|
Yeni deprem senaryosunun sonuçlarını
açıklıyoruz
İstanbul'u bekleyen afet
**7.5 büyüklüğünde bir depremde, yeni senaryoya göre toplam 310 bin bina
tam, ağır ve orta şiddette hasar görecek. Sadece binaların zararı 11
milyar dolar, ölü sayısı 35-40 bin arası...
Marmara'dan geçen ana fayın 4 parçasının da 7.5 büyüklüğünde bir
depremle bir defada kırılması durumunda İstanbul'da oluşacak hasarın bir
senaryosu yapıldı. 1995 yılındaki verilerle ilk İstanbul deprem senaryosunu
hazırlayan, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırmaları Enstitüsü'nde
deprem mühendisi Prof. Dr. Mustafa Erdik ve arkadaşları, Amerikan Kızılhaç'ının
katkısı ve isteği üzerine ikinci bir senaryo hazırladılar. Son senaryo,
bugüne kadar elde edilen bütün yerbilimsel veriler ile bina ve zemin durumları
üzerine bulgular dikkate alınarak hazırlandı.
''İstanbul Metropolitan Bölgesinde Deprem Risk Analizi'' adını taşıyan
rapor, İstanbul'un karşı karşıya bulunduğu riskleri bütünüyle ortaya
koyuyor.
Prof. Erdik, en kötü durum senaryosunu hazırladıklarını, fayın birden
ve 4 segmentinin de birden kırılmaması ve deprem büyüklüğünün düşmesi
halinde, söz konusu etkilenmelerin ve kayıpların da göreceli olarak azalacağına
işaret etti. Ancak deprem büyüklüğünün 7.5'in üzerinde gerçekleşmesi
durumunda da hasarın artacağını belirtti.
Elde ettikleri değerlerin, istatistiki yaklaşımın ortalaması olduğuna
dikkat çeken Erdik ve arkadaşları, riskin artma nedenleri olarak şunları
sayıyorlar: ''Kent merkezlerinde kontrol dışı ve hızlı şehirleşme, hatalı
şehir ve bölge planlaması ile hatalı inşaat teknik ve uygulamaları,
yetersiz altyapı ve hizmetler ve çevresel bozulma...''
Hangi bölgeler?
Deprem senaryosunda bina hasarlarının ağırlıklı olarak gerçekleşeceği bölgeler
şöyle sıralandı: Eminönü, Fatih, Zeytinburnu, Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece'nin
güneyi ve Avcılar ilçeleri.. Buraları nüfusun yoğun olduğu şehrin güneybatı
kısmında yer alıyor. Kadıköy, Maltepe ve Kartal gibi kentin güneydoğusunda
bulunan ilçelerde hasarların daha az olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Raporda, Marmara'daki ana faydan göreceli olarak daha uzakta yer almalarına rağmen,
Beyoğlu, Eyüp ve Bayrampaşa bölgelerinin de yüksek oranda hasar göreceği
tahmin ediliyor. Buna neden olarak da bina yoğunluğu ve hasar görebilirlik koşulları
gösteriliyor.
40 bin ölü
Senaryoya göre İstanbul'un toplam bina stokunun 310 bin tanesi, yani üçte
birine yakını depremden etkilenecek. İstanbul'daki binaların yüzde 5'ine
denk düşen 35 bin ila 40 bin binanın tam hasar göreceğine işaret eden
rapora göre can kayıplarının büyük çoğunluğu bu grup içinde bulunuyor.
35 bin ila 40 kişinin yaşamını yitireceği tahmin ediliyor.
Ancak ağır hasarlı binaların özellikle 5-6 bin tanesinin, yassı kadayıf
adı verilen, katların birbiri üstüne göçmesi şeklinde çökeceğine ve ölümlerin
buralarda çok olacağına işaret eden raporda şöyle deniyor: ''Bu tip göçmelerde
bina döşemeleri birbiri üzerine yığıldığından acil müdahale ve
kurtarma çalışmaları açısından çok zor koşullar oluşmaktadır.''
Depremde hasar göreceği tahmin edilen 310 bin binanın hasar dereceleri şöyle
açıklanıyor: Ağır hasar görecek bina sayısı 70.000; orta derecede hasar
görecek bina sayısı yaklaşık 200.000; tam hasar görecek bina sayısı da
yaklaşık 40.000.
Mustafa Erdik'e göre ağır hasar ve orta derecede hasar görecek son
gruptaki binaların tamiri ve takviyesi mümkün. ''Ancak bunun için siyasal
iradenin ortaya konulup toplumsal bir projenin yürürlüğe konması
gerekmektedir'' diyor Erdik ve ekliyor: ''1980 öncesi inşa edilen orta katlı
betonarme binalar en çok hasar görme olasılığına sahip.' 310 bin binanın
hasar görmesiyle yaklaşık 430.000-600.000 ailenin deprem sonrası acil barınma
ihtiyacının doğmasını bekleyen Erdik, ''Bütün bu değerlendirmeler
'Beklenen En Kötü Durum Senaryosu' gereğidir. Bu tür durumlarda kayıplar
belirsizliklerin en üst sınırı olarak değerlendirilir'' diyor.
Maddi kayıp 44 milyar dolar
Raporda sadece binaların hasar görmesi ile oluşacak maddi kayıpların 11
milyar Amerikan Doları civarında olacağını belirtiyor: ''Ancak normal
olarak ev içinde oluşacak kayıpların da bir o kadar gerçekleşmesi tahmin
edilir. Buna göre maddi bina ve bina içindeki kayıplar 22 milyar doları
bulur. Ancak buna altyapı tesisleri ve sosyoekonomik boyutların 22 milyar
dolarlık zararını da katarsak, toplam kayıp 44 milyar dolar olarak tahmin
edilebilir.''
Ne yapılmalı?
Prof. Erdik, İstanbul'da oluşacak depremle ilgili bütün bilimsel verilere
artık sahip olduklarını, risklerin büyük ölçüde belirlendiğini, gerçekleşebilecek
en kötü duruma göre önlemlerin alınması gerektiğini belirterek risk azaltıcı
önlemler, yapılabilecekler arasında şunları saydı: ''Hasar görebilirliği
fazla mevcut binaların iyileştirilmesi, gerekli bölgeleme kurallarının geliştirilmesi
ve depreme dayanıklı inşaat yönetmeliklerinin uygulanması gerekir.''
Erdik, deprem sonrası müdahale çalışmalarının planlaması ve
alternatif ulaşım güzergâhlarının ve acil müdahale stratejilerinin
belirlenmesini, acil barınma ihtiyaçlarının, tıbbi hizmetlerin, yiyecek, su
ve diğer yaşamsal ihtiyaçların gerektiği gibi karşılanmasını, bu risk
azaltıcı önlemler arasında saydı.
Bunlara baktığımızda, İstanbul Belediyesi'nin önceki gün basına tanıttığı
Afet Koordinasyon Merkezi AKOM, depreme karşı bir dizi çalışmayı gerçekleştirmiş
durumda. AKOM'la İstanbul Belediyesi, dünyanın en modern bir eşgüdüm
merkezini oluşturmuş durumda.
Ancak bu çalışmalar depremin maddi ve can kaybı hasarlarında radikal düşüşler
sağlamaya yönelik pek değil. Riskleri esas azaltacak çalışmalar, örneğin
hastane, okul, devlet birimleri vb. gibi bütün kamu binalarının takviyesinin
yapılması ve deprem sonrasında çalışır vaziyette bulunmasını, tam ve ağır
hasar görecek binaların bir toplumsal örgütlenme ile takviye edilmesi ve can
ve mal kayıplarını hızla azaltacak önlemler alınmasını sağlayacak çalışmalardır.
Erdik, böyle bir siyasi ve toplumsal stratejinin olmamasından yakınıyor.
İstanbul Belediye Başkanı da bu kapsamda bir çalışmanın kendi boyutlarını,
hem maddi, hem yetki ve sorumluluk açılarından aştığına işaret ediyor.
İstanbul metropolitan bölgesinde deprem risk analizi, İstanbul
Belediyesi'nin çapını çoktan aştı ve Ankara siyasetinin kapılarına
dayandı.
Raporun uzun bir özetini ve ayrıntılarını, ayrıca ilgili eklerini
gelecek cumartesi günü Cumhuriyet Bilim Teknik'te okuyacaksınız.
Cumhuriyet
|