Utarit İzgi, Tasarım, 1994 Ocak- Şubat, Sayfa 106
Mimarlık alanında bir yapıtın meydana gelme sürecinde 4 evre yer alır.
- Gereksinme
- Gerçekleştirme
- Tasarım
- Eylem
Mimar ve toplum içinde yer alan herkes, bu evrelerin bir kısmında az veya çok, aktif veya pasif olarak rol oynar; Yapının ve çevrenin oluşumunda ve kullanımında katkısını koyar. Ülkede mimarlık düzeyinin yükselmesi ve mimarm kaderi, tüm kesimlerde bilinçlenme ile başlayan giderek bir birikim oluşturan gücün, katılımcı eyleme dönüştürülmesine bağlıdır.
Meslek adamları ve kuruluşları, ülkenin yönetimini ve eğitimini üstlenenler, bütün aydınlar güç birliği yaparak kitlesel ve yaygın bir eğitim uygulayarak bunu sağlayabilirler.
Yaygın eğitimle bilinçlenen toplum sadece barınma ve gelir sağlama amacına yönelen yapılar yerine, çok farklı değerlere dayanan mimarlık yapıtının doğuşunda pay sahibi olur.
Böylece yapılarımız, çevremiz, kentlerimiz, ülkemiz, daha sağlıklı, daha güzel, insanlarımız daha mutlu olur / Kültür mirasımız korunur, daha da önemlisi, çağımızdaki bizim yapıtlarımızla zenginleşerek yeni nesillere katkımızla büyüyen bir miras emanet edilir.
Yaşadığımız çağda saygınlığımız artar.
Mimarın eğitimi bu kapsam içinde yeralan özel bir bölümdür ve ancak bu genel ortam sağlandığında gereği gibi uygulanabilir. Başlangıcı mesleğin özgürce seçimine dayanması gerekli olan mimarın eğitiminde, tek kaynağı öğretim üyesinin bilgi aktarması mantığına dayanan sakıncalı yöntem terk edilmelidir.
Çağdaş ve doğru yol, mimar adayının gereksinme duyarak bilgi birikimini kişisel yaklaşım, gözlem ve emekle, kaynaklara inerek çok yönden elde etmesi yöntemidir.
Çevrede yer alan mimarlık yapıtları, kitaplar, öğretim üyeleri, aynı eğitimin parçası olan diğer öğrenciler bu kaynakları besleyen pınarlardır.
Mimarlık eğitiminin hangi aşamasında olursa olsun, düşünce sisteminin oluşumuna yönelerek kendi kendini geliştirme ilkesi geçerli olmalıdır.
Ancak böylece meslek, yüklenilecek görevler, sorumluluklar, yasal haklar konusunda gerçekçi bir birikim elde edilir.
Evrensel bir düzeyde olan mimarlık, çağımızda giderek;
İşbirliği - Ekip çalışması - Uzmanlık
kavramlanna yönelen bir gelişme göstermektedir. Mimar da tasarımdan yapı üretimine uzanan yaygın bir alanda, birbirinden çok farklı hizmetlerden, ilgi duyduğu bir bölümü seçmek zorundadır.
Eğitim bütün bu farklı yönelmelere olanak sağlayan esneklikte ve çeşitlilikte tutulmalıdır.
Eğitimde süre, bu süre içinde yer alması gereken konuların seçimi, dağılımı
- Öğrenci-öğretim üyesi düzeyi-oranı-ilişkisi
- Başvuru-yararlanma-çalışma olanakları
- Yöntem ve yönetim açısından
Evrensellik - Çağdaşlık - Özgürlük geçerli olmalıdır.
Mimar olmanın tek yolu kendi kendini buraya ulaştırmaktadır. Ancak eğitim sisteminin de bunu sağlayacak şekilde yürütülmesi gereklidir. Kendi içine dönük, kapalı-devre tek tip kurumlar yerine kent, ülke, ülkeler arası geçişlere olanak sağlayan, hatta belirli oranda kurum dışındaki değer ve güçleri de kapsamına alan, geleneklerinden kaynaklanan özgünlüklerini koruyan birbirinden farklı çağdaş ve evrensel düzeydeki kurumlar söz konusu olnıalıdır. Bu düzende öğretim üyesi deneyimlerini, birikimlerini, başvuranların yararlanmasına sunan, onların yollarını aydınlatan araştırma ve tartışma ortamını yaratarak kişiliklerinin oluşumuna katkıda bulunan değerli bir danışmandır.
Eğitimin özünü oluşturan öğrenciler ise kısa bir süre sonra mimar ünvanına sahip olacak, hatta bir kısmı kurumda öğrctim üyeliği görevini üstlenecek yetişkin adaylardır. Hakları olan eğitime ve yönetime katılma yetkisi ve sorumluluğu onlardan esirgenmemelidir.
Bu bakımdan sadece ilk yıllarda öğretim üyesinin büyük oranda yardımı ve katkısı geçerlidir; bu destek giderek azalmalı, adayını kendi seçtiği konuyu bağımsız olarak hazırlayıp savunacak düzeye ulaşması amaçlanmalıdır.
Mimar ünvanının alınması ile belgelenecek olan bu sonuç, esasında mimarın yaşam boyunca sürecek olan farklı ve yeni bir eğitim devresinin başlangıcıdır.
Utarit İzgi
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





