|
Ören yerleri özelleşmeli...
Diğer kentlerde nasıldır bilmiyorum ama, Antalya bölgesinde ören
yerlerinin içinde bulunduğu durum yürek sızlatıyor. Yüz yıllar boyunca
medeniyetleri içinde barındıran ve yakın tarihe kadar dimdik ayakta kalmış
tarihi değerlerimizin bugünkü 'döküntü' hali hakikaten yüzümü kızartacak
kadar kötü durumda...
Çinli turistleri Türkiye'ye getirmekten söz ediyoruz... Sadece Çinli değil
Fransız, İngiliz, ABD'li turistler buraya deniz ve güneş için değil,
tarihi ve doğal güzelliklerimizi görmek için gelmek istiyor. Deniz ve kumun
en kralı İspanya, İtalya, Fransa gibi ülkelerin sahillerinde de var. Gidin
Dominik Cumhuriyeti'ne, Tayland adalarına, cennet gibi... Buralarda kum ve
denizin en harikasını bulursunuz. Üstelik bizimki gibi beton yığını gölgesinde
değil, tabiat içinde...
Türkiye, bu tatil cenneti ülkelerde olmayan hazinelere sahip bir ülkedir.
Ama kıymet bilmediğimiz için bizim bu değerlerimiz ayaklar altında,
sahipsiz, bakımsız, her geçen adeta yok olmaya yüz tutmuş durumdadır.
Devlet bu ören yerlerini maalesef restore edemiyor. Bu yüzden de tek tük
ayakta kalan bazı değerlerimiz günden güne tarihe karışıyor, doğanın içinde
kaybolup gidiyor.
Rezil durumdaki ören yerlerimizle ilgili turizmci Atilla Kaplan'dan çok
ilginç bir öneri aldım. Kaplan Paradise Otel'in sahiplerinden Atilla Kaplan
bakın önerisinde ne diyor: 'Devletimiz bu haliyle çok az kalan tarihi değerlerimizi
maalesef koruyamıyor, restore edemiyor. İspanya ve bazı gelişmiş ülkelerde
örneklerini gördüğüm gibi bu ören yerleri mutlaka özelleşmeli. Öyle her
önüne gelene değil de, ülkemizin önde gelen, adı hiç şaibelere karışmamış
holdinglerine bu yerler 'Yap-İşlet-Devret' modeliyle verilebilir. Buralar hem
restore edilir, hem de işler hale getirilerek Türk turizminin hizmetine
sokulmuş olur' diyor.
Bence üzerinde durulması gereken son derece olumlu bir öneridir. İnşallah
bu mesajımız ulaşması gereken yerlere ulaşır ve sahipsiz durumda olan
tarihi değerlerimiz bir an evvel kurtulur.
Akşam
|