasarın artacağını belirtti.

Elde ettikleri değerlerin, istatistiki yaklaşımın ortalaması olduğuna dikkat çeken Erdik ve arkadaşları, riskin artma nedenleri olarak şunları sayıyorlar: ''Kent merkezlerinde kontrol dışı ve hızlı şehirleşme, hatalı şehir ve bölge planlaması ile hatalı inşaat teknik ve uygulamaları, yetersiz altyapı ve hizmetler ve çevresel bozulma...''

Hangi bölgeler?
Deprem senaryosunda bina hasarlarının ağırlıklı olarak gerçekleşeceği bölgeler şöyle sıralandı: Eminönü, Fatih, Zeytinburnu, Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece'nin güneyi ve Avcılar ilçeleri.. Buraları nüfusun yoğun olduğu şehrin güneybatı kısmında yer alıyor. Kadıköy, Maltepe ve Kartal gibi kentin güneydoğusunda bulunan ilçelerde hasarların daha az olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Raporda, Marmara'daki ana faydan göreceli olarak daha uzakta yer almalarına rağmen, Beyoğlu, Eyüp ve Bayrampaşa bölgelerinin de yüksek oranda hasar göreceği tahmin ediliyor. Buna neden olarak da bina yoğunluğu ve hasar görebilirlik koşulları gösteriliyor.

40 bin ölü
Senaryoya göre İstanbul'un toplam bina stokunun 310 bin tanesi, yani üçte birine yakını depremden etkilenecek. İstanbul'daki binaların yüzde 5'ine denk düşen 35 bin ila 40 bin binanın tam hasar göreceğine işaret eden rapora göre can kayıplarının büyük çoğunluğu bu grup içinde bulunuyor. 35 bin ila 40 kişinin yaşamını yitireceği tahmin ediliyor.

Ancak ağır hasarlı binaların özellikle 5-6 bin tanesinin, yassı kadayıf adı verilen, katların birbiri üstüne göçmesi şeklinde çökeceğine ve ölümlerin buralarda çok olacağına işaret eden raporda şöyle deniyor: ''Bu tip göçmelerde bina döşemeleri birbiri üzerine yığıldığından acil müdahale ve kurtarma çalışmaları açısından çok zor koşullar oluşmaktadır.''

Depremde hasar göreceği tahmin edilen 310 bin binanın hasar dereceleri şöyle açıklanıyor: Ağır hasar görecek bina sayısı 70.000; orta derecede hasar görecek bina sayısı yaklaşık 200.000; tam hasar görecek bina sayısı da yaklaşık 40.000.

Mustafa Erdik'e göre ağır hasar ve orta derecede hasar görecek son gruptaki binaların tamiri ve takviyesi mümkün. ''Ancak bunun için siyasal iradenin ortaya konulup toplumsal bir projenin yürürlüğe konması gerekmektedir'' diyor Erdik ve ekliyor: ''1980 öncesi inşa edilen orta katlı betonarme binalar en çok hasar görme olasılığına sahip.' 310 bin binanın hasar görmesiyle yaklaşık 430.000-600.000 ailenin deprem sonrası acil barınma ihtiyacının doğmasını bekleyen Erdik, ''Bütün bu değerlendirmeler 'Beklenen En Kötü Durum Senaryosu' gereğidir. Bu tür durumlarda kayıplar belirsizliklerin en üst sınırı olarak değerlendirilir'' diyor.

Maddi kayıp 44 milyar dolar
Raporda sadece binaların hasar görmesi ile oluşacak maddi kayıpların 11 milyar Amerikan Doları civarında olacağını belirtiyor: ''Ancak normal olarak ev içinde oluşacak kayıpların da bir o kadar gerçekleşmesi tahmin edilir. Buna göre maddi bina ve bina içindeki kayıplar 22 milyar doları bulur. Ancak buna altyapı tesisleri ve sosyoekonomik boyutların 22 milyar dolarlık zararını da katarsak, toplam kayıp 44 milyar dolar olarak tahmin edilebilir.''

Ne yapılmalı?
Prof. Erdik, İstanbul'da oluşacak depremle ilgili bütün bilimsel verilere artık sahip olduklarını, risklerin büyük ölçüde belirlendiğini, gerçekleşebilecek en kötü duruma göre önlemlerin alınması gerektiğini belirterek risk azaltıcı önlemler, yapılabilecekler arasında şunları saydı: ''Hasar görebilirliği fazla mevcut binaların iyileştirilmesi, gerekli bölgeleme kurallarının geliştirilmesi ve depreme dayanıklı inşaat yönetmeliklerinin uygulanması gerekir.''

Erdik, deprem sonrası müdahale çalışmalarının planlaması ve alternatif ulaşım güzergâhlarının ve acil müdahale stratejilerinin belirlenmesini, acil barınma ihtiyaçlarının, tıbbi hizmetlerin, yiyecek, su ve diğer yaşamsal ihtiyaçların gerektiği gibi karşılanmasını, bu risk azaltıcı önlemler arasında saydı.

Bunlara baktığımızda, İstanbul Belediyesi'nin önceki gün basına tanıttığı Afet Koordinasyon Merkezi AKOM, depreme karşı bir dizi çalışmayı gerçekleştirmiş durumda. AKOM'la İstanbul Belediyesi, dünyanın en modern bir eşgüdüm merkezini oluşturmuş durumda.

Ancak bu çalışmalar depremin maddi ve can kaybı hasarlarında radikal düşüşler sağlamaya yönelik pek değil. Riskleri esas azaltacak çalışmalar, örneğin hastane, okul, devlet birimleri vb. gibi bütün kamu binalarının takviyesinin yapılması ve deprem sonrasında çalışır vaziyette bulunmasını, tam ve ağır hasar görecek binaların bir toplumsal örgütlenme ile takviye edilmesi ve can ve mal kayıplarını hızla azaltacak önlemler alınmasını sağlayacak çalışmalardır.

Erdik, böyle bir siyasi ve toplumsal stratejinin olmamasından yakınıyor. İstanbul Belediye Başkanı da bu kapsamda bir çalışmanın kendi boyutlarını, hem maddi, hem yetki ve sorumluluk açılarından aştığına işaret ediyor.

İstanbul metropolitan bölgesinde deprem risk analizi, İstanbul Belediyesi'nin çapını çoktan aştı ve Ankara siyasetinin kapılarına dayandı.

Raporun uzun bir özetini ve ayrıntılarını, ayrıca ilgili eklerini gelecek cumartesi günü Cumhuriyet Bilim Teknik'te okuyacaksınız.
Cumhuriyet 

 

Ağustos 2002 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04
05 06 07 08 09 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz