|
1 tüp geçit 4 köprüye bedel
Arnavutköy Semt Girişimi, Boğaz'a 3. köprü projesinin engellenmesi için
'Boğaz'da köprüye hayır' kampanyası başlatıyor. Panayırlı kampanyaya çok
sayıda sivil toplum örgütü, politikacı, bilim adamı, sanatçı ve vatandaşlar
katılacak.
Dozerli genel müdür!
Arnavutköy Semt Girişimi Sözcüsü İbrahim Üstün, sit alanı olan Arnavutköy'e
3. köprüyü yaptırmayacaklarını söyledi. Arnavutköy'ün 1500 yıllık
tarihiyle birlikte tescilli 38 anıtsal yapı, 292 sivil mimari örneği, beş
doğal sit alanı, 42 yalı ve anıtsal değeri olan 30 ağaca sahip olduğunu
belirten Üstün, şöyle konuştu: "Koruma Kurulu kararıyla köprü yapılamaz.
Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı ve Karayolları Genel Müdürü Sabri
Erbakan'la görüşmemizde bize 'Yasaları da, koruma kurulu üyelerini de değiştiririz.
Ben dozerlerimle geleceğim, açıklamamı o zaman yapacağım' dedi. Ancak asıl
belirleyici olan kamuoyudur."
'Bu bir aldatmaca'
Amaçlarının sadece Arnavutköy'e değil Boğaz'ın hiçbir yerine köprü
yaptırmamak olduğunu belirten Üstün, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dile
getirdiği 'Arnavutköy güzergâhı yerine Anadolukavağı ve Rumelikavağı
arasındaki transit 3. köprü' önerisine de karşı çıkıyor. Üstün,
"Yetkililer Arnavutköy dışında dört güzgergâhtan bahsediyor. Bu,
kamuoyu baskısını azaltmak için hazırlanan bir aldatmacadır. Nerede olursa
olsun 3. köprüye karşıyız. Tüp geçit istiyoruz" dedi.
Tezcan: Yol tıkanmak içindir
Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr.
Semih Tezcan, üçüncü bir köprünün çözüm olmayacağı, İstanbul trafiğini
içinden çıkılmaz bir hale getireceğini savundu. Tezcan, şunları söyledi:
"Birincisini yaptınız, ikincisi gerekti. İkincisini yaptınız, yetmedi,
üçüncüden bahsediyorsunuz. Bu 20 köprüye kadar gider. Köprü ulaşım
teknolojisi işi bilmeyen insanların projeleridir. Yol açmak, trafiği açmak
için yeterli değil. Kısa bir dönem rahatlama yaşanır, sonra yine tıkanır.
Köprüleri dolduran yüzde 80 oranında özel araçlardır. Yeni bir köprü,
yeni otomobilleri kamçılar. Genel kuraldır, ne kadar yeni yol açarsanız o
kadar tıkanacak yol yaratmış olursunuz. Hiçbir zaman küpün dibini bulamazsınız.
Bugün tüm dünyada tek çek çare raylı sistemdir. ABD de hatalarını anladı,
metro ağlarını genişletiyor. Köprü İstanbul ulaşımına, şehirciliğe
indirilmiş bir darbedir."
Çevre tehlike altında
Tezcan, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kuzeyden geçecek 3. köprü projesine de
tepki gösterdi. Bu güzergâhın İstanbul'un oksijen ve su deposu olarak
bilinen kuzey ormanlarını yok edeceğini öne süren Tezcan, köprü ve çevre
yolunun buradan geçmesinin yaratacağı kirliliğin büyük bir faciaya neden
olacağını belirterek şöyle konuştu: "Köprünün yerini yolcuların
seyahat ekseni tayin eder, ne Başbakan ne de başkası belirler. İstanbul'un
kuzeyinde bir trafik talebi yoktur.
Köprü özel araç trafiğini ve yapılaşmayı pompalar. Şehrin trafik akışını
mahveder, ülke ekonomisine zarar verir ve yabancı ekonomilere peşkeş çeker.
Şehri kuzeye çeker ve orada korumak istediğimiz orman ve su havzası alanlarını
yok eder. Halkın asıl ihtiyacı raylı tüp geçittir. Tüp geçit, iki köprüye
sihirbazın değneği gibi dokunup üzerindeki trafiği yarı yarıya indirir. Tüp
geçit yapılırsa 3. köprüye gerek kalmaz ve mevcut köprülerin trafiğini
de rahatlatır. Tüp geçitteki bir raylı sistemde tek yönde saatte 70 bin
yolcu taşınırsa günde yaklaşık 1.5-2 milyon yolcu eder. İki köprüden geçen
yolcu sayısıysa yaklaşık 900 bin kişidir. Boğaz'da bir tüp geçit dört köprüye
bedeldir. Ayrıca tüp geçit köprüye göre daha konforludur."
Trafiğin maliyeti de ağır
Uzmanlar, karayollarındaki trafik sıkışıklığından kaynaklanan yakıt ve
zaman kaybının da çok büyük olduğunu söylüyor. Trafik sıkışıklığının
İstanbullulara maliyeti, yıllık 1 milyar dolar yakıt sarfiyatı ve tıkanan
yollarda her gün fazladan '45 dakika beklemek' olarak hesaplandı.
Köprü yaptıkça trafik artıyor
Türkiye'de ilk defa metro üzerine tez hazırlayan Prof. Keskin 'Yapılan
hesaplamalar köprü yaptıkça trafiğe çıkan araç sayısının arttığını
gösteriyor' dedi
İstatistikler yapılan köprülerin İstanbul'un trafik sorununu çözmediğini
ortaya koydu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açıldığı 1988 yılında
Boğaziçi Köprüsü'ndeki araç trafiği rahatlamak yerine yüzde 6 oranında
arttı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin eski ulaşım danışmanlarından
Prof. Dr. Adnan Keskin, yeni bir Boğaz köprüsünün İstanbul'un trafik
sorununu çözmeyeceğini ve yapılan her köprünün yeni bir köprüyü ihtiyaç
haline getireceğini söyledi.
1962 yılında 'İstanbul Metrosu' çalışmasıyla Türkiye'de ilk defa
metroüzerine doktora tezi yapan Prof. Adnan Keskin, İstanbul'da ulaşım
altyapısının raylı sistem yerine karayoluna dayandırılmasının hata olduğunu
söyledi. İstanbul'da mevcut yol yüzeyi ve araç sayısının örtüştücek
konuma geldiğini belirten Keskin, bir süre sonra İstanbul trafiğinde
dur-kalk yerine durup bloke olma dönemi yaşanabileceğini söyledi. Keskin şöyle
konuştu:
Yollar blokeolacak: Otomobil sanayiindeki gelişmeler ve nüfuslabirlikte
İstanbul'da araba sabipliği artıyor. Üniversitede öğretim görevlisiyken
asistan arkadaşlarımız İstanbul'da suriçi ile Boğazdan Haliç'e inen çekirdek
kısımda bir ulaşım araştırması yapmıştı. Araştırma sonuçlarına göre,
o günkü otomobil sayısı ve mevcut yüzey birebir birbirini örtüyordu. Yani
otomobil sahiplerinin hepsi aynı andan trafiğe çıksa, kimse hiçbir yere kıpırdayamayacak
ve ancak park halinde durabilecekti. Bu bölgede yeni yol açmak da mümkün değil.
'ABD'yi örnek almalı'
Raylı sistem şart: İstanbul büyüklüğünde nüfusu olan bütün Batılı
ülkeler dev otomobil üreticisi şirketlere sahip olmalarına rağmen raylı
sistemleri teşvik ediyor. Çünkü lüzumsuz araba, benzin ve para israfı
oluyor. Böyle bir köprü kurmaktansa, tüp geçit ve metro yaparsınız.
Bizden daha çok arabaya düşkün ve büyük otomotiv üreticisi olan ABD'de,
örneğin Kaliforniya'da o yıllarda tüp geçit ve metro yapılıyordu. O
zamanlar federal hükümetler mevcut metroları genişletmeyi destekliyordu.
Orada oturanlarda arabayla gitmeye kalkıp köprü parası, benzin ve lastik
parası, park sorunuyla uğraşmak yerine daha kısa sürede yolculuk için
metroya biniyordu.
Cansever haklı çıktı: 1962'de İstanbul'da metro hattı ve tüp geçit
projeleri için güzergâh çalışmaları yaptık. Ama tam 38 sene sonra
metroyu gördük ve Taksim'den Şişli'ye altı dakikada gidebildik. Bu
otomobille mümkün değil. İstanbul'a tüp geçit daha uygun. Boğaz'da ilk köprü
tartışmaları yaşanırken, mimar Turgut Cansever 'Bu köprü tuzaktır, yarın
birincisi, sonra ikincisi gelir ve bu 12'ye kadar çıkar' demişti. O zamanlar
dediklerine gülmüştükama ilk köprünün arkasından ikinci köprü geldi.
Şimdi de üçüncü köprünün yapılması konuşuluyor.
3. Köprü fil gibi: Üçüncü köprünün yapılması düşünülen yer çok
kıymetli bir şehir dokusu ve oradaki bir köprü tıpkı zücaciye dükkânına
giren fil gibi duracak, şehre girip ortalığı yakıp yıkacak. Köprü yapmak
trafik sorununa çare olmuyor. İkincisi yapıldığında birincisindeki trafiği
azaltmadı, artırdı. Üçüncüsünü yapmak, dördüncü ve sonrasına neden
olacaktır. Şimdi Manhattan ve Broklyn arasındaki çok sayıdaki köprü örnek
gösteriliyor. Ama orada köprülerin bozacağı bir doğa veya tarih yok, taş
yığınından ibaret bir yerleşim. Ve orada köprülerin altında tüp geçit
de var. Onları örnek alan bizim karayolcularımız, 'Üçüncü köprü yapılır,
medeniyet gelir'diyor. Bence köprü yapmak Bedeviliktir.
Trafiğe her gün yeni araç
Sürekli artıyor: Boğaziçi Köprüsü'nün yapıldığı 1973 yılında geçen
toplam araç sayısı 1 milyon 696 binken, 1974 yılında bu sayı 11 milyon 869
bine çıkarak yüzde 600'lük bir artış gösterdi. Boğaziçi Köprüsü'nden
geçen araç sayısı, 1973'teki açılışından 2002 yılına kadar kriz yılları
hariç her yıl artış gösterdi. Köprüdeki yıllara göre artış oranı
ortalama yüzde 27 oldu.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açılması da, Boğaziçi Köprüsü'nden
geçen araç sayısını azaltıp trafiği rahatlatmadı. Boğaziçi Köprüsü'nden
1987'de geçen araç sayısı 48 milyon 291 binken, bu sayı Fatih Sultan Mehmet
Köprüsü'nün açıldığı 1988 yılında yüzde 6 artışla 50 milyon 985
bine ulaştı. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde de 1988 yılından 2002 yılı
sonuna kadar geçen araç sayısında her yıl yüzde 29 oranında arttı.
Radikal
|