Yarışma Projeleri

Dicle Vadisi Peyzaj Planlama Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması

Tarih: Mart 2007
3. Ödül


Coğrafi Çevre 
Yukarı Mezopotamya…

Mezopotamya (Aram Nahrin), bugün Irak, doğu Suriye ve Güneydoğu Anadolu'yu (Türkiye) kapsayan coğrafi bölgeyi tarif eden bir isimdir. Mezopotamya Eski Yunanca'da "iki nehir arasındaki yer" demektir; μέσος ("arasında") ve πόταμος ("nehir"). Kastedilen iki nehir Fırat ile Dicle'dir, zira bölge bu iki nehrin arasında kalır.

“Bereketli Hilal” olarak anılan bölgenin bir parçası olan bu coğrafya, güneyindeki kurak ve yarı kurak düzlüklere göre çok daha elverişli doğal koşullara sahip olup, uygarlık tarihi açısından sadece Mezopotamya’nın bir parçası olarak değil, aynı zamanda Yakın Doğu kültürleri ile Anadolu kültürlerinin birleştiği, birbirleri ile kaynaştığı yer olması açısından da önemlidir. Aynı zamanda zengin paleocoğrafik geçmişe sahip bu coğrafyada binlerce yılın birikimlerinin izlerini taşıyan çok sayıdaki arkeolojik kalıntıyı her an görebilmek mümkündür.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi coğrafi konumu itibariyle başlangıçtan günümüze beşeri hayata sahne olmuş çok farklı ve zengin kültürler biçimlenmiştir. Bunda kuşkusuz bölgenin jeomorfoloji, iklim, toprak, su gibi doğal çevre elemanları açısından sahip olduğu elverişli ortam etkili olmuştur.

Bölgede ugarlıkları kendine çekmiş iki önemli coğrafi unsurdan biri Fırat nehri, öteki ise Dicle nehridir. Kuzey Afrikada Nil nehrinin anlamı ne ise Ortadoğu’da Fırat ve Dicle nehrinin anlamı odur.

Dicle tek başına akıp giden değil, kardeşi de olan ve onunla birlikte anılan bir nehir! Onun milyonlarca yıllık öyküsü hep Fırat’la birlikte anılmıştır. Dicle ile Fırat’ın bu uzun yolculuğu sadece sıradan bir su yolculuğu değildir. Bu iki kardeşin birlikteliği, kutsal kitaplarda başlayan bir yol arkadaşlığı, insan oğluna uygarlık kapılarını açan bir “kültür yolu”dur. İnsanoğlu ilk bereketi, ilk hasadı, ilk kentleri, ilk tapınakları ve ilk yazıyı bu iki nehir arasında var etti. Bu iki nehir arasına, her kültür kendi özel diliyle ama saygıyla yaklaştı. Dicle Mezopotamya’dır; Dicle Uygarlıktır. Geçtiği, gezdiği bütün coğrafyalara sadece bereketi değil, uygarlığı da taşır. Sadece Mezopotamya’yı Anadolu’ya, Anadolu’yu Mezopotamya’ya bağlamakla kalmaz; Doğu’u Batı’ya Batı’yı da Doğuya bağlar. Dicle, aynı zamanda bir düşler imparatorluğudur. Geçtiği coğrafyaların toprağı gibi edebiyatına, sanatına, folkluruna, , efsanelerine de bereket taşıyan bir düş ve düşünce suyudur. Anadolu insanı O’nun bereket ile dehşet arasındaki varlığına “adalet” duygusunu ekler.

Alan Tanımı,  Kent Bütünü, Bölgedeki Yeri
Tarihi Diyarbakır kenti deniz seviyesinden ortalama yükseltisi 650 m, Dicle Vadisi'nden nisbi yükseltisi ise 160 m kadar olan, Karacadağ'dan Dicle (Tigris) Nehri'ne doğru uzanan hafif eğimli geniş yapısal bir bazalt platonun doğu kenarında kurulmuştur.Söz konusu platoyu Güney batıda "Ben u Sen" denilen az derinlikte bir sel çukuru yarar.. Bu jeomorfolojik yapı,doğu ve güneydoğu kayalık bir korniş kenarına kurulmuş olan kenti baştan başa kuşatan surun şeklini de belirlemiştir. Bugün surlarin dışında gelişen kent,batı sınırlı bir şekilde kuzey ve güney yönünde genişlemektedir.

Kıtaların, iklimlerin ve canlı türlerinin kesiştiği bölgede yer alan Dicle Vadisi, doğal özelliklerini yitirmeden günümüze ulaşan nehir ekosistemlerinin en iyi örneğidir. Dicle Nehri havzası; su kaynakları ile birlikte yüzey şekilleri, yer ve toprak yapısı, iklim özellikleri ve canlı varlıkları ile, çok hassas dengelere sahip bir ekolojik sistemdir. Fırat Nehri'nin barajlarla doğal yapısını kaybetmesi sonucunda o, birçok endemik tür için kalan son yaşam alanıdır.

Dicle Nehri ekosistemi Türkiye sınırları içerisinde bir bütünlük sunmakta, Cizre ve Silopi ile son bulmaktadır.

Dicle Vadisi Önemli Doğa Alanları, Ergani Deresi ile Suriye sınırı arasındaki bölgede yer alır. Bu sistem Bismil Ovası, Dicle vadisi, Küpeli Dağı ve Cizre-Silopi ekosistemlerinden oluşmaktadır. Bölge nehir kıyısı yaşam alanlarının tüm çeşitlerini barındırmaktadır. Su seviyesinin ve hızının mevsimsel değişimi, bu değişimler sonucu oluşan taşkın sahaları, taşlık veya çalılık adacıklar, sarp kayalıklar ve sulak çayırlardan oluşan alan birçok canlı türüne hem yuva hem de besin sunmaktadır. Akdeniz, bozkır ve yarı çöl biyomlarının (yaşam birliklerinin) bir araya geldiği bölge, bu birliklerin nadir ve hassas türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Bozçinte (Emberiza cineracea), maskeli örümcekkuşu (Lanius nubicus) ve zeytin mukallidi (Hippolais oliverotum) gibi Akdeniz biyomuna özgü kuş türlerinin yaşadığı Akdeniz bitki örtüsünün de ülkemizdeki doğu sınırını oluşturmaktadır. Küçük boğmaklı toygar (Melanocorypha bimaculata), ak sırtlı kuyrukkakan (Oenanthe finschii) ve alasığırcık (Sturnus roseus) gibi bozkır biyomunda yaşayan kuş türlerinin yaygın olduğu alan, Kuzey Mezopotmaya (Ağaç) bozkırı kalıntısının da büyük bir kısmını içermektedir. Arabistan Yarımadası'yla benzerlik gösteren diğer kısımlar yarıçöl koşullarına uyum sağlayan önemli türleri ve bu türlerin kuzey uzantılarını barındırmaktadır. Dağmukallidi (Hippolais languida), küçük serçe (Passer moabiticus) ve boz alamecek (Rhodospiza obsoleta) gibi yarı çöl biyomu türleri ülkemizde en çok bu bölgede yaşamaktadır. Dicle Vadisi'nde, biyolojik ve coğrafi farklılıklar gösteren dört önemli doğa alanı vardır. Batıda genişleyen vadi Bismil Ovası'nın doğusunda daralmaya başlar. Hasankeyf civarında kıvrımlar ve sarp kayalıkların ilk örnekleri belirir. Küpeli Dağı'na ilerledikçe mendereslerin sayısı ve kıvrımları artış gösterir.

Dicle vadisi; su rejimi dışında hava koridoru olma özelliği nedeniyle hava kirliliği ve iklim stabilizasyonu-mikroklima açısından da Diyarbakır kenti için büyük önem taşımaktadır.

Dicle Nehri; rekreatif ve tarihi turistik potansiyeli ile Diyarbakır kenti için özgün ve önemli bir yapı sergilemektedir. Yakın çevresi, kent bütünü ve bölgesel değerler açısından bu denli önemtaşıyan Nehir çevresi ve sahip olduğu doğal değerler uzun yıllar etkin değerlendirilememiş, koruma kullanma dengesi kurulamamıştır.

Kent bütünü ve çevresi için doğal, ekolojik, çevresel ve peyzaj değerler açısımdan büyük önem taşıyan Dicle nehri ve yakın çevresi olanak ve sorunlarıyla özgün bir nitelik sunan çalışma alanının planlamasında, söz konusu yapıyı algılayıp çözümleyebilecek bir yaklaşım belirlenmesi gerekli görülmektedir.

Temel Yaklaşım
Dicle Nehri ve çevresindeki Hevsel bahçeleri cok sayıda kanatlının barınıp ürediği bir nitelik göstermesi yanısıra, zengin bir fauna ve floraya da sahip olması açısından ekolojik planlama anlayışı ile ele alaınması gereken”özel bir çevre” dir. Bu özel çevrede doğayı “sürdürülebilir çevre” stratejisi içerisinde korumaya olanak sağlıyacak ve bölgeyi kent bütünü ölçeğinde “öncelikli alan” olarak algılayacakbir planlama felsefesi tanımlanmalıdır. Devamlılık içerisinde ele alan bu yaklaşımda; doğa benzeşimli regülatörler ile oluşturulacak her iki gölün aktif korunup doğaya kazandırılması yanısıra, göller arasında ekolojik birlikteliğin gercekleştirilip, sürekliliğin sağlanması ve sürdürülebilir çevreler oluşturulabilmesi için regülatör çevrelerinde “biyolojik çeşitlilik geçiş alanı” bırakılmıştır.

Bu yarışma, sözü edilen planlama felsefesinin ortaya konması açısından çok büyük önem taşımakta olup, tek başına yetersizdir. Yarışma sonucunda kent odağına ve sistemin bir parçasına ilişkin çözüm önerileri geliştirilmiş olacaktır. Ancak vadiler sistemi ekolojik bütünlüğün çözüme kavuşması Cizre-Silopi ye uzanan alanda ekolojik devamlılığın sağlanması ile olanaklı olabilecektir.

Yapısal olarak birbirinden farklı sulak alanlar gerek floristik çeşitlilik, gerekse zengin fauna açısından önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Bu nedenle, habitatların yönetimi ve korunması yoluyla kente yakın ya da kent içerisinde yaban hayatının oluşmasını sağlamak mümkün olabilmektedir. Nitekim belirli bazı bitki türlerinin ve suyun memeliler, kuşlar ve diğer yaban hayvanları için beslenme, barınma ve üreme açısından son derece önemli olduğu bilinmektedir.

Bir çok kuş, memeli, sürüngen, amfibi, balık türleri ve omurgasız canlıları barındıran bu ekolojik bağlantı koridoru bitki gen kaynakları açısından da son derece önemlidir.

-Yer altı ve yerüstü su rejimini düzenlemesi

-Erozyon kontrolü

-Biyoklimatik konfor

-Alana gelen suyun siltasyon ve kirleticilerden doğal bir filtre olarak arıtarak su kalitesini arttırması gibi çok önemli doğal işlevleri bulunmaktadır.

Bu nedenlerle Dicle Nehri ve çevresinde yer alan doğal ekosistemin korunarak tahrip edilen ve bozulan alanlarında ekolojik restorasyon çalışmalarının yapılması ön görülmüştür.

Yarışma Alanının Planlanma ve Tasarım İlkeleri
Alan içerisindeki planlama, tasarım ilkeleri ve unsurlar ekolojik koşullar açısından ele alınarak geliştirilmiş ve kullanımlar arasında fiziksel ilişkiler bu çerçevede ele alınmıştır. Alan kullanımında ; koruma, ekolojik restorasyon, sosyo-ekonomik fayda, çevre ve doğa eğitimi, kültürel çalışma, biyolojik onarım, rekreasyon gibi bir birinden farklı ancak birbirini tamamlayan ekolojik ve bütüncül bir tasarım yaklaşımı öngörülmüştür.

-Diyarbakır kenti eğlence ve rekreasyon gereksinimleri için büyük bir önem taşıyagelen planlama alanının, Kentin doğusunda algılanıp, Dağkapı meydanı meydanı ile Fiskaya bölgesi arasındaki yaya bağlantısı güçlendirilerek, kent ve doğa imgesinin vurgulandığı, öncü-örnek rolün ve özgün kimliğin simgelendiği bir merkez olarak ele alalınması gerekmektedir. Böylesi bir yaklaşımla oluşturulacak gerçek doğa benzeşimi bir park ve tahrip edilmiş doğayı kendisine kazandıracak kentsel yenileme projesi kente hizmet etmesi yanısıra ülkesel planlama ve peyzaj tasarımına da yeni ufuklar açabilecektir.

-Proje alanındaki mutlak koruma zonları su kotunun yükseltilmesi dışında herhangi bir müdehale yapılmayacaktır, bu alanlarda koruma ve iyileştirme çalışmları dolaylı etkiler göz önüne alınarak uygulanacaktır. Bu bağlamda alanda ayrıntılı bir kulllanım-yönetim planı oluşturulmalıdır. Buna bağlı olarak herhangi bir taşkın durumunda uygulanacak işlemler belirlenmelidir. Yine uzun vadedeki bir koruma çalışması için bu hassas ekosistemin özellikleri ve önemi konusunda ilgili çevreleri ve kamuoyunu aydınlatacak ve yönlendirecek çalışmalara yapılmalıdır.

-Üniversite köprüsü ve Tarihi Ongözlü köprü 250m kuzeyin de öngörülen regülatörler doğa benzeşimli setler olarak düşünülmüş ve üzeri panoramik seyir, fotoğraf çekme, dinleme, gezinti yaya köprüsü olarak tasarlanmıştır. Her iki regülatör ile Su kotlarının yükselmesi sonucu kotların elverdiği doğal adacıklar ortaya cıkmıştır. Bu adacıkların sığ kıyıları ile alanda endemik tür olan Fırat Yumuşakkabuklu Kaplumbağası(Raferus euphraticus) ve su kuşları, göçmen kuşlar için yumurta bırakma, dinlenme, güneşlenme ve solunum yapmak için kumul ortamlar oluşturulmuştur. Regülatörlerin olşturacağı olumsuz etkiler ise tür geçisini kısıtlamasıdır. Balık ve diğer tatlı su canlıların gecişi için regülatör gövdelerinde hidrolik çakıl-balık geçidi oluşturulmuştur. Alanın biyolojik çeşitliliği açısından önemli bir tür olan Fırat Yumuşakkabuklu Kaplumbağası ve diğer sığ sulara ihtiyaç duyan türler ve organizmaların biyolojik çeşitliliğin devamlılığı sağlıyan sığ akıntılar yapılmıştır.

-Tarihi sit alanı içerisinde yer alan Fiskaya eski dönemlerde olduğu gibi debisi yüksek bir şelale yerine bir su izi olarak ele alınmış ve gece aydınlatmasıyla, bitkisel tasarım ile desteklenmiştir.Kaya düşme riski olan alanlar tespit edilecektir.

-Bu bölgedeki tatlı su ekosistemini (lotik) kirleten her türlü tesisin (tuğla ve yem fabrikaları, kum ocakları tesisin alandan kaldırılması gerekmektedir. Kirletici atık su kaynakları belirlenmeli ve organik kirleticiler ile besin maddelerinden temizlenmelidir. Ongözlü köprü güneyinde ve Silvan yolu kuzeyinde yer alan tuğla ve yem fabrikaları uzun yıllar boyunca çıkan artıklar ve çevre yerleşimlerinin çöpleriyle doldurulması en önemli çevre sorunu olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle alanın Kuzey ve Güneyinde yer alan fabrikaların bulunduğu kısımların ekolojik onarımı sağlanacaktır. Öncelikle alandan moloz ve çöplerin taşınması gerekmektedir. Temizlik işlemi tamamlandıktan sonra bu alanların Ekolojik Restorasyon çalışmalarına başlanacaktır.

-Koruma alanlarında ıslak alanlara yapılan bilinçsiz tür ilavesi kotrol edilmelidir.

-Nehir kıyısında oluşturulmuş bilinçsiz yapay dolgu alanları alandan uzaklaştırılmalıdır. Erozyona uğrayan alanlarda ise yapılacak bilinçli bitkilendirme ile su derinliğini ve alandaki ekolojiyi etkileyen toprak erozyonu engellenmelidir.

-Gerçek bir doğa parçası olarak aktif korunacak ve kentlilerin bu bölgeyi kırla içice olmak, doğayı yaşamak, gözlemek (kuş gözlemciliği) ve doğada kendini bulabilmek için kullanmasına yönelik bir düzenleme anlayışıegemen kılınmıştır. Regülatörler çevresi doğaya yönelik işlevlerle(koşu, yürüyüş, dinlenme alanları v.b.) özgün doğa parçaları bir bütün içinde sunulmuştur.

-Nazım İmar planında ön görülen ketsel dönüşüm alanı önünden gecen taşıt yolu, mevcut nehir yatağı üzerinden geçmektedir. Bahsi gecen yol batı yönüne doğru bir bölümü kaydırılmıştır.

-Alanın Kuzeyinden geçen mevcut yüksek gerilim hatlarının kaldırılması ülkemizin ekonomik koşulları nedeniyle şimdilik bırakılmıştır. Ancak gelecekte bu yüksek gerilim hatlarının Elektrik idaresince yapılacak bir çalışma ile ve direklerin yerlerinin değiştirilmesi suretiyle kuzeyden Silvan yoluna paralel geçirilmesi alana olan olumsuz etkilerinin azaltılması sağlayacaktır. Ancak yarışma alanı içerisinde kalan ve küçük direklerle birbirine bağlı olan elektrik hatlarının tamamen kaldırılarak arazi morfolojisine ve doğal yapıya zarar vermeyecek bir şekilde yerin altından geçirilmelidir.

- Alan içi ve yakın çevresi zorlu eğimler kolay erişim-kullanım açısından minumum eğimlerle tasarlanmıştır. Çekiciliği arttırabilme kaygısıyla yoğun ve zararlı olabileceği beklenen işlevler düşünülmemiş, mümkün olduğunca alan bütünü özellikle yaşlı ve bedensel engellilerin kullanımıda dikkate alınmıştır. Ayrıca Doğa Parkı ve çevresinde her yaş gurubundan kullanıcılara yönelik işlevler yanısıra, çevre karakteristiğine uygundoğal işlevler belirlenmiş ve bunlarda da doğal malzeme arayışına gidilmiştir (bazalt taşı).

-Islak alan alan çevresinde yer yer hem doğal yaşamave koruma ilkelerine katkıda bulunabilecek, hem de estetik öğelerini barındıran bataklık, su içi ve kıyısı bitkilerin kullanımına özen gösterilmiştir. Alan genelinde ise ekolojik toleransı yüksek yöre bitki türleri kullanılmıştır.

- Yapı adaları, Silvan yolu ve Üniversite köprüsü yapay dolgu alanlarının oluşturduğu olumsuz şev yüzeylerinin iyileştirme çalışmalarında, şev tutucu ve toprak iyileştirici bitki türleri önerilmiştir. Silvan yolu boyunca beraberinde getireceği olumsuz etkileri minimize edebilecek (rüzgar,gürültü,eksoz vb.) dayanıklı, perdeleyici, altdan dallanma gösteren sık dokulu, herdem yeşil bitki türleri seçilmiştir.

- Rekreasyon alanları ve doğa aktivite alanları içinde düşünülen mimari yapılar alan bütünlüğüne ters düşmeyen çizgilerde tek katlı-şeffaf yapılar olarak tasarlanmıştır. Her yapı kendi başına bir aks oluşturacak şekilde doğal eğimli alanın dokusunu zedelemeden tüm alana hakim kotlarda konumlanmasına çalışılmıştır. Kapalı alanların boyutlarını belirleyen bu yaklaşımla, hem yapıya farlı kotlardan ulaşan rampalar hem de altından geçen kullanıcıların gölgelenmesi imkânı sunulmuştur. İnşaatın hızlı ve çevreye zara vermeden gerçekleştirilebilmesi için çelik strüktür, alüminyum çerçeve, doğaltaş ve ahşap kaplama kullanılmıştır.

-Birinci derece koruma zonu içinde bir biyoloji araştırma istasyonu ve kuş gözlem evi tasarlanmıştır. Bu ahşap yapı içerisinde 1/5000 ölçekli planda yer alan işlevler ve çevre eğitimi konuları uygulanacaktır.

-Kırklardağı jeomorfolojik yapısıyla yarışma alanına hareket kazandıran en önemli yükseltilerdir. Yarışma alanı dışında kalan hakim noktası bitkisel açıdan son derece fakirdir. Bu alan bölge doğal türleri kullanılarak bitkilendirilmiştir. Panoramik seyir, fotoğraf çekme, dinleme, gezinti ve sosyal ihtiyaçların değerlendirildiği bu noktalara alanın cazibesini arttıran işlevler tasarlanmış, Kültür ve Tanıtım evi önerilmiştir.

Bu çalışma ile, yukarıda vurgulanan kaygılar bağlamında yarışma alanını çevresiye ve sistemiyle bir bütün olarak algılayıp, ekolojik birlikteliği hisseden, alanın özgün ve öncelikli konumunun farkına vararak bütüncül bir yenileme ve dönüşüm projesi ortaya koymayı hedefleyen, doğpayı kendisi gibi kullanarak, insan ögesini kontrollü ancakonunla bütünleşebilecek bir biçimde alana sokan ve yapay unsurları arındıran bir tasarım ve seçimler sistemi gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Fikir projesi olarak doğanın kendine kazandırılması ve kentyaşamından sıkılan insanların doğayı en özgün haliyle yakalayıp, kucaklayabilme temasına dayandırılan bu proje; önerinin salt çevresinde oluşturacağı yenilenmeyle sınırlı kalmayacağı öngörülmüştür. Bu çalışmadan elde edilecek sonuçlar ve ortaya koyabileceği yeni tartışma konularının doğal değerlere, korunması gerekli özel çevrelere ilişkin farkındalıklar yaratılabileceği düşünülmektedir.

Su ve Yapı Mühendisliği
-Proje alanı 2.derece deprem bölgesi ve 2.derece kar yağışı bölgesinde kalmaktadır, GAP kapsamında yapılan akarsu yapıları bölgenin iklimini belli oranda değiştirmiştir. Proje kapsamında yapılacak olan göletler ile buharlaşma yüzeyinin artması nedeniyle bölgedeki nem oranıda artacaktır. Bu durum bitki örtüsü ve diğer canlı yaşamını olumlu yönde etkileyecektir. Havzada giderek azalan su miktarı nispi oranda artmış olacaktır.

-Betonarme kırık gövdeli ve kapaklı olarak projelendirilen regülatörler, akasuyun taşıyarak getirdiği sediment ve rüsupun temizlenmesine imkan sağlamaktadır. Ayrıca doğal hayatı idame ettirecek yüzey akışı da mevcuttur.

-Akarsu debi verilerine göre düşünülen su yapılarında hidrolik ve statik hesapları etkileyecek olumsuzluk bulunmamaktadır. Akarsuyun üzerinde inşa edilecek doğa benzeşimli regülatörler 100 yıllık frekans debilerine göre hesaplanmıştır.Hesaplar 5, 10 , 25 ve 50 yıllık frekanslı debiler içinde tekrarlanmalı ve en elverişsiz durum saptanmalıdır.

-Esas yapı parcalarından olan çakıl geçidi, düşü havuzu, taş kaplama ve memba blanketi ve parafuylar dikkatli ölçümler yapılarak imal edilecektir.Sal ve balık geçitleride düşünülecektir.

-Regülatörlerin uygun yeri mansap anahtar egrisi hassas metodla tekrar hesaplanarak bulunacaktır. Regülatör, dolu savak, çakıl geçidinden geçen akım, prizler, rüsup, yıkama kanalı ve düşü yatagı hidrolik hesapları yapılmalıdır.

-Regülatör üstü yaya köprü yüksekliği su napı yüksekliğine göre hesaplanacak olup, min. 1m de hava payı bırakılacaktır.

-Alanın güneyinde muhtemel taşkınların önlenmesi amacıyla seddeler önerilmiştir.(Hevsel bahçeleri ve kırklar dağı kuzey yamaçları çevresi)

-Su yapılarının inşası sırasında ekolojik açıdan önemli bu alana minumum zarar yöntemleri dikkatlice incelenmelidir. Su kıyılarında Önemli türlerin yumurta bırakma, dinlenme, güneşlenme ve solunum yapmak için alanlar oluşturulmalıdır.

-Tarımsal alanlarda kullanılacak zirai ilaçlar ve gübreler; yer altı suyu ve hava yoluyla nehir sularına karışabileceğinden kontrol altına alınmadır.

-Göletleşmenin sonucunda oluşabilecek tuzlanma dikkate alınarak önlemler alınmalıdır.

-Ekolojik etkileri gözeten, doğaya uyumlu bir tasarım dili seçilmesine rağmen yukarıda belirtilen konular ışığında ÇED raporlarının hazırlanması gerekmektedir.Dicle Vadisi Peyzaj Planlama Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Dicle Vadisi Peyzaj Planlama Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
Yarışma Projeleri Arşivi
Dönem içinde yayınlanan projelerin listesi aşağıdadır. Ayrıntılarına ulaşmak istediğiniz proje başlığını listeden seçiniz.