|
İnsan Hakları ve Mimarlar...
Bütün dünyayla birlikte ülkemizde de ''insan
hakları'' için etkinliklerin düzenlendiği günlerde Uluslararası Mimarlar
Birliği 'nin (UIA) II. Bölge toplantısı 8-10 Aralık 2001 tarihlerinde İstanbul
'da gerçekleştirildi.
Balkanlar (Doğu Avrupa) -Karadeniz-Rusya-Kafkasya-Ortadoğu-Doğu Akdeniz ve
Ege ülkelerinin mimarlık meslek kuruluşlarını kapsayan UIA II. Bölgenin
Ortaköy 'deki ''Feriye'' Kültür Merkezi'nde yapılan bu geniş katılımlı
toplantısına, diğer Avrupa ülkeleri adına da UIA I. Bölge Başkanı ve
temsilcileri katıldılar...
Mimarlar Odası 'nın ev sahipliğinde ve İstanbul Valiliği, büyükşehir
belediyesi, Beşiktaş Belediyesi ile sponsor kuruluşların destekleriyle gerçekleşen
bu önemli uluslararası buluşmanın genel teması; ''Mimarların toplumsal
sorumlulukları'' olarak belirlenmişti...
Macaristan'dan Azerbaycan'a, Suriye'den Rusya'ya kadar 20'yi aşkın ülkeden
mimarlar, bu sorumluluğun ''mesleki, kültürel ve ekonomik yükümlülükleri''
konusundaki kendi ulusal deneyimlerini ve değerlendirmelerini aktarırlarken şu
konuda bir kez daha görüş birliğindeydiler:
''Globalleşme sürecinde mimarların toplumsal sorumlulukları azalmıyor,
tam tersine artıyor... Çünkü hemen tüm toplumların, bu süreçte her
zamankinden daha fazla yaşanılır çevrelere, kimlikli mekânlara ve yerel-bölgesel
kültürleri gözeten bir mimari ve kentsel yaşam ortamlarına gereksinmeleri
var...''
Bu temayla birlikte, 2002 yılı temmuz ayında Berlin 'de yapılacak ve 2005
yılında da İstanbul 'da gerçekleştirilecek olan iki yakın ''Dünya Mimarlık
Kongresi'' hazırlıklarını da görüşen UIA II. Bölge mimarları, toplantıların
son oturumunda ise dünya kamuoyuna yönelik bir ''İstanbul Bildirgesi'' yayımladılar...
Böylece 2600 yıllık bu kentteki buluşmalarını ''tarihsel bir belgeyle''
sonlandırmış oldular...
Mimarların ''savaş'' çağrısı
Avrupa-Avrasya-Ortadoğu mimarlarının 10 Aralık 2001 tarihli İstanbul
bildirgesinin aynı tarihteki ''İnsan Hakları Günü'' kutlamalarıyla böylesine
''eşzamanlı'' yayımlanmış olması ayrı bir değer taşıyor...
Aynı rastlantının, ''rastlantı olmayan'' yanını ise bildirgenin ''içeriği''
oluşturuyor... Çünkü İstanbul bildirgesi, özellikle ''11 Eylül-New York
terörü ve izleyen savaşı'' dikkate alarak, bütün dünya mimarlarına ve
insanlığa özetle şu çağrıyı yapıyor: ''Eğer savaş gerekiyorsa, bunu
yoksulluğa, adaletsizliğe, sömürüye, çifte standartlara, azınlıkları dışlamaya
ve tarihsel-kültürel mirasın tahribatına karşı yapmalıyız...''
İstanbul buluşmasına katılan tüm ülke temsilcilerinin ''ortak görüşü''
olarak yayımlanan bildirgedeki bu çağrıya temel oluşturan bazı değerlendirmeler
ise özetle şöyle:
''- UIA II. Bölge mimarları, masum insanlarla birlikte tarihsel ve kültürel
zenginliği yok eden terör ve savaş dalgasını, 2600 yıllık bir kentten
kaygı ve üzüntü içinde izlemektedirler...
Bu savaşlarla yok edilen değerler bir daha geri gelmeyecektir ve bu asla
affedilemeyecek bir insanlık suçudur...
Dünyanın yıkıcı savaşlara ihtiyacı yoktur... Asıl savaş, bütün bu
çatışmaları yaratan sömürü ve dengesizliklere karşı verilmelidir...
Bütün bölgeler ve toplumlar arasında, kültürlerin kardeşliği ve ortak
esenlikleri üzerine kurulacak bir küresel diyalog ve işbirliği ortamı,
evrensel barışın da güvencesi olup dünya mimarlarının ortak dileğidir...''
(Bildirgenin tam metni, Mimarlar Odası'ndan edinilebilir...)
Cumhuriyet - Oktay Ekinci
|