reklam

02 Haziran 2003 Pazartesi
Ana Sayfa > Haberler

1 tüp geçit 4 köprüye bedel

Arnavutköy Semt Girişimi, Boğaz'a 3. köprü projesinin engellenmesi için 'Boğaz'da köprüye hayır' kampanyası başlatıyor. Panayırlı kampanyaya çok sayıda sivil toplum örgütü, politikacı, bilim adamı, sanatçı ve vatandaşlar katılacak.

Dozerli genel müdür!
Arnavutköy Semt Girişimi Sözcüsü İbrahim Üstün, sit alanı olan Arnavutköy'e 3. köprüyü yaptırmayacaklarını söyledi. Arnavutköy'ün 1500 yıllık tarihiyle birlikte tescilli 38 anıtsal yapı, 292 sivil mimari örneği, beş doğal sit alanı, 42 yalı ve anıtsal değeri olan 30 ağaca sahip olduğunu belirten Üstün, şöyle konuştu: "Koruma Kurulu kararıyla köprü yapılamaz. Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı ve Karayolları Genel Müdürü Sabri Erbakan'la görüşmemizde bize 'Yasaları da, koruma kurulu üyelerini de değiştiririz. Ben dozerlerimle geleceğim, açıklamamı o zaman yapacağım' dedi. Ancak asıl belirleyici olan kamuoyudur."

'Bu bir aldatmaca'
Amaçlarının sadece Arnavutköy'e değil Boğaz'ın hiçbir yerine köprü yaptırmamak olduğunu belirten Üstün, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği 'Arnavutköy güzergâhı yerine Anadolukavağı ve Rumelikavağı
arasındaki transit 3. köprü' önerisine de karşı çıkıyor. Üstün, "Yetkililer Arnavutköy dışında dört güzgergâhtan bahsediyor. Bu, kamuoyu baskısını azaltmak için hazırlanan bir aldatmacadır. Nerede olursa olsun 3. köprüye karşıyız. Tüp geçit istiyoruz" dedi.

Tezcan: Yol tıkanmak içindir
Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Semih Tezcan, üçüncü bir köprünün çözüm olmayacağı, İstanbul trafiğini içinden çıkılmaz bir hale getireceğini savundu. Tezcan, şunları söyledi:
"Birincisini yaptınız, ikincisi gerekti. İkincisini yaptınız, yetmedi, üçüncüden bahsediyorsunuz. Bu 20 köprüye kadar gider. Köprü ulaşım teknolojisi işi bilmeyen insanların projeleridir. Yol açmak, trafiği açmak için yeterli değil. Kısa bir dönem rahatlama yaşanır, sonra yine tıkanır. Köprüleri dolduran yüzde 80 oranında özel araçlardır. Yeni bir köprü, yeni otomobilleri kamçılar. Genel kuraldır, ne kadar yeni yol açarsanız o kadar tıkanacak yol yaratmış olursunuz. Hiçbir zaman küpün dibini bulamazsınız. Bugün tüm dünyada tek çek çare raylı sistemdir. ABD de hatalarını anladı, metro ağlarını genişletiyor. Köprü İstanbul ulaşımına, şehirciliğe indirilmiş bir darbedir."

Çevre tehlike altında
Tezcan, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kuzeyden geçecek 3. köprü projesine de tepki gösterdi. Bu güzergâhın İstanbul'un oksijen ve su deposu olarak bilinen kuzey ormanlarını yok edeceğini öne süren Tezcan, köprü ve çevre yolunun buradan geçmesinin yaratacağı kirliliğin büyük bir faciaya neden olacağını belirterek şöyle konuştu: "Köprünün yerini yolcuların seyahat ekseni tayin eder, ne Başbakan ne de başkası belirler. İstanbul'un kuzeyinde bir trafik talebi yoktur.
Köprü özel araç trafiğini ve yapılaşmayı pompalar. Şehrin trafik akışını mahveder, ülke ekonomisine zarar verir ve yabancı ekonomilere peşkeş çeker. Şehri kuzeye çeker ve orada korumak istediğimiz orman ve su havzası alanlarını yok eder. Halkın asıl ihtiyacı raylı tüp geçittir. Tüp geçit, iki köprüye sihirbazın değneği gibi dokunup üzerindeki trafiği yarı yarıya indirir. Tüp geçit yapılırsa 3. köprüye gerek kalmaz ve mevcut köprülerin trafiğini de rahatlatır. Tüp geçitteki bir raylı sistemde tek yönde saatte 70 bin yolcu taşınırsa günde yaklaşık 1.5-2 milyon yolcu eder. İki köprüden geçen yolcu sayısıysa yaklaşık 900 bin kişidir. Boğaz'da bir tüp geçit dört köprüye bedeldir. Ayrıca tüp geçit köprüye göre daha konforludur."

Trafiğin maliyeti de ağır
Uzmanlar, karayollarındaki trafik sıkışıklığından kaynaklanan yakıt ve zaman kaybının da çok büyük olduğunu söylüyor. Trafik sıkışıklığının
İstanbullulara maliyeti, yıllık 1 milyar dolar yakıt sarfiyatı ve tıkanan yollarda her gün fazladan '45 dakika beklemek' olarak hesaplandı.

Köprü yaptıkça trafik artıyor
Türkiye'de ilk defa metro üzerine tez hazırlayan Prof. Keskin 'Yapılan hesaplamalar köprü yaptıkça trafiğe çıkan araç sayısının arttığını gösteriyor' dedi
İstatistikler yapılan köprülerin İstanbul'un trafik sorununu çözmediğini ortaya koydu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açıldığı 1988 yılında Boğaziçi Köprüsü'ndeki araç trafiği rahatlamak yerine yüzde 6 oranında arttı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin eski ulaşım danışmanlarından Prof. Dr. Adnan Keskin, yeni bir Boğaz köprüsünün İstanbul'un trafik sorununu çözmeyeceğini ve yapılan her köprünün yeni bir köprüyü ihtiyaç haline getireceğini söyledi.

1962 yılında 'İstanbul Metrosu' çalışmasıyla Türkiye'de ilk defa metroüzerine doktora tezi yapan Prof. Adnan Keskin, İstanbul'da ulaşım altyapısının raylı sistem yerine karayoluna dayandırılmasının hata olduğunu söyledi. İstanbul'da mevcut yol yüzeyi ve araç sayısının örtüştücek konuma geldiğini belirten Keskin, bir süre sonra İstanbul trafiğinde dur-kalk yerine durup bloke olma dönemi yaşanabileceğini söyledi. Keskin şöyle konuştu:

Yollar blokeolacak: Otomobil sanayiindeki gelişmeler ve nüfuslabirlikte
İstanbul'da araba sabipliği artıyor. Üniversitede öğretim görevlisiyken asistan arkadaşlarımız İstanbul'da suriçi ile Boğazdan Haliç'e inen çekirdek kısımda bir ulaşım araştırması yapmıştı. Araştırma sonuçlarına göre, o günkü otomobil sayısı ve mevcut yüzey birebir birbirini örtüyordu. Yani otomobil sahiplerinin hepsi aynı andan trafiğe çıksa, kimse hiçbir yere kıpırdayamayacak ve ancak park halinde durabilecekti. Bu bölgede yeni yol açmak da mümkün değil.
'ABD'yi örnek almalı'

Raylı sistem şart: İstanbul büyüklüğünde nüfusu olan bütün Batılı ülkeler dev otomobil üreticisi şirketlere sahip olmalarına rağmen raylı sistemleri teşvik ediyor. Çünkü lüzumsuz araba, benzin ve para israfı oluyor. Böyle bir köprü kurmaktansa, tüp geçit ve metro yaparsınız. Bizden daha çok arabaya düşkün ve büyük otomotiv üreticisi olan ABD'de, örneğin Kaliforniya'da o yıllarda tüp geçit ve metro yapılıyordu. O zamanlar federal hükümetler mevcut metroları genişletmeyi destekliyordu. Orada oturanlarda arabayla gitmeye kalkıp köprü parası, benzin ve lastik parası, park sorunuyla uğraşmak yerine daha kısa sürede yolculuk için metroya biniyordu.

Cansever haklı çıktı: 1962'de İstanbul'da metro hattı ve tüp geçit projeleri için güzergâh çalışmaları yaptık. Ama tam 38 sene sonra metroyu gördük ve Taksim'den Şişli'ye altı dakikada gidebildik. Bu otomobille mümkün değil. İstanbul'a tüp geçit daha uygun. Boğaz'da ilk köprü tartışmaları yaşanırken, mimar Turgut Cansever 'Bu köprü tuzaktır, yarın birincisi, sonra ikincisi gelir ve bu 12'ye kadar çıkar' demişti. O zamanlar dediklerine gülmüştükama ilk köprünün arkasından ikinci köprü geldi. Şimdi de üçüncü köprünün yapılması konuşuluyor.

3. Köprü fil gibi: Üçüncü köprünün yapılması düşünülen yer çok kıymetli bir şehir dokusu ve oradaki bir köprü tıpkı zücaciye dükkânına giren fil gibi duracak, şehre girip ortalığı yakıp yıkacak. Köprü yapmak trafik sorununa çare olmuyor. İkincisi yapıldığında birincisindeki trafiği azaltmadı, artırdı. Üçüncüsünü yapmak, dördüncü ve sonrasına neden olacaktır. Şimdi Manhattan ve Broklyn arasındaki çok sayıdaki köprü örnek gösteriliyor. Ama orada köprülerin bozacağı bir doğa veya tarih yok, taş yığınından ibaret bir yerleşim. Ve orada köprülerin altında tüp geçit de var. Onları örnek alan bizim karayolcularımız, 'Üçüncü köprü yapılır, medeniyet gelir'diyor. Bence köprü yapmak Bedeviliktir.
Trafiğe her gün yeni araç

Sürekli artıyor: Boğaziçi Köprüsü'nün yapıldığı 1973 yılında geçen toplam araç sayısı 1 milyon 696 binken, 1974 yılında bu sayı 11 milyon 869 bine çıkarak yüzde 600'lük bir artış gösterdi. Boğaziçi Köprüsü'nden geçen araç sayısı, 1973'teki açılışından 2002 yılına kadar kriz yılları hariç her yıl artış gösterdi. Köprüdeki yıllara göre artış oranı ortalama yüzde 27 oldu.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açılması da, Boğaziçi Köprüsü'nden geçen araç sayısını azaltıp trafiği rahatlatmadı. Boğaziçi Köprüsü'nden 1987'de geçen araç sayısı 48 milyon 291 binken, bu sayı Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açıldığı 1988 yılında yüzde 6 artışla 50 milyon 985 bine ulaştı. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde de 1988 yılından 2002 yılı sonuna kadar geçen araç sayısında her yıl yüzde 29 oranında arttı.
Radikal

 

Mayıs 2003 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
01 02 03 04
05 06 07 08 09 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31
diğer aylar için tıklayın

Diyalog

Ahmet Gülgönen
22 Nisan 2003 günü Diyalog bölümümüze konuk oldu.

Ahmet Gülgönen hakkında daha fazla bilgi edinmek için  tıklayın. 

Diyalog buluşmasını soru cevap şeklinde okumak için  buraya tıklayın...


Vitra - Artema'nın katkılarıyla

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz